SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/6294 E. 2025/9415 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/6294

Karar No

2025/9415

Karar Tarihi

2 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/6294 E. , 2025/9415 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1393 E., 2025/1323 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bandırma İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/86 E., 2024/338 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Harita Müh. Tic. Ltd. Şti. (... Harita Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalı ... Harita Şirketi vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02.12.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü taraflarlar adına duruşmaya katılan olmadı.
İncelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 26.04.2006 tarihinden iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle haklı nedenle feshedildiği 12.08.2020 tarihine kadar kesintisiz şekilde çalıştığını, müvekkilinin davalı ... Müh. Tic. Ltd. Şti. (... Harita Şirketi) nezdinde çalışmakta iken 01.07.2020 tarihinde diğer davalı Şirketin kurulduğunu, Şirketlerin adreslerinin ve faaliyet konularının da aynı olduğunu, müvekkilinin her iki Şirket bünyesinde de çalıştığını, nitekim ... Harita Şirketi ortağı olan ...'nin vefatı sonrasında çalışmasının fiilen ... Şirketi nezdinde devam ettiğini, Şirketler arasında işyeri devri bulunduğunu, bu sebeple davalıların işçilik alacakların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, işyerinde fazla çalışma yapıldığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışıldığını, söz konusu çalışmalarının işverenlerce ödenmediğini, çalıştığı süre boyunca yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, karşılığının da ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi alacağı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Harita Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini; zira Şirketin 10.08.2020 tarihinde yetkili müdür .... tarafından .... isimli Şirketin eski sahibi ve ilk kurucusu olan kişiden devralındığını, gerek devir tarihine kadar olan süreçte gerekse de devir tarihinden sonraki süreçte davacının müvekkili Şirket bünyesinde çalışmasının bulunmadığını, ...'nin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiğini, dava öncesindeki 26.08.2020 tarihli başvuru neticesinde düzenlenen ... numaralı arabuluculuk tutanağından da anlaşıldığı üzere davacı tarafça önce yalnızca ... Harita Şirketine husumet yöneltildiğini, davacı tarafça Şirketin tek yetkilisinin vefat ettiğinin ve mirasçıların mirası reddettiğinin öğrenilmesinin ardından bu kez de müvekkiline husumet yöneltildiğini, Şirketler arasında organik bağ ya da birlikte sorumlu olmayı gerektirecek hukuki ilişki bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Şirketi tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 15.02.2024 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davacının 26.04.2006-07.01.2009, 18.09.2009-15.08.2020 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde çalıştığı, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtları dâhil dosya kapsamındaki belgelere göre davalılardan ... Harita Şirketinin 1994 yılında .... ve kardeşi .... tarafından kurulduğu, bu Şirketin 30.09.2020 tarihinde resen terkin edildiği; diğer davalının ise terkinden hemen önce 07.07.2020 tarihinde .... tarafından kurulduğu, 10.08.2020 tarihinde ...'ya devredildiği; davalıların adresleri aynı olduğu gibi her iki davalı Şirketin de faaliyet alanı kadastro vb. mühendislik, müşavirlik hizmetleri ile iştigal ettiği, bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde davalılar arasında organik bağ bulunduğu, bu sebeple işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği; davacının yaş hariç emeklilik koşullarını taşıdığının SGK yazısı ile sabit olduğu, davacının bu sebeple kıdem tazminatına hak kazandığı; hizmet süresi ve davacı asılın beyanı dikkate alındığında davacının kullandırıldığı ispatlanmayan 230 gün karşılığı yıllık ücretli ile ödenmeyen fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ile asgari geçim indirimi alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Harita Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasında organik bağ bulunduğu hususunun emsal bölge adliye mahkemesi kararı ile de sabit olduğu; davalı tarafça davacının imzasını içeren puantaj kaydı sunulmadığı görülmekle tanık beyanları uyarınca davacının fazla çalışma yaptığı ve dinî bayramlar dışında kalan genel tatillerde çalıştığının kabulü ile fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasının dosya kapsamına uygun olduğu; alacaklara uygulanan indirim oranının hakkın özünü etkilemeyecek ölçüde, dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bulunduğu, davacının hizmet süresine göre 230 günlük yıllık ücretli izin hakkı bulunduğu, bu izinlerin kullandırıldığı veya ücretinin ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı ve bu hususta davacı asılın dinlendiği de anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Harita Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalılar arasında organik bağ bulunmadığını, organik bağın varlığı kabul edilse dahi davacının işyerinde çalışması olmadığından davalı Şirketin işçilik alacaklarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını,
2. Davacının ve tanığının beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu sebeple alacaklara uygulanan indirim oranının yetersiz olduğunu,
3. Davacının arabuluculuk sürecini dahi önce ve yanızca diğer davalı Şirkete yönelttiğini, davacı tarafça keşide edilen 12.08.2020 tarihli ihtarın muhatabının da önce ve sadece diğer davalı Şirket olduğunu, işçilik alacaklarını tahsil edememe ihtimaline binaen organik bağın ileri sürüldüğünü,
4. Davacının iddialarının dayanağı olan tanık ...'nün de davalıya karşı işçilik alacaklarına ilişkin açmış olduğu davasının bulunduğunu, davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... Harita Şirketinin işçilik alacaklarından sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, işçilik alacaklarının ispatı ve alacaklara uygulanan indirim oranına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(22)9-3109 Esas, 2021/1075 Karar sayılı kararında birlikte istihdam, organik bağ, tüzel kişilik perdesinin aralanması kavramları şu şekilde açıklanmıştır:
