Yargıtay yargitay 2025/6413 E. 2025/9407 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/6413
2025/9407
2 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/6413 E. , 2025/9407 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/648 E., 2025/992 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/815 E., 2025/2 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02.12.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.02.2020-31.03.2021 tarihleri arasında yurt dışı şantiyelerinde boru montaj ekip başı olarak çalıştığını, son ücretinin 1.800,00 USD olduğunu, iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde feshedildiğini, müvekkilinin davalıya ait işyerinde fazla çalışma yaptığını, ayda üç hafta tatili ile dinî bayramların ilk günü dışında ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmalarının karşılığının işverence ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ileri sürerek davacının ... Federasyonu Tataristan Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş olan ... Ltd. Şti.nin işçisi olduğunu ve bu Şirketin müvekkili Şirketten tamamen ayrı tüzel kişiliği bulunduğundan husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğunu, bu nedenle uygulanacak hukukun Türk hukuku değil ... Federasyonu Tataristan Cumhuriyeti hukuku olduğunu, Türk mahkemelerinin yetkili olmadığını, davacının iddia ettiği ücrete itiraz ettiklerini, davacının ödenmeyen işçilik alacağı bulunmadığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olması sebebiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmasının mümkün olmadığını, davacının Türkiye'de bulunduğu dönemlerde yıllık izinlerini kullandığının kabulü gerektiğini, alacakların USD üzerinden hesaplanmasına ve alacaklara uygulanması talep edilen faiz oranına itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 07.12.2023 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davacının ... Federasyonu Tataristan Cumhuriyeti'nde faaliyet gösteren işbu dosya davalısı ile organik bağ bulunan dava dışı ... (... Ltd. Şti.) bünyesinde 13.02.2020 - 31.03.2021 tarihleri arasında 1 yıl 1 ay 18 gün kesintisiz olarak çalıştığı, son ücretinin brüt 2.517,79 USD olduğu, dosya kapsamına sunulan taraflar arasındaki iş sözleşmeleri dikkate alındığında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27. maddesi uyarınca somut uyuşmazlığa ... Federasyonu İş Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabulü ile davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği işveren tarafından ispatlanamadığından ... Federasyonu İş Kanunu'nun 178. maddesi kapsamında davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, yine bahse konu Kanun'un ilgili maddeleri kapsamında davacının kıdemi itibarıyla 28 günlük ücretli yıllık izne hak kazandığı; ancak ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi dikkate alındığında ıslah tarihi itibarıyla ıslahla arttırılan miktarların zamanaşımına uğradığı; davacı tanıklarının davacı ile birlikte çalıştığı dönem için davacının haftada 26,5 saat fazla çalışma yaptığını, ayda üç defa hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı, söz konusu çalışmaların karşılığının işverence ödenmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına sunulan taraflar arasındaki iş sözleşmelerinin dilinin Rusça olduğu, davacı işçinin Rusça bildiğinin işverence ispat edilmediği de dikkate alındığında, sözleşmenin hukuk seçimine ilişkin hükümlerinin geçersiz olduğu, somut uyuşmazlığa daha sıkı ilişkili hukuk olan Türk hukukunun uygulanması gerektiğinin kabulü ile Türk hukuku uygulanarak hesaplama yapılan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmü uyarınca somut uyuşmazlığa işçinin mutaden işini yaptığı ülke hukukunun uygulanması gerektiğini,
2. Davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını,
3. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hatalı hesaplandığını, davacının yıllık izne ilişkin iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
4. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini,
5. Davacının belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında çalıştığı sabit olduğundan kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının reddi gerektiğini,
6. Husumet ve yetkiye ilişkin itirazlarının dikkate alınması gerektiğini,
7. Alacaklara uygulanan faizlerin hatalı olduğunu ve indirim oranının yetersiz olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, dava konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği, 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur. Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir. Bu bağlamda tarafların tâbiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tabi olduğu sosyal güvenlik sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta davacı 13.02.2020-31.03.2021 tarihleri arasında davalı Şirkete ait Tataristan'da bulunan işyerinde çalışmıştır. Taraflar arasında davacının davalı işyerindeki çalışmasına ilişkin 27.02.2020-20.11.2020 yürürlük süreli ve 23.11.2020-09.04.2021 yürürlük süreli olmak üzere iki adet iş sözleşmesi imzalanmış ise de sözleşmelerin dili Rusçadır. Davacı işçinin Rusça bildiğinin işverence ispat edilmediği de dikkate alındığında, sözleşmenin hukuk seçimine ilişkin hükümlerinin geçersiz olduğu açıktır.
Bu hâlde hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, daha sıkı ilişkili hukukun varlığı tespit edilmediği sürece, işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerekir.
Somut uyuşmazlık bu çerçevede değerlendirildiğinde; mutad işyerinin Tataristan'da bulunduğu sabittir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu kabul edilmiş ise de davacının ücretinin ödendiği yerin Tataristan olması (gönderen hesap Tataristan iken bir kısım ödemelerde alıcı hesabı ...), davacı adına sigorta primlerinin Tataristan'da ve Tataristan'da uygulanan mevzuata göre ödenmesi, iş sözleşmesinin Rusça dilinde yapılması, puantaj ve bordroların Rusça olması hususları dikkate alındığında mutad işyerine nazaran daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olarak kabulü isabetli değildir.
Buna göre uyuşmazlığa mutad işyeri hukukunun uygulanması gerekirken Türk hukukunun uygulanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.