Yargıtay yargitay 2025/3754 E. 2025/7109 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/3754
2025/7109
1 Aralık 2025
8. Hukuk Dairesi 2025/3754 E. , 2025/7109 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1491 E., 2025/163 K..
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/619 E., 2023/1121 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dosya davacıları ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kullanım kadastrosu sonucunda, Antalya ili .... ilçesi .... beldesi .... köyü çalışma alanında bulunan 2066 parsel sayılı 111.994,67 metrekare yüzölçümlü taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve dava konusu edilen bölümler yönünden “krokisinde (A-1) ile gösterilen 7.184,64 m² lik kısım 2001 yılından beri ...’ın kullanımındadır ve üzerindeki (A-1) ile gösterilen ev ile (A-2) ile gösterilen ahır....'a aittir” şerhi verilerek, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2.Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu 2066 parsel sayılı taşınmazın krokisinde (A-1) ile gösterilen evin zeminde mevcut bulunmadığını (A-2) ile gösterilen ahırın kendisine ait olduğu iddiasına dayanarak, adına şerh verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen dosya davacıları vekili dava dilekçesinde; dava konusu 2066 parsel sayılı taşınmazın krokisinde (A-1) olarak gösterilen kısmın tamamının müvekkilleri tarafından 01.03.2018 tarihli muvafakatname ile ...'tan satın alındığını, gerçek zilyedin davacılar olduğu iddiasına dayanarak, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine davacılar adına şerh verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "asıl davadan feragat edildiği, birleşen dava yönünden dosya içerisinde yer alan muvafakatnamenin, dava tarihinden önce yapılarak kesinleşen kullanım kadastrosu ile tapu kaydına konulan ve tespit tarihindeki duruma ilişkin olan beyanlar hanesine yazılı kullanıcı ve muhtesat sahipleri belirtmesine kayden bir etkisinin olmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği" gerekçeleriyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "birleşen dosya davacılarının dava konusu taşınmaz yönünden tespit tarihi ile 31.12.2011 tarihinde taşınmazda fiilen zilyet olduklarını iddia ve ispat etmeleri zorunlu olup, somut olayda ise birleşen dosya davacıları tarafından dava konusu ettikleri taşınmaz bölümünün anılan tarihlerde zilyedi oldukları iddia edilmemekte olup, iddiaları kullanım kadastrosu çalışması sonucunda, ana dosya davacısı olup aynı zamanda dava konusu parselin (A-1) ile gösterilen 7.184,64 m²lik kısmı yönünden tapu kaydının beyanlar hanesinde adına kullanıcı şerhi bulunan ... tarafından birleşen dosya davacıları yararına ... Noterliğince düzenlenen 01.03.2018 tarihli muvafakatnameye dayalı olduğuna göre; söz konusu muvafakatname davacıların tapu kaydına kullanıcı olarak kaydedilmeleri hakkı vermediği gibi, davacıların tespit tarihinden sonra başlayan zilyetliklerinin de tapu kaydının beyanlar hanesinde adlarına kullanıcı şerhi verilmesini sağlayamayacağı, kaldı ki söz konusu muvafakatname, parselin ... adına kullanıcı şerhi bulunan (A-1) bölümü hakkında düzenlendiğinden ve davacıların bu muvafakatname ile idareye başvurarak davalarının konusunu oluşturan bu kısım hakkında 6292 sayılı Kanun'dan kaynaklanan satın alma haklarını kullanabilecekken eldeki davayı açmakta hukuki yararları da bulunmadığından, birleşen davanın (A-1) bölümü yönünden bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi, birleşen dosya davacıları yalnızca bu muvafakatnameye dayalı olarak ve yalnızca bu muvafakatname kapsamında kalan yer hakkında eldeki davayı açtıkları halde, muvafakatname kapsamında olmayan ve zaten davacı adına verilmiş muhdesat şerhi de bulunmadığından muvafakatname kapsamında olması mümkün de bulunmayıp, nitekim birleşen dosya davacıları tarafından dava konusu da edilmemiş olan (A-1) ile gösterilen ev ile (A-2) ile gösterilen ahır hakkında talebi aşarak "(A-1 ile gösterilen ev ile (A-2) ile gösterilen ahır ....'a aittir." ibaresinin terkini ile beyanlar hanesine bu ev ve ahır için birleşen dosya davacılarına ait olduklarına dair şerh verilmesine karar verilmiş olunmasının isabetsiz olduğu, yine davanın ana dosya yönünden feragat nedeniyle reddine karar verildiği halde kendisini vekille temsil ettiren davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçeleriyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Birleşen dosya davacıları ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; asıl davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı ... ile aralarındaki, uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin muvafakatnameye dayalı olarak adlarına idarece satış yapılabilmesinin, taşınmaz üzerindeki muhdesatların davacı ... adına tespit edilmesi ile mümkün olabileceğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve Kanun'a aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) 5831 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile eklenen Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı, muvafakatnameye dayalı olarak kullanıcı şerhi değişikliği yapılıp yapılamayacağına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosya davacıları ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Davacıların yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.