"...
Birlikte istihdam olgusunun varlığı her ne kadar daha çok şirket grupları içinde ortaya çıkmakta ise de bu ilişkinin kurulması için birlikte işverenlerin aynı şirket grubu içerisinde yer alması zorunlu değildir. Önemli olan aynı grup içinde yer alma değil, birlikte işverenlerin işçi ile olan ilişkilerini ayrı ayrı değerlendirebilme olanağını ortadan kaldıracak şekilde işçi ile hukukî bir bağlantı içinde olmalarıdır. Ayrıca işçinin birlikte işverenlerle ayrı ayrı iş sözleşmesi yapmasına da gerek olmayıp, aynı iş sözleşmesi kapsamında birden fazla işverene aynı zaman ve nitelikte iş için iş görme borcunu yüklenmesi mümkündür (Süzek, s.150).
Birlikte istihdamın varlığı hâlinde işverenlerin her biri, işveren hak ve yetkilerine sahip olmakla birlikte işverenin borç ve sorumluluklarına da ayrı ayrı sahiptirler. Bir diğer anlatımla işçiye karşı işverenler müteselsil sorumlu olup, işçi de ücret ve diğer haklarının tümünü her bir işverenden talep etme hakkına sahiptir.
Uygulamada işverenler iş hukukundan doğan yükümlülüklerden kaçınmak için bazı durumlarda bir holding veya şirketler topluluğunda ya da bunların dışında kalan şirketlerde işçiler görünüşte bir şirketin işçisi olarak gösterilmektedir. Bu duruma engel olmak için tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi geliştirilmiştir (Süzek, s.152).
...
Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasına benzeyen bir başka kavram organik bağ kavramıdır. Tüzel kişilik perdesinin aralanmasında olduğu gibi organik bağ kavramında da bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmektedir. Bu hâliyle organik bağ kavramının da kaynağını TMK’nin 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı oluşturmaktadır (.../..., s. 210). Ancak organik bağ kavramı, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına göre daha geniş bir anlama sahip olsa da organik bağın varlığı, tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir. Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir.
Şirketler arasında ortakların akraba olması tek başına organik bağ veya tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir veya şirketlerin aynı faaliyeti yürütüyor olması organik bağ için yeterli değildir (..., .: İşverenin Tespitinde Birlikte İstihdam ve Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Kurumları, İş Uyuşmazlıklarında Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Değerlendirme Toplantısı (... /... – 06... ), ... İşveren Sendikası, ... 2019, s. 20).
Şirketler arasında organik bağ olup olmadığı; şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir. Ancak tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşmaktadır. Ayrıca üçüncü kişiler nezdinde uyandırılan bu algı neticesinde, ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip görüntüsü oluşturularak, şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltılıp iş alanının diğerine kaydırılması işlemleri tipik bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmelidir.
..."
Tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi, yukarıda yer verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/(22)9-3109 E., 2021/1075 K. sayılı kararında da ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, her somut olayın özelliği gözetilerek değerlendirilmesi gereken ve özellikle de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılma yasağı gözetilerek tüzel kişiliğin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kullanılıp kullanılmadığı, tüzel kişiliği düzenleyen normların dışına çıkılıp çıkılmadığı belirlenmek suretiyle titizlikle incelenmesi gereken bir meseledir.
Organik bağ kavramı kaynağını dürüstlük kuralından ve hakkın kötüye kullanılması yasağından almaktadır. Dairemiz uygulamasına göre sadece organik bağdan söz edilerek işçilik alacaklarından aralarında bağlantı bulunan işverenlerin birlikte sorumluluğuna gidilmesi veya birden fazla işverende geçen çalışmalar için sadece bir işverenin sorumluluğunun yeterli görülmesi mümkün değildir. Tüzel kişiler arasında sadece organik bağ bulunması, çalışma döneminin tamamına ilişkin alacaklardan işçinin çalışmış olduğu her bir tüzel kişinin müteselsilen sorumlu olması sonucunu doğurmaz. Zira sadece organik bağın varlığı tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir. İşçilik alacaklarının hesabında, hizmetlerin değerlendirilmesi ve işverenlerin sorumluluklarının belirlenmesi için işverenler arasında işyeri devri, iş sözleşmesi devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi veya birlikte istihdam olgularının bulunup bulunmadığının somut olarak belirlenmesi gerekir.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince davalılar arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle davalılar işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuşlar ise de sadece organik bağdan söz edilerek işçilik alacaklarından aralarında bağlantı bulunan işverenlerin birlikte sorumluluğuna gidilmesi veya birden fazla işverende geçen çalışmalar için sadece bir işverenin sorumluluğunun yeterli görülmesi mümkün olmayıp işçilik alacaklarının hesabında, hizmetlerin değerlendirilmesi ve işverenlerin sorumluluklarının belirlenmesi için işverenler arasında işyeri devri, iş sözleşmesi devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi veya birlikte istihdam olgularının bulunup bulunmadığının somut olarak belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı iddiası, tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı ... Mühendislik Şirketi ile ... Harita Şirketi arasında işyeri devri bulunduğu, buna göre davalı ... Harita Şirketinin işçilik alacaklarından sorumlu tutulmasının bu ilave gerekçe ile yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda ve yukarıda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Harita Şirketi vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim