Yargıtay yargitay 2025/2428 E. 2025/9395 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/2428
2025/9395
2 Aralık 2025
9. Hukuk Dairesi 2025/2428 E. , 2025/9395 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/566 E., 2024/2571 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 20.09.2014- 30.11.2017 tarihleri arasında inşaat teknikeri ünvanı ile 3.500,00 USD ücret ile Türkmenistan ülkesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin işin sona ermesi nedeniyle sona erdirildiğini, 6.533,33 USD ihbar ve 3.853,42 USD kıdem tazminatı ödendiğini, hak kazandığı primin ödenmediğini, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde uyuşmazlıklarda öncelikle çalışılan ülke mevzuatı, çalışılan ülkede düzenlenme bulunmaması hâlinde Türk mevzuatı uygulanacağının düzenlendiğini, bu düzenlemeye göre uyuşmazlığa Türkmenistan hukukunun uygulanması gerektiğini, haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde çalıştığını, haftanın 7 günü günde 11 saat çalıştığını, Türkmenistan Cumhuriyeti İş Kanunu'na göre haftalık çalışma süresinin 40 saat olduğunu, ödenecek ücretinin saat ücretinin 2 katı olduğunu, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde de çalıştığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalının Türkmenistan'daki işyerinde 20.09.2014- 30.11.2017 tarihleri arasında inşaat teknikeri olarak çalıştığını, son ücretinin 2.441.86 USD olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini, prim ödemesi yapılacağını gösterir herhangi bir kayıt bulunmadığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, fazla çalışma yapmadığını, yıllık izinlerinin hizmet süresine bağlı olarak 90 günlük ücretli izne hak kazandığını, 77 gününü ücretli izin olarak kullandığını, 13 günün işten çıkarken ödendiğini, davacının fazla çalışma karşılığı serbest zaman kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli tarihli kararı ile; davacının hizmet süresinin 20.09.2014-30.11.2017 tarihleri arasında toplam 3 yıl 2 ay 10 gün olduğu, davacının 3.500,00 USD ücret aldığı, iş sözleşmesinin işin sona ermesi gerekçesiyle feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, tanık beyanlarına göre fazla çalışma yaptığı, dinî bayramlarda bir gün dışında diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davacının iki haftada bir hafta tatili yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 11.05.2023 tarihli kararı ile; davalı işyeri tarafından imza altına alınan çalışma belgesi ile davalı işyeri tarafından düzenlenen ibranamede davacının 3.500,00 USD ücret aldığının yazılı olduğu, davalı vekilinin ücrete ilişkin itirazının yerinde görülmediği, dosyada davacının imzasının olduğu fazla çalışma tahakkukunun bulunduğu ücret bordrosu bulunmadığından, tanık beyanına göre ve taleple bağlı kalınarak fazla çalışma hesaplaması yapılmasının yerinde olduğunu, tanık beyanlarına göre hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmasının ispatlandığı, davalı tarafın davacı tarafından gönderilen ihtarname ile alacağın tamamı bakımından temerrüde düşürüldüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 11.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece; taraflar arasında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 27/1 hükmü kapsamında hukuk seçimi anlaşması bulunduğu, davacının uyuşmazlık konusu çalışma döneminde Türkmenistan hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda Türkmenistan hukukuna göre düzenlenen bilirkişi raporu ve davalı lehine oluşan kazanılmış haklar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Zamanaşımı def'inin baştan itibaren ileri sürülmemiş olmasının yalnızca hukuki durumun fark edilmemiş olması ve Türkmenistan İş Kanunu'na dair farkındalığın sonradan oluşmasıyla ilgili olduğunu, zamanaşımının hukuki değerlendirmesinin Türkmenistan İş Kanunu'nun gündeme gelmesiyle birlikte ortaya çıktığını,
2. Davacının 3 aylık sürede davayı açmadığından davanın reddi gerektiğini,
3. Ücret miktarının hatalı tespit edildiğini,
4. Davacının hak ettiği fazla çalışma ücretlerinin ödendiğini,
5. Davacının hafta tatillerin ile ulusal bayram genel tatillerde çalıştığını ispat edemediğini,
6. Kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ve bayram genel tatil alacaklarının ispatı ve hesaplanması, ücret miktarı ve zamanaşımı noktalarındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.