SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2024/6783 E. 2025/7307 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/6783

Karar No

2025/7307

Karar Tarihi

8 Aralık 2025

8. Hukuk Dairesi 2024/6783 E. , 2025/7307 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/216 E., 2024/1764 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/760 E., 2022/565 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Antalya ili .... ilçesi .... köyünde bulunan 1408 parselden ifrazen oluşan 2995 parsel ( .... Mahallesi 181 25... parsel) sayılı taşınmazın zilyedi olduğunu, taşınmazın zilyetliğini hükmen tescil kararında ve tapuda adı zilyet yazılı bulunan davacının muris babası ...'dan aldığını, daha önce açılan Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/606 Esas, 2015/113 Karar sayılı kararı ile dava konusu yerde kullanıcı olarak ismi yazılı kişinin ... olduğu belirtilerek aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, o karardan sonra tapu kaydında kullanıcı olarak ismi yazılı bulunan ...'ın vefat ettiğini, davacının mirasçısı olduğunu, dava konusu yerde yapılan kadastro tespitine karşı açılan Hazinenin taraf olduğu dava sonunda Antalya Kadastro Mahkemesinin hükmen tescil kararı ile dava konusu taşınmazın 1942 yılında orman tahdidi sırasında Devlet ormanı kapsamı içerisine alındığı ve 1976 yılında yapılan 6831 sayılı Kanun'un (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uygulaması ve aplikasyon çalışmaları sonucu orman dışına çıkarıldığı gerekçesiyle Hazine adına tesciline karar verildiğini, kararın kesinleşmesiyle tapuya tescil edildiği, dava konusu taşınmazın 2/B alanı olduğunu, 1408 parsel ifraz edilerek dava konusu ve başkaca parseller oluştuğunu, o parseller için açılan davalarda mahkemelerce davanın kabulüne karar verildiğini, kararların Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, davacının kullanımında bulunan yeri 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun hükümlerine göre doğrudan satın almak istediklerini, tapu kaydında 2/B belirtmesi olmadığı için Kadastro Müdürlüğünün kullanım tespiti ve Deftardarlığın satış işlemi yapmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğunun tespiti ile bu hususun tapuya şerh verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava Hazineye karşı açılmışsa da taşınmazların idaresiyle sorumlu olan Milli Emlak Müdürlüklerinin taşınmazların 2/B vasfında olup olmadığını belirleme yetkisinin olmadığını, bu yetkinin Orman İdaresine ait olduğunu, Hazineye karşı açılan davanın husumetten reddi gerektiğini, 2/B şerhi oluşturulması işleminin idari bir işlem olduğunu, mahkemelerin idari işlem yapamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerde kaldığının belirtildiği gerekçesiyle, davacının Antalya ili .... ilçesi ....Mahallesi 281 25... parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine parselin 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğunun şerh edilmesine yönelik davasının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dairemizin aynı yerde bulunan aynı durumdaki taşınmazlar hakkında aynı istemle açılan davalar sonucunda; "dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Orman Kanununu hükümlerine göre ilk kez 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırları içinde bulunduğu, ... İdaresinin ..... Vakfına ait tapu kaydına dayanarak 1942 tahdidine itiraz etmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanlığının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarihli ve 208 sayılı iptal kararının sadece vakfın tapulu taşınmazlarına ilişkin olduğu, bu itibarla Vakıf tapusu kapsamı dışında kalan taşınmazlar yönünden tahdidin kesinleştiği ve geçerliliğini sürdürdüğü, 1952 yılında makiye tefrik çalışmalarına konu edildiği, makiye tefrik işleminin bir tespit niteliğinde olup orman sınırları dışına çıkarma işlemi olmadığı, bu hususa 30.04.2010 tarihli ve 2004/1 Esas, 2010/1 Karar sayılı İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında “3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp orman tahdidi içinde kaldığı kesinleşen, ancak, tapuya tescil edilmeyen yerlerde 5653 sayılı Kanun ile değişik 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre maki komisyonlarının yaptığı işlemlerin bir tespit niteliği taşıdığına, teknik ve hukuki anlamda orman kadastro (tahdit) sınırı dışına çıkarma işlemi olmadığına” şeklinde de işaret edildiği, 1976 yılında orman kadastro komisyonunca “Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanlığının 19.12.1947 tarihli ve 208 nolu hakem kararı gereğince eski tahdit hattı iptal edilen Devlet ormanının tekrar kadastrosu yapılmak üzere” nitelendirilmesiyle 03.06.1976 tarihli işe başlama tutanağı ile orman kadastrosuna başlanıldığı, bu çalışma kapsamında 1942 yılında yapılan orman tahdidinin tamamen iptal edildiği kabul edildiğinden, önce çekişmeli taşınmazın orman olarak sınırlandırıldığı, daha sonra 14.07.1976 tarihinde II no.lu parsel sahası olarak 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, tahdit ve 2. madde uygulamasının 15.07.1976 tarihinde ilan edildiği, süresi içinde itiraz edilmesi üzerine itirazları inceleme komisyonunca 09.11.1976 tarihli itirazları inceleme tutanağında belirtildiği üzere “2 no.lu parselin 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesinin istisna fıkraları hükmüne giren yerlerden olduğu tespit edildiğinden, 2 nolu parsel ile içerisinde mevcut itirazlı sahanın 6831 sayılı Kanun'un orman saymadığı yerlerden olarak orman sınırları dışında bırakılmasına ve ekip tarafından yapılan işlemin bu şekilde düzeltilmesine” karar verilmek suretiyle orman sınırları dışında orman sayılmayan yerde bırakıldığı, söz konusu komisyon tutanağının 09.12.1976 tarihinde ilan edildiği, daha sonra 1989 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışmalarına konu edilmediği, yapılan işlemlerin ilanından sonra ilan tarihlerinde yürürlükte bulunan kanunlardaki hak düşürücü sürelerin de geçmesiyle kesinleştiğinin anlaşıldığı; Açıklanan orman kadastro çalışmaları ışığında dava konusu parselin içinde bulunduğu anlaşılan II no.lu parselin, itirazları inceleme komisyonunca önceki ekip çalışmasının düzeltilmesine karar verilmiş olması nedeniyle 2. madde ile orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olmadığı ve daha sonra 1989 yılında yapılan çalışmalarda 2/B uygulamasına da konu edilmediği anlaşılmakta olup, çekişmeli taşınmazın hükmen tesciline ilişkin mahkeme kararının hüküm fıkrasında belirtilmeyen, ancak gerekçe kısmında yer verilen taşınmazın 2. madde ya da 2/B alanında olduğu yönündeki belirlemenin kesin hüküm olarak değerlendirilmesinin de hukuken mümkün bulunmadığı, zira, kesin hükmün varlığı için, her iki davanın taraflarının dava sebeplerinin ve ilk davadaki hüküm fıkrası ile diğer davadaki talep sonucunun aynı olması gerektiği gibi; kesin hükümle bağlılığın, kural olarak hüküm fıkrasına münhasır olduğu ve gerekçeye sirayet etmediği; dava, tapu kaydının beyanlar hanesine 2/B şerhi verilmesine yönelik olduğuna ve taşınmazın 2. madde kapsamında veya 2/B alanında kalmadığı anlaşıldığına göre Bölge Adliye Mahkemesince bu hususlar dikkate alınarak taşınmazın 2/B ile orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğuna ilişkin şerh verilmesi yönündeki talebin de reddine karar verilmesi gerekirken" gerekçesiyle bölgeye ilişkin aynı nitelikteki ilamlarında davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin içtihat edildiği, her ne kadar Dairemizce bu nitelikteki dosyalara ilişkin direnme kararları verilmiş ise de, direnme kararlarının da Hukuk Genel Kurulu tarafından bozulduğu, hal böyle olunca içtihatla açıklanan bölgenin hukuki durumuna göre, davaya konu taşınmazın 1942 yılında yapılan tahditte orman olduğu ve halen bu niteliğini koruduğu, hükmen tescile ilişkin mahkeme kararının kesin hüküm niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla Hukuk Genel Kurulu'nun ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tapu kaydında kullanıcı olarak ismi yazılı bulunan.... vefat ettiğini, davacının adı geçenin mirasçısı olduğunu ve .... tarafından dava konusu yeri satın alması için davacıya muvafakatname verildiğini, dava konusu yere ilişkin yapılan kadastro tespitine itiraz davasında Antalya Kadastro Mahkemesinin 1991/366 Esas, 194/74 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın 1942 yılında orman tahdidi sırasında devlet ormanı kapsamı içerisine alındığını, 1976 yılında yapılan 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uygulaması ve aplikasyon çalışmaları sonucu orman dışına çıkarıldığı gerekçesiyle Hazine adına tesciline, taşınmazın üzerindeki subasman, cam sera, tavukhanenin .... oğlu....'a ait olduğunun tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verildiğini ve kararın Yargıtay tarafından aynı gerekçelerle onanmak suretiyle kesinleştiğini ve tapuya tescil edildiğini, dava konusu parsel gibi Antalya Kadastro Mahkemesinin 1991/366 Esas ve 1994/74 Karar sayılı ilamı ile hükmen tescil edilmiş olan 1408 parselin ifrazı ile oluşan parsellerden 2989 parsel ( yenileme kadastrosu ile 281 25... parsel) hakkında açılan davada Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/594 Esas ve 2015/133 Karar nolu kararı ile, Antalya Kadastro Mahkemesinin 1991/366 Esas ve 1994/74 Karar sayılı ilamı kesin hüküm/kesin delil olarak kabul edilerek taşınmazın 2/B kapsamına olduğuna karar verildiğini ve kararın Yargıtay denetiminde geçerek kesinleştiğini, benzer durumda birçok dosya olduğunu ve ilgili parselleri ve dosya numaralarını dilekçesinde belirttiğini, bir mahkeme kararının aynı hükmen tescilin konusu olan ve aynı kadastro parselinin ifrazı ile oluşan yukarıda belirtilen taşınmazlar için kesin hüküm olarak kabul edilip, eldeki dava için kesin hüküm olarak kabul edilmemesinin Anayasal eşitlik kuralına aykırı olduğunu beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapunun beyanlar hanesine 2/B şerhi verilmesi istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim