SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/6396 E. 2025/9498 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/6396

Karar No

2025/9498

Karar Tarihi

3 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/6396 E. , 2025/9498 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2709 E., 2025/1137 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/36 E., 2020/456 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.04.2015-12.04.2017 tarihleri arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde başlangıçta kantarcı olarak, 2016 yılı Temmuz ayından itibaren de depocu olarak çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, davacının iş sözleşmesini özel nedenlerle istifa ederek sona erdirdiğini, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davacıya ödendiğini, imzalı bordrolar ve banka kayıtlarından bu durumun anlaşıldığını, aksinin yazılı delille ispatlanması gerektiğini, faize ilişkin talebin mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama sırasında dinlenen tanık anlatımlarından davacının haftalık 16,75 saat fazla çalışma yaptığı, bununla birlikte davacının kantar görevlisi olarak çalıştığı da anlaşılmakla kantara giren araçların giriş saatlerinin tutulduğu çizelgelerden de davacının toplamda 89,82 saat daha fazla çalışma yaptığı, bu şekilde hesaplanan fazla çalışma alacağına tanık beyanlarının desteği ile sonuca gidildiğinden %30 indirim uygulanarak hüküm altına alındığı, yine yargılama sırasında dinlenen tanık anlatımlarından davacının dinî bayramların iki günü ile yılbaşı hariç diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, hafta tatilini iki haftada bir kullandığı, tanık beyanlarıyla sonuca gidildiğinden %30 indirim uygulandığı, davalı tarafın bu çalışmaların karşılıklarının ödendiğini yazılı belge ile ispat edemediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fazla çalışmaların davacının ücretinin içinde olduğuna ilişkin taraflar arasında bir anlaşma olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçeli olduğu, davacının olağan çalışma düzeninin davacı tanık beyanları ile desteklendiği üzere haftanın 6 günü 07.00-18.00 saatleri arasında olduğu, ancak bu süreler dışında varsa fazla çalışmasına ilişkin somut bir beyan bulunmadığı, davacının bu durumda haftada 6 gün 07.00-18.00 saatleri arasında 11 saat çalıştığı, 1 saat ara dinlenmesinin tenzili ile günde 10 saat, haftada 60 saat çalıştığı, 2 haftada 1 yaptığı 7. gün çalışmasından dolayı ayrıca hafta tatili talebi olduğu da dikkate alınarak 7,5 saati aşan 3,5 saatin yarısı olan 1,75 saatin haftalık süreye eklenmesi ile davacının haftalık ortalama 61,75 saat çalışarak 45 saati aşan 16,75 saat haftalık fazla çalışma yaptığı, diğer taraftan 15.04.2015- 30.06.2016 tarihleri arasında kantar görevlisi olarak kantara giren araçların giriş saatlerinin tutulduğu çizelgelere göre davacının hesaplamada dikkate alınan saat 18.00'den sonra devam eden çalışmalarının da tespit edildiği, 11 saate kadar olan çalışmaları hesaplandığından, bu kez 11 saati aşan çalışmaların dikkate alınması gerektiği, dosya kapsamındaki deliller ve tanık anlatımlarından davacının 2 haftada bir hafta tatilinde çalışma yaptığı, bu çalışmasına karşılık gelen ücretin ödendiğinin davalı işverenlikçe ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan alacaklardan uygun bir indirim yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya ibraz edilen belgelerin eksik ve hatalı değerlendirildiğini, kantar çizelgelerine göre davacının 141 gün saat 18.00'den sonra çalışması anlaşılmaktayken sadece 31 gün için hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hafta tatili alacağının hesaplanması bakımından aynı hatanın yapıldığını, belgelerdeki çalışmaların eksik alındığını, hesaplamaların bir kısmının belgelere göre hesaplandığı dikkate alındığında ilgili dönemdeki hesaplamalar bakımından indirim uygulanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının en son aylık ücretinin 1.500,00 USD olduğunu, ücretin fazla çalışma ücretini de kapsadığını, ayrıca fazla çalışmaya hükmedilmesinin hatalı olduğunu, sadece davacı tanık beyanları ve nasıl temin edildiği ve gerçekliği belli olmayan bir kısım adi deliller esas alınarak hüküm kurulmasının ispat ilkelerine aykırı olduğunu, davacı tanıklarından A.G'nin de davalıya karşı dava açtığını ve davacı ile menfaat birliği içinde olduğunu, beyanlarına itibar edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla fazla çalışma sürelerinin hatalı hesaplandığını, ara dinlenme süresinin 1 saat olmayacağını, kanuna aykırı olduğunu, indirimin en üst sınırdan uygulanması gerektiğini, hükmedilen faiz türünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, uygulanacak hukuk, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, bu alacakların hesaplanması ve hükmedilen faize ilişkindir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma alacağının ispatında salt menfaat birlikteliği olan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tür tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacağın varlığına ilişkin kesinleşmiş Mahkeme kararları gibi hususlar başkaca delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.
Aynı ilkeler, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili günündeki çalışmanın ispatı bakımından da geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta; dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının 15.04.2015-30.06.2016 tarihleri arasında kantar görevlisi, 2016 yılı Temmuz ayından 12.04.2017 fesih tarihine kadar depocu olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı kantar görevlisi olarak çalıştığı dönemlere ilişkin olarak kantara giren araçların giriş saatlerinin tutulduğu çizelgeler sunmuş, davalı da bu çizelgelerin gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüştür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda gerekli olan bu kayıtların Mahkemece davalıdan istenmesi, davalının ilgili kayıtları sunmaması durumunda davacının saat 18.00'den sonraki çalışmaları yönünden tanık beyanları dikkate alınarak yeniden yapılacak hesaplama doğrultusunda sonuca gidilmesi gerekir.
3. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin tanık anlatımları ile ispat edilmesi hâlinde, hesaplanan alacaklardan indirim yapılması gerektiğine dair Yargıtay içtihatları istikrarlı bir uygulama hâlini almıştır. Bu indirim, dosyadaki delillerin durumu ve niteliğine göre yapılması gerekli uygun bir indirimdir. Diğer taraftan fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti hesaplamalarının tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Bu açıklamalara göre yukarıdaki paragrafta belirtilen belgelere göre hesaplama yapılması durumunda indirim yapılmaması gerektiği de unutulmamalıdır.
4. Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; "Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır." kuralına yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta hüküm altına alınan alacaklara, sözü edilen düzenleme ve davacı talebi gözetilmeksizin, Devlet bankalarının Amerikan doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı yerine en yüksek mevduat faizi uygulanması hatalı olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim