Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/103
2025/7690
22 Aralık 2025
8. Hukuk Dairesi 2025/103 E. , 2025/7690 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1544 E., 2024/1023 K..
İLK DERECE MAHKEMESİ : Görele 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/112 E., 2023/28 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesi; Giresun ili .... ilçesi .... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti sırasında orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiğini, oysaki bu parsel içerisinde yer alan taşınmazın belli bir kısmının eski tapu kayıtlarından anlaşılacağı üzere tarla vasfında olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan kızılağaçların tarafından muhafaza edilerek yetiştirildiğini, Devlet tarafından yetiştirilmediğini, dava konusu taşınmazlar üzerinde fındık ağaçlarının bulunduğunu, bu ağaçların ve bunlara ait dalların eski köklerinin yaşının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre orman sayılan yerlerden olduğunu, 4785 sayılı Orman Kanunu'na (4785 sayılı Kanun) göre devletleştirilen orman alanlarından olduğunu, 5658 sayılı Orman Kanunu'na (5658 sayılı Kanun) göre iadeye tabi alanlardan olmadığını, 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre orman sayılan alanlardan olduğunu, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, orman toprağının orman vasfını yitirmiş olsa bile zilyetlikle şahsi mülkiyet konusu yapılamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, taşınmazın aynına ilişkin davalarda davacı tarafın iddiasını ispatlayabilmesi için keşif yapılmasının zorunlu olduğu ancak davacı tarafça usulüne uygun olarak yapılan ihtarata rağmen verilen kesin süre içerisinde keşif için eksik delil avansının yatırılmadığı ve bu nedenle keşif yapılmadığı sonucuna varılmakla ispat yükü davacı tarafta olduğu" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; kök tapu kayıtları ve tapu geldi gittilerinin İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince dikkate alınmadığını, tanıkların Mahkeme huzurunda dinlenmediğini, hava fotoğraflarının bölge koşullarına göre değerlendirilmediğini, resmi tapulu arazilerinin orman ile bağlantısının kanıtlanamadığını, ilgili parsellerin evvel tarihinden beri tapulu olduğunu, kök tapunun Hazine ile bağlantısının olmadığını, yapılan kadastro tespiti döneminde de adına tapulu olduklarını, kadastro tespiti sırasında ilgili parsellerin fındık ve meyve ağaçları ile ekili olduğunu, tarım ve üretim amacı ile kullanılan resmi tapulu arazilerin üzerine mülkiyet iktisap edilmesinin geri dönülemez bir anayasal hak kaybı oluşturduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Mahkemece keşif ve bilirkişi ücretine ilişkin delil avansı eksikliğinin tamamlanması için davacı tarafa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 324. maddesinin ikinci fıkrası gereği kesin süre verilmesine, verilen süreye uyulmadığı takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının usulüne uygun olarak ihtar edilmesine ve ihtara rağmen kesin süre içerisinde delil avansı eksikliğini tamamlamaması nedeniyle keşif ve bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilerek, davanın usulden reddedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.