Yargıtay yargitay 2024/5019 E. 2025/7416 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/5019
2025/7416
10 Aralık 2025
8. Hukuk Dairesi 2024/5019 E. , 2025/7416 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/803 E., 2024/731 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/642 E., 2022/1121 K.
Taraflar arasında galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, davacılar.... ve ....'in Şanlıurfa'da kurulu ........Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; kesinleşmiş mahkeme kararıyla vakıf evladı olan ...'in davacıların babası üst soyu olduğu ve davacıların aynı batında yer aldıkları, ...'nın galleye müstehik vakıf evlatları oldukları anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; nüfus kayıtları ve Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.11.2015 tarihli ve 2012/258 Esas, 2015/1160 Karar sayılı kesinleşen kararı nazara alındığında davacılar ile davalı vakıf arasında ilamla evlat bağı kurulduğu anlaşılmakla; davacıların davalı vakfın galle fazlasına müstehik evlat olduğunun tespitine karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı tarafın yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek galleye hak kazanmak için mutlak batın şartı olduğunu, soybağı ve batın şartının yeterince araştırılmadığını, davacıların babalarının vakıf evladı olmasından dolayı davacıların da vakıf evladı olduğuna karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, açıklanan ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak kanun hükümlerini tespit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 33. maddesinde hâkimin, Türk hukukunu resen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir.
Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
5737 sayılı ... Kanunu'nun 3. maddesinde, mülhak vakıf mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan, yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilen ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu Kanun uyarınca genel müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek ... ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 sayılı ... Kanunu gereğince ... Genel Müdürlüğünce yönetilen ... olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanun'un 6 ve 7. maddelerinde ise mazbut vakıfların ... tarafından yönetilip temsil edileceği, Kanun'un (5737 sayılı ... Kanunu) yürürlüğe girmesinden önce mazbut ... arasına alınan vakıflarla, bu Kanun'a göre mazbut ... arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.
... Kanunu ve ... Yönetmeliği'ne göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki vakıf evladı kavramı daha çok, vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır.
Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soy bağı olan ya da soy bağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir.
Galle fazlası evlada şart kılınan vakıflarda, galle fazlasının alınabilmesi için açılan davada öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacı ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağının mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyelerde galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır.
Bir vakfın evladı olunabilmesi için vakfın kurucusuna kadar soy bağının götürülmesi zorunlu olmayıp, daha önceden kesinleşmiş mahkeme kararıyla evlat olduğuna karar verilen kişilerle veya 1943 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre tevliyeti evlada bırakılan vakıflarda mütevellilik yapan kişilerle yöntemince kanbağı ilişkisinin kurulması yeterlidir. Dolayısı ile idarenin (... veya ... Vakıf Yönetiminin) tek taraflı olarak evlat listesine yaptığı dayanaksız bir kayıt yeterli olmayıp, açıkça galle fazlasını almaya hak kazanıldığını gösterir bir mahkeme kararına dayalı olarak vakıf evlat listesine eklenen kişiler, daha sonra açılacak vakıf evlatlığı davalarında kesin hüküm olmasa da güçlü delil olarak değerlendirilebilecektir.
Galle fazlası için vakfiyede öngörülen şartların incelenmesinden önce davacılar ile vakfeden .... Ağa arasında kan bağına dayalı olarak soybağı kurulmasının üzerinde durulması gerekmektedir.
Davacıların üst soyunda yer alan babaları ... hakkında Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.11.2015 tarihli ve 2012/258 Esas, 2015/1160 Karar sayılı kararıyla; davalı ... Vakfının galle fazlasına müstehik evladı olduğunun tespitine karar verilmiş olması nedeniyle davacılar ile Vakfeden arasında usulüne uygun soybağı kurulmaktadır.
Şimdi galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti için ikinci aşama olan, galle fazlası için vakfiyede öngörülen şartların davacılar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmalıdır.
743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan ..., amaçları çerçevesinde vakıftan yararlananlar bakımından, “hayrî vakıf” ve “zürrî vakıf” olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Bunlardan zürri vakıflarda, vakıf gelirlerinden (galleden) vakıfın evlatlarının yararlanması amaçlanmıştır. Zürri vakıf denilen bu vakıflarda vakfiyede belirtilen hayri koşulların ifasından sonra vakfın gelirinden (galle) fazlasının vakfiyede belirtilen evlatlara ya da hısımlara verilmesi öngörülmüştür. Vakfeden, vakfın gelir fazlasından sadece belirli bir kişi ya da kişilerin yararlanmasını mümkün kılabileceği gibi, çocuklarının, usul ve/veya füruunun ya da diğer akrabalarının yararlanmasını mümkün kılabilir (Akipek, Ş./ Altaş, H.: “Vakıflarda Evladiye Davaları”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 47, S. 1-4, s. 145-151, Ankara 1998, s. 145-146; Uluç, Y.:... Hukuku ve Mevzuatı, Ankara 2008, s. 49).
Vakfiyeler, vakıf davalarında birinci derecede delil olup (Akgündüz, Ahmet; İslam Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi, 1996, Sh. 428), kadimden beri uygulandığı bilinmedikçe vakıf davalarında yazılı delil olarak kullanılamazlar. (Mecelle md.1739) Vakfiyelerin uygulanma şartı, bunların ifade ettikleri maddelerin sabit ve meşhur olmasıdır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, dava konusu .... Vakfının vakfiyesinin ... kayıtlarında mevcut olmadığı vakfiye yerine kaim 21 Cemaziyel-evvel 1297H./1 Mayıs 1880 M.tarihli ilamın bulunduğu, işbu ilam incelendiğinde, galle fazlasının evlada bırakılması ve galle fazlası için batın şartına dair farklı değerlendirmeler bulunduğu, Mahkemece, bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı ve vakfiyedeki şartlara yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın, aynı vakıf ile ilgili Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/258 Esas ve 2015/1160 Karar sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu içeriği değerlendirilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu vakfın vakfiye yerine kaim 21 Cemaziyel-evvel 1297H./1 Mayıs 1880 M.tarihli ilam dikkate alınarak, ilamda galle fazlasına ilişkin birbirinden farklı (batın şartına dair) birden fazla ibare bulunduğu, buna göre eski ... alanında uzman bilirkişiden galle fazlasına dair vakfiye yerine kaim ilamda batın şartı (ön batında sağ evlat varken sonraki batındaki evladın hak sahibi olamaması kuralı) yönünden aynı vakıfla ilgili daha önce geçen dosyalarda alınan bilirkişi raporları da dikkate alınarak değerlendirme yapılması, eğer batın şartı var ise davacılara göre ön batında sağ evlat bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınması ve batın şartına dair çelişkinin giderilmesi, Mahkeme hâkimince bilirkişi raporu ve dayanak ilamlar denetlenip tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden ... Genel Müdürlüğüne iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.