Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2021/20362
2025/9560
22 Aralık 2025
9. Ceza Dairesi 2021/20362 E. , 2025/9560 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/854 E., 2017/2215 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın mağdurenin yaşı hususunda hataya düştüğüne, usul ve kanuna aykırı kararların bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
Sanığın savunmalarında mağdurenin on yedi yaşında olduğunu bildiği yönündeki beyanları, mağdurenin sanığın yaşını bildiğine dair çelişkili anlatımları ile tanışıklık süreleri, mağdurenin dosyaya sunulan fotoğrafındaki görüntüsü ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, suç tarihinde sanığın mağdurenin gerçek yaşını bildiği hususunun şüphede kaldığı anlaşıldığından, oluşan şüphenin sanık lehine değerlendirilerek olay tarihinde mağdureyle cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir sebep olmaksızın cinsel ilişkiye giren sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınıp, buna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın üye ...'nun karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.12.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
5237 sayılı TCK'nın "Hata" başlıklı 30. maddesinde;
"Fiilin icrası sırasında suçun kanunî tanımındaki maddî unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hâli saklıdır.
Bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır.
Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır.
İşlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, cezalandırılmaz" biçiminde düzenleme yer almaktadır.
Maddede çeşitli hata halleri düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında suçun maddi unsurlarında hataya ilişkin hükme yer verilmiş, ikinci fıkra ile kişinin, suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleştiği hususundaki hatasından yararlanması öngörülmüş, üçüncü fıkrada, ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait şartların gerçekleştiği konusunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişinin, bu hatasından yararlanacağı hüküm altına alınmış olup, fıkrada hem hukuka uygunluk sebebinin maddi şartlarında hata, hem de kusurluluğu etkileyen hata halleri düzenlenmiştir. Failin bu fıkra hükmünden yararlanabilmesi için, bulunduğu durum itibariyle hatasının kaçınılmaz olması şartı aranmıştır. Dördüncü fıkrada ise, kişinin işlediği fiilden dolayı kusurlu ve sorumlu tutulabilmesi için, bu fiilin bir haksızlık oluşturduğunu bilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre fail, işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşmüşse, diğer bir ifadeyle, eyleminin hukuka aykırı olmadığı, haksızlık oluşturmadığı, meşru olduğu düşüncesiyle hareket etmişse ve bu yanılgısı içinde bulunduğu şartlar bakımından kaçınılmaz nitelikte ise artık cezalandırılmayacaktır. Hatanın kaçınılmaz olduğunun belirlenmesinde, kişinin bilgi düzeyi, gördüğü eğitim, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre şartları göz önünde bulundurulacaktır.
Maddenin birinci fıkrasının gerekçesinde; kast, suçun kanuni tanımındaki maddî unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Bu unsurlara ilişkin bilgisizlik, eksik veya yanlış bilgi sahibi olunması durumu ise, maddî unsurlarda hata olarak adlandırılır. Böyle bir hata kastın varlığına engel olur, açıklamalarına yer verilmiştir.
Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olup, bu unsurlara ilişkin bilgisizlik, eksik ya da hatalı bilgi, maddi unsurlara ilişkin bir hatadır. Bu hatanın kastın varlığına engel olacak düzeyde bulunması halinde sanığa ceza verilmeyecektir. Suçun maddi unsurlarına ilişkin hata, eylemin suç teşkil etmesi için bulunması zorunlu hususlara ilişkin bir yanılmadır. Maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde, hata dolayısıyla taksirli sorumluluk halinin saklı olduğu belirtildiğinden, taksirle de işlenebilen bir suçun maddi unsurlarında tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu hataya düşülmesi kusurluluğu ortadan kaldırmayacaktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesine gelindiğinde;
Mağdure ... ve sanığın olay tarihinden yaklaşık dört ay kadar önce facebookdan tanıştıkları, olay tarihinden bir kaç hafta önce birden çok kez yüz yüze görüştükleri, olay tarihinde mağdurenin buluşmak amacıyla sanığın telefonuna mesaj attığı, sanığın yanında iki arkadaşı olduğu halde mağdureyi bulunduğu yerden araçla aldıkları ve birlikte ... Barajı'na gittikleri, yağmur yağması üzerine sanığın mağdureyi çalıştığı işyerine götürdüğü ve burada sanığın mağdure ...'ye cinsel ilişki teklifinde bulunduğu, mağdurenin cinsel ilişki teklifini kabul ettiği, ilk cinsel ilişki sırasında mağdure ...'nin kızlık zarının bozulduğu, cinsel ilişki esnasında kan gelmesi üzerine mağdure ...'nin olay yerinde bulunan ıslak mendil ile kanı sildiği, sanığın kan geldiğini görmesi üzerine mağdure ...'nin kabul etmesiyle aynı zamanda kabul edilebilecek kadar kısa zaman diliminde tekrar vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri, sanık ... mağdure ...'nin gece birlikte uyudukları, sabah olduğunda sanığın mağdureyi evine dönmesi için dolmuşa bindirdiği,
Mağdure hakkında düzenlenen kemik yaşının tespitine yönelik 10/06/2016 tarihli İstanbul 6. İhtisas dairesi raporunda mağdure ...'nin, kemik yaşı olarak 07.07.2000 olarak belgelenen doğum kaydına uygun gelişim gösterdiği, olay tarihinde 14 yaşını bitirmiş olup 15 yaşı içerisinde olduğu ve 15 yaşını bitirmediğinin kabulü gerektiğine dair gözlemlerde bulunulduğu, mağdure ...'nin görünüşü itibariyle yaşının tespiti amacıyla 13/01/2017 tarihli Manisa Adli Tıp Kurumu tarafından gönderilen raporda ise mağdure ...'nin fiziksel gelişimi açısından dış görünüşü itibariyle büyüme evresinde fiziksel gelişiminin hızlanması, genetik, hormonal, beslenme farklılıkları gibi faktörler göz önüne alındığında görünüşü yönünden 15 yaşından büyük olduğunu söylemesi halinde karşı tarafın bu hususta aldanıp aldanmayacağı bakımından olay tarihindeki görünüşü itibariyle yaşının tespiti açısından görüş bildirmenin tıbben mümkün olmadığı kanaatini bildirir rapor düzenlendiği, mağdure ...'ye ait Mernis doğum kaydında mağdurenin 07/07/2000 tarihinin kayıtlı olduğu, mağdurenin annesi mağdure ...'nün doğumdan hemen sonra kızını nüfüsa kaydettirdikleri, nüfus kayıtlarındaki yaşının doğru olduğunu beyan ettiği, ... Devlet Hastanesi'nden alınan yazı cevabı ile mağdure ...'nin 07/07/2000 tarihinde doğduğunun tespit edildiği, suç tarihi olan 02/02/2015 tarihi itibariyle 07/07/2015 doğumlu mağdure ...'nin 14... ay ve 25 günlük olduğu ve suç tarihi itibariyle 15 yaşını doldurmamış olduğunun tespit edildiği, raporların nüfus kaydındaki Mağdure ...'nin yaşını doğruladığının anlaşıldığı,
Sanığın mağdurenin kendisine gerçek yaşının 17 olduğunu söylediği şeklinde savunmalarda bulunduğu, ancak mağdure ...'nin kolluk beyanında yaş hususunda açıklama yapmadığı, olayın hemen ardından alınan savcılık beyanında da sanığın yaşının küçük olduğunu bildiğini söylediği, mağdure ...'nin sanığın ceza almasını istemediği için ve evlenebilecekleri düşüncesiyle sanığa 17 yaşındayım dediği şeklinde mahkemede beyanda bulunduğu, ayrıca sanık ... mağdure ...'nin dört aydır tanışıyor olmaları, birden çok kez yüz yüze görüştükleri ,sanığın mağdurenin lise 1. Sınıfa gittiğini bildiği dikkate alındığında sanığın mağdurenin gerçek yaşını bilmesi gerektiği, sanık tarafından mağdure ...'ye gerçek yaşını öğrenmek amacıyla kimliğini göstermesini söylediği şeklindeki savunmasının yaşınının küçük olduğunu bildiği anlamına geldiği anlaşılmakla sanığın mağdure ...'nin gerçek yaşını bilmediğine dair savunmalarına itibar edilmemesi gerekmekte olduğu anlaşılmakla hastane doğumlu mağdurun yaşı hususunda esaslı hataya düştüğü kabul edilmeyerek anılan hükmün onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.