Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/4594
2025/7517
15 Aralık 2025
8. Hukuk Dairesi 2024/4594 E. , 2025/7517 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/328 E., 2023/56 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve .... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Mersin ili .... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
2. Davacı ... 20.05.1969 tarihli Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; .... köyünün Burma alanı mevkinde kain doğusu dağ, batısı göl, kuzeyi ... varisleri, .... varisleri ile çevrili tahminen 28 dönüm miktarındaki tarlayı 30 yıllık nizasız fasılasız zilyedi olan Küçük ...'dan 22.6.1968 tarihinde satın aldığını, o zamandan beri kendisinin zilyet olduğunu öne sürerek tapu kaydı bulunmayan taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili beyanında; dava konusu taşınmazın ... adına tapuda kayıtlı olup onun ölümü ile muteriz davacılara intikal ettiğini ve halen muteriz davacıların zilyetliğinde olduğunu, dava konusu yerin tapu kaydı kapsamının bir bölümünü teşkil ettiğini ve davacı aleyhine mahkemenizde halen devam etmekte olan 1969/226 sayılı meni müdahale davası açtıklarını, tapulu yerlerin kütük dışı satışlarının geçerli olmadığını, davacının zilyetliğinin kısmi olduğundan tescil istenemeyeceğini, nizalı yer tapulu olduğundan davacı tarafın tapu iptali ve tescil davası açması gerekirken yalnızca tescil istediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, dava değerinin düşük gösterildiğini, taşınmazın gayri sabit sınırları ihtiva ettiğini, zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiğinin kanıtlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1981 tarihli kararı ile, "Davacının delil olarak 1968 tarihli 2 adet harici satış senedi, 1939 tarihli harici satış senedi, 378 tahrir no vergi kaydı ile tanık beyanlarına dayandığı, .... davacıların ise 1283 tarihli tapu kaydına ve tanık beyanlarına dayandığı, yapılan keşif sonucunda taşınmazın tapu kaydı kapsamında kaldığı ancak tapu malikinin Medeni Kanun öncesinde vefat ettiği, mirasçıları olan muteriz davacılar ... ve ...'ün taşınmazı harici satış senedi ile 1934 yılında ...'e satılıp zilyetliğinin devredildiği, 1937 yılında vergiye bağlandığı, o yıllardan başlayan zilyetliğin 1968 yılına kadar devam ettirildiği, taşınmazda davacı ... babası dışında bir başkasının ve muteriz davacıların zilyetliklerinin bulunmadığı, davacı ile babasının aralıksız malik sıfatıyla 20 yılı aşkın zilyet bulunması, kayıt malikinin ölüm tarihi ve kayıt maliki mirasçılarından yapılan gayri resmi temellük ile temellük tarihinden beri süregelen zilyetlik müddetine göre 766 sayılı Tapulama Kanunu’nun (766 sayılı Kanun) 32 c ve d maddeleri uyarınca muteriz davacıların.... 1283 tarih ve 106 numaralı tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirdiği, nizalı yerin orman sayılmayan yerlerden olduğunu Orman Bakanlığı mütalaasından anlaşıldığı" gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, 26.340 metrekarelik alanın davacı adına tesciline, muteriz davacıların davasının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı muteriz davacılar tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 18.01.1982 tarihli ve 1982/23 Esas, 1982/371 Karar sayılı ilamıyla "...dava konusu taşınmazın aslı ...283 tarihli ve 106 numara ile tapuya kayıtlıdır. Medeni Kanunun 639/2.maddesi yahut 766 sayılı Kanun'un 32/C veya 34. maddeleri hükümlerine göre tescile karar verilebilmesi için mevcut tapu kaydının öncelikle iptal edilmesi gerekir. Yargıtay uygulamasına göre, tescil talebi iptal isteğini kapsar. Davacı tescil istediğine göre taşınmazın kaydının iptalini de istemiş olmaktadır. Uyuşmazlığın bu açıdan incelenmesi davanın tüm tapu maliklerine yöneltilmesi ve kaydın iptal edilip edilmemesi hakkında mahkemece bir karar verilmesi gerekmektedir..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
2. Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında kadastro çalışması yapılması üzerine 15.06.1998 tarihli ve 1982/254 Esas, 1998/550 Karar sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilmiş, dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ...'ın davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddine, dava konusu Mersin ili .... ilçesi .... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın tespitteki yüzölçümü ve vasfıyla ... adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bazı mahalli bilirkişiler ve tanıkların dava konusu yerin ... isimli şahıstan satın alındığını söylerken, hangi tarihte satın alındığını bilmediklerini belirttiğini, bu durum mahalli bilirkişilerin ve tanıkların dava konusu taşınmaz ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmadıklarını ve mahalli bilirkişinin bu beyanlarının tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olmadığını gösterdiğini, bilirkişi raporlarında; dava konusu taşınmazın 1961 yılından bu yana tarım arazisi olarak kullanıldığı ifade edilmiş olduğundan davacı ...'in Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/191 Esasında dava açtığı hususu dikkate alındığında, lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile mülk edinebilmenin şartlarının gerçekleşmemiş olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik inceleme ile verildiğini, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu parsellerin evveliyatı orman sayılan yerlerden olduğundan zamanaşımı ile kazanılamayacağı ve orman olarak tescili gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.