SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/6049 E. 2025/9340 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/6049

Karar No

2025/9340

Karar Tarihi

1 Aralık 2025

9. Hukuk Dairesi 2025/6049 E. , 2025/9340 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/914 E., 2025/1245 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 83. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/221 E., 2025/22 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılara ait yurt dışı şantiyesinde 04.09.2012-30.09.2014 tarihleri arasında torna ustası olarak 1.800,00 USD ücretle çalıştığını, yemek ve barınmanın işverence karşılandığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmaksızın sonlandırıldığını, kısmi bir tazminat ödemesi yapıldığını, pasaportun verilmesi karşılığında müvekkilinden ibra sözleşmesi alındığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ (... Şirketi) vekili süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinde; işin yapımının ... iş ortaklığı tarafından taahhüt edildiğini, yetki itirazında bulunduklarını, husumeti kabul etmediklerini, davacının iş sözleşmesi sona erdirildiğinde tüm alacaklarının kendisine ödendiğini, uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanamayacağını, davacının herhangi bir alacağının kalmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
2. Davalı ... SPA Merkezi İtalya Türkiye ... Şubesi (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, davacı ile müvekkili Şirket arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının iddialarını kabul etmediklerini savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre davacının 05.09.2012-29.09.2014 tarihleri arasında çalıştığı, taraflar arasındaki sözleşmenin Türkçe olarak imzalanması, hukuk seçiminin yapılması, çalışılan ülke hukukunun uygulanması gerekçesiyle kararın kaldırılması üzerine dosyanın incelenmesinde, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde uyuşmazlıklara Umman Sultanlığı hukukunun uygulanması gerektiği, taraflar arasındaki 12.09.2012 tarihli yurt dışı iş sözleşmesinin 16. maddesinde uyuşmazlık hâlinde çalışılan ülke hukukunun uygulanacağının kararlaştırıldığı, Türkçe olan bu sözleşmenin davacı tarafından imzalandığı, Umman İş Kanunu'ndaki zamanaşımı süresi olan 1 yıl zamanaşımı süresi esas alınarak davanın reddi gerektiği, davanın açıldığı tarihteki emsal kararlara dayanılarak davanın açılması nedeniyle davanın reddi durumunda davalılar lehine çıkacak vekâlet ücretinin hakkaniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının Umman'da çalıştığı ve yabancılık unsurunun tarafların kabulünde olduğu, cevap dilekçesi ile somut olayda Türk hukukunun uygulanamayacağının davalı tarafça savunulduğu, davacının 05.09.2012-29.09.2014 tarihleri arasında çalıştığı, davanın 12.11.2015 tarihinde açıldığı, zamanaşımı süresinin dolduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2025 tarihli ek kararı ile; verilen kararın kesin olduğunun belirtildiği, ancak reddedilen alacak miktarı dikkate alındığında karara karşı temyiz yolunun açık olduğu, maddi hata sonucu kararın kesin olduğunun belirtildiği gerekçesiyle kararın temyiz yolunun açık olduğu belirtilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalıların cevap dilekçelerinde zamanaşımı def'inde bulunmadığını, bu nedenle davanın zamanaşımından reddinin hatalı olduğunu, kaldı ki Umman hukukuna göre zamanaşımı değerlendirilmesinin de hatalı olduğunu, sözleşmede çalışılan ülke hukukunun seçildiği hususlarda zamanaşımı olgusunun bulunmadığını,
2. Uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
3. Davacının ücretinin fazla çalışma ücreti dâhil olmadan 1.800,00 USD kabul edilmesi gerektiğini,
4. İmzalanan iş sözleşmeleri yabancı dilde düzenlendiği gibi işveren baskısı ile imzalandığından bu sözleşmelere dayanılarak hukuk seçimi yapıldığından söz edilemeyeceğini,
5. Davalı ... SPA Şirketi yabancı hukuk itirazında bulunmadığından, ... Şirketinin işçilik alacaklarından Türk hukukuna göre sorumlu olması gerektiğini, diğer davalının yabancı hukuk itirazının ... Şirketine sirayet edemeyeceğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuka ilişkindir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulu gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacının iş görme edimini Umman'da ifa etmesi nedeniyle taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Dava dilekçesi içeriğine göre, davada Türk hukukunun uygulanması talep edilmiştir. Her ne kadar davalı ... Şirketi tarafından cevap dilekçesinde yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde açık itirazda bulunulmuş ise de, dava dilekçesi davalı ... Şirketine 24.11.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, dosyaya sunulan cevap dilekçesi ise havale tarihi dikkate alındığında 22.12.2015 tarihinde sunulmuştur. UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda yapılan araştırmada; davalı ... Şirketinin cevap dilekçesine rastlanmamıştır. Dolayısıyla dava dilekçesinin sözü edilen davalı Şirkete tebliğinden sonra yasal cevap verme süresi olan iki haftalık süre aşıldığından, cevap dilekçesi süresinde değildir.
Davalı ... SPA Şirketi tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesi incelendiğinde, bu Şirket tarafından uyuşmazlığın çözümünde, yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde herhangi bir itirazda bulunulmadığı anlaşılmıştır.
Ön inceleme duruşmasında davalı ... Şirketi vekilince Umman Sultanlığının yetkili olduğu belirtilmiş ise de tarafların hukuk seçimi konusunda herhangi bir anlaşmaya varmadıkları görülmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre somut uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın Türk hukuku hükümlerine göre çözülmesi yerine, uyuşmazlığa ... Sultanlığı hukukunun uygulanması hatalı olmuştur.
Şu hâlde davalı ... Şirketi tarafından cevap dilekçesinin süresinde sunulmadığı, davalı ... SPA Şirketi tarafından da cevap dilekçesinde yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmadığı ve yine en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış oldukları dikkate alındığında, uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanmalıdır. Bu husus gözetilmeden Umman hukuku uygulanarak karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim