Yargıtay yargitay 2024/2945 E. 2025/7069 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/2945
2025/7069
1 Aralık 2025
8. Hukuk Dairesi 2024/2945 E. , 2025/7069 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/384 E., 2024/81 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalılar ... vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede ilk tesis kadastrosu çalışmalarının 1969 yılında yapılarak kesinleştiği, 2006 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılan orman kadastrosu çalışması ve 2/B uygulaması bulunduğu anlaşılmaktadır.
2.Davacı dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği, .... köyünde kain tahminen 33, 34 dönüm miktarındaki taşınmaza ırsen ve intikalen 70 yıldır malik sıfatıyla zilyet olduğunu beyanla, Medenî Kanun'un 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2014 tarihli ve 2009/584 Esas, 2014/298 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne, Kahramanmaraş ili ... ilçesi .... köyü 769 parsel sayılı taşınmazın, fen bilirkişisine ait 24.02.2014 tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 32.611,79 m²lik alan ile (B1) harfi ile gösterilen 7.981,37 m²lik alanın davacı adına tapuya tesciline, (B2) harfi ile gösterilen 252,72 m²lik alan ile (C) harfi ile gösterilen 636,57 m²lik alana ilişkin tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 30.03.2022 tarihli ve 2021/8888 Esas, 2022/3062 Karar sayılı ilamıyla "...Dava, tapusuz taşınmazın Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi uyarınca tescili isteğine ilişkindir.
1. Hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca büyükşehir belediyesi sınırları tüm ilin idari sınırları olacak şekilde genişletilmiş olduğu halde, Mahkemece ... ile ... davaya dahil edilmeden ve taraf koşulu sağlanmaksızın işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.
2. Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinde, davanın konusunun mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunacağı, düzenlendiği halde Mahkemece gerekli ilanlar yaptırılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, Mahkemece, dava konusu taşınmazda davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki;
Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanun'u (3402 sayılı Kanun) sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü'nden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı net olarak saptanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Yine, dava konusu taşınmazın imar durumu araştırılmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; Mahkemece öncelikle dava konusu taşınmazın imar durumu ilgili mercilerden sorularak imar planı kapsamında olup olmadığı tereddütsüz belirlenmeli, komşu taşınmazların tutanakları ve bulunması halinde tespitlerine esas kayıtları getirtilerek dava konusu taşınmaz yönünü ne okudukları saptanmalı, ardından Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre, imar durumu netleştirildikten sonra dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce kesinleşmiş imar planı kapsamında kaldığının anlaşılması halinde imar planının kesinleşme tarihinden, imar planı kapsamı dışında olması veya imar planının dava tarihinden sonra kesinleştiğinin anlaşılması halinde ise dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere ait en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Öte yandan, Mahkemece davacı adına tesciline karar verilen alanlardan, hükme esas alınan fen bilirkişisine ait 24.02.2014 tarihli rapora ekli krokide B1 harfi ile gösterilen 7.981,37 m²lik kısım ise çalılık olduğu gerekçesiyle tespit dışı bırakıldığı halde, hükme esas alınan ziraat bilirkişisi raporunