Yargıtay yargitay 2024/5946 E. 2025/7101 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/5946
2025/7101
1 Aralık 2025
8. Hukuk Dairesi 2024/5946 E. , 2025/7101 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/568 E., 2024/1380 K.
Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Adıyaman ili .... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 1 61... parsel sayılı ve 9.581,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, susuz tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14... . maddelerinde belirtilen şartların davalı yararına gerçekleşmediğini ileri sürerek, tespitin iptaliyle taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, dava konusu 1 61... parselin ifraz edilerek, fen ve harita mühendisi bilirkişilerin 27.04.2017 havale tarihli raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 5.167,48 metrekarelik kısmın sulu tarla vasfıyla, (B) harfiyle gösterilen 4.414,28 metrekarelik kısmın susuz tarla vasfıyla ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, kamu düzenine aykırılık yönünden istinaf talebinin değerlendirilmesinde ise davada vasıf değişikliği talebi bulunmadığı gibi 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesinin uygulanmasını gerektirir koşullar da oluşmadığından taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi gerektiği belirtilerek, kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi ile dava konusu 1 61... parselin tespit gibi tapuya tesciline şeklinde hüküm kurulmuş, hükmün, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, bu kez anılan ek karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 11.01.2022 tarihli ve 2021/6293 Esas, 2022/173 Karar sayılı ilamıyla; 3402 sayılı Kanun'un Ek 6. maddesi uyarınca ek kararın kaldırılarak esasa ilişkin yapılan incelemede, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu, harita mühendisi bilirkişi tarafından 1973, 19 85... tarihli hava fotoğraflarında taşınmaz üzerinde kullanım olduğunun belirtildiği, ancak aynı hava fotoğraflarını inceleyen orman bilirkişi raporunda taşınmazın kısmen çalılık vasfında olduğunun açıklandığı, buna göre raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, yine raporlarda eğimin neye göre belirlendiği, klizimetre ile ölçülüp ölçülmediğinin izah edilmediği, taşınmazın niteliğinin saptanması amacıyla taşınmazın bulunduğu yeri kapsar hava fotoğraflarının da usulüne göre incelenmediği, taşınmazın çevresinin fiili durumunun ne olduğunun raporlarda açıklanmadığı, taşınmazda tespit tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılmadığı belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "keşifte zemine uygulanan en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasına göre taşınmazın açık alanda yer aldığı, klizimetre ile yapılan ölçüme göre eğiminin % 8 - 10 arasında olduğu, 1950 yılı hava fotoğrafında taşınmazın kullanılmadığı, ancak 1973, 19 85... yılı hava fotoğraflarına göre taşınmazın (A) harfiyle gösterilen kısmında kullanım olduğu, (B) harfli alanda ise kullanım olmadığı, ziraat mühendisi bilirkişi raporuna göre (A) harfli alanın fiilen sürülü olup üzerinde 20 - 25 yaş üç adet nar ağacı, 30 - 35 yaşlarında bir adet dut ağacı ve 15 - 20 yaşlarında üç adet armut ağacının bulunduğu, taşınmazın killi -tınlı toprak bünyesinde en az 25 - 30 yıldır tarım yapılan 2. sınıf kuru tarım arazisi vasfı taşıdığı, (B) harfli alanda ise 5-6 seneden beri tarımsal faaliyetin başladığı, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin beyanlarında taşınmazın davalıya atalarından intikal ettiği ve tarımsal faaliyet yapıldığının ifade edildiği, 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu taşınmazın bilirkişi raporuna göre (A) harfiyle gösterilen kısmı bakımından davalı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, 5-6 yıldır tarımsal faaliyet yapılan (B) harfiyle işaretli bölüm bakımından ise edinme koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1 61... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin kısmen iptaline, harita bilirkişisinin 13.05.2024 havale tarihli ek raporunda (B) harfiyle gösterilen 4.413,60 m²lik alanın 1 61... parsel sayılı taşınmazdan ifrazıyla aynı adanın son parsel numarası verilerek "ham toprak" vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline, aynı raporda (A) harfiyle gösterilen 5.167,64 m²lik alanın 1 61... parsel 5.167,64 m² olarak tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.