SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/6147 E. 2025/7157 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/6147

Karar No

2025/7157

Karar Tarihi

2 Aralık 2025

8. Hukuk Dairesi 2025/6147 E. , 2025/7157 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/178 E., 2019/97 K.

Taraflar arasındaki tescil davasında verilen ve kesinleşen hükmün tavzih edilmesinin istenilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2025 tarihli ek kararıyla, tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Mahallesinde bulunan toplam üç parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu belirterek, taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlar, davalı ... vekili ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/6. maddesi uyarınca tescil talebinde bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişiler ... ve ...'in 02.01.2019 tarihli rapor ve Ek-1 krokisinde (A) harfi ve kırmızı kesik çizgiler ile gösterilen 217,22 m²lik kısım yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, aynı raporda (A1) sembolü ve kırmızı kesik çizgiler ile gösterilen 54,30 m²lik kısım yönünden davanın reddine, bu kısmın orman vasfı ile ... adına tesciline, aynı raporun Ek-2 krokisinde (C1) sembolü ve kırmızı kesik çizgiler ile gösterilen 105,25 m²lik kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Ek-1 krokisinde (B) harfi ve sarı renk ile gösterilen 2.384,22 m²lik kısmın davacı adına tarla vasfı ile son parsel numarası verilmek suretiyle tesciline, Ek-2 krokisinde (C) harfi ve sarı renk ile gösterilen 962,21 m²lik kısmın davacı adına tarla vasfı ile son parsel numarası verilmek suretiyle tesciline karar verilmiş; hükmün, davalılar ... vekili, Orman İdaresi vekili ve Fethiye Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 30.10.2023 tarihli ve 2021/11900 Esas, 2023/5618 Karar sayılı ilâmıyla İlk Derece Mahkemesi kararı onanmış ve davalı ... vekilinin karar düzeltme talepleri de Dairemizce reddedilmekle, hüküm 09.10.2024 tarihinde kesinleşmiştir.
Hükmün kesinleşmesinden sonra, davacı ... vekili 26.01.2025 tarihli dilekçesinde özetle; dosyanın Yargıtay'da iken taşınmazın bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8.maddesi uyarınca çalışma yapıldığını, taşınmazların (B) harfi ile görünen kısmının 2 82... parsel ve 2.967,14 m², (C) ile gösterilen kısmının ise 6 53... parsel ve 161,01 m² ve 6 53... parsel ve 865,65 m² olarak tespit gördüğünü, hükme esas fen bilirkişileri ... ve ...'in, raporundaki ek1 ve ek2 krokideki koordinat değerlerine göre hisseli olarak tescil evrakını hazırlamaları gerekir iken, hazırlamadıklarını belirterek, tavzih talebinin kabulü ile, Mahkemenin 16.04.2019 tarihli kararının 4. bendinin tavzihi ile bu bendin 2 82... parsel, 5.bendinin 6 53... ve 2 parsel olarak tavzihine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2025 tarihli ek kararıyla; "Yapılan inceleme neticesinde mahkemenin 16.04.2019 tarihli ve 2016/178 Esas, 2019/97 Karar sayılı kararı ile davacı adına tesciline karar verilen taşınmazların bulunduğu yörede kararın kesinleşmeden önce 2021 yılında 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca kadastro çalışmasının yapıldığı, bu çalışma neticesinde mahkeme kararında (B) harfi ile gösterilen ve davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilen alanın tamamının 2 82... parsel olarak tapuya tescil edildiği, aynı kararda (C) harfi olarak davacı adına kayıt ve tesciline karar verilen alanın ise 6 53... ve 2 parsel olarak tapuya kayıt ve tescil edildiğinin anlaşıldığı, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 20.03.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda; Mahkemenin 16.04.2019 tarihli kararında (B) harfi ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilen 2384,22 m²lik alanın 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 2 82... parsel olarak tescil edilmiş olan 2.967,17 m²lik parsel içerisinde kaldığının tespit edildiği, yine aynı ek raporda Mahkemenin 16.04.2019 tarihli kararında (C) harfi ile gösterilmiş olan 962,21 m² yüzölçümlü alanın 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 865,65 m² yüzölçümlü 6 53... parsel olarak tapuya kaydedildiği, geriye kalan 96,56 m²lik kısmının ise 6 53... nolu parsel içerisinde kaldığının tespit edildiğinin belirlendiği" gerekçesiyle, davacının tavzih talebinin kabulüne, Mahkemenin 16.04.2019 tarihli ve 2016/178 Esas, 2019/97 Karar sayılı kararının "Hüküm" fıkrasının 4 ve 5 numaralı bentlerinde yer alan, "4-Fen bilirkişiler.... ve ....'in 02.01.2019 tarihli raporları ve Ek-1 krokisinde (B) harfi ve sarı renk ile gösterilen 2.384,22 m²lik kısmın davacı adına tarla vasfı ile son parsel numarası verilmek suretiyle kayıt ve tesciline, 5-fen bilirkişiler ... ve ...' in 02.01.2019 tarihli raporları ve Ek-2 krokisinde (C) harfi ve sarı renk ile gösterilen 962,21 m²lik kısmın davacı adına tarla vasfı ile son parsel numarası verilmek suretiyle kayıt ve tesciline," şeklindeki ibarenin, "4-Muğla ili .... ilçesi ... Mahallesi 2 82... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi ... 20.03.2025 tarihli raporları ve Ek-1 krokisinde (B) harfi ve sarı renk ile gösterilen 2.384,22 m²lik kısmın davacı adına tarla vasfı ile son parsel numarası verilmek suretiyle kayıt ve tesciline, 5-Muğla ili ..... ilçesi .... Mahallesi 6 53... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi .....'ın 20.03.2025 tarihli ek bilirkişi raporu ve Ek-2 krokisinde (C1) olarak gösterilen 865,65 m²lik davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, Muğla ili .... ilçesi .... Mahallesi 6 53... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi .....'ın 20.03.2025 tarihli ek bilirkişi raporu ve Ek-2 krokisinde kısmı ile (C2) ile gösterilen sarı renkli 96,56 m²lik kısmının davacı adına tarla vasfı ile son parsel numarası verilmek suretiyle kayıt ve tesciline, " şeklinde tavzih edilmesine karar verilmiş ve işbu ek karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin tavzih talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, verilen kabul kararı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) tavzih ile ilgili hükümlerine uygun düşmemiştir.
Şöyle ki; 6100 sayılı Kanun'un “Hükmün tavzihi” başlıklı, 305. maddesi; "(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez” hükümlerini ihtiva etmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili tarafından, dava konusu alanlarda karar tarihinden sonra, ancak hükmün kesinleşmesinden önce 3402 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesi uyarınca kadastro çalışması yapıldığı ve dava konusu taşınmazları da kapsayacak şekilde kadastro tutanağı düzenlendiği, yerlerin parsel numarası aldığı, bu nedenle hükmün infaz edilemediği iddiası ile İlk Derece Mahkemesince tesciline karar verilen ve kesinleşen yerlerle ilgili yeni parsel numaraları ile uyumlu olacak şekilde hükmün tavzih edilmesi talebinde bulunulmuş olup, .... Mahallesi çalışma alanında yapılan geçici 8. madde çalışması ile yeni bir durum oluşmuş, dava konusu yerleri kapsayacak şekilde 2021 yılında kadastro tutanağı düzenlenmiş, bu doğrultuda dava konusu yerlerin de içinde bulunduğu alanlara...,..... numaraları verilmiş ve taşınmazların eldeki tavzih talebine konu dava olan Fethiye 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/178 Esas ve 2019/97 Karar sayılı dosyasınd davalı olduğu belirtilmek suretiyle malik haneleri açık bırakılmış, İlk Derece Mahkemesi tarafından ise bu durumlar gözardı edilerek hükmün değiştirilmesine yol açacak şekilde tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilinin talebi, tavzih yoluyla yazılı olduğu şekilde karşılanamaz. Ancak, davacı adına tesciline karar verilen yerleri de kapsayacak şekilde kadastro tutanağı düzenlenen ve yukarıda belirtilen parsel numaralarını alan, malik haneleri açık bulunan taşınmazların malik hanelerinin, kesinleşen Fethiye 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/178 Esas, 2019/97 Karar sayılı kararı doğrultusunda doldurulması, yetkili Kadastro Mahkemesinden davacı tarafından her zaman istenebilir.
İlk Derece Mahkemesince, anılan hususlar gözetilerek tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi ek kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilâmının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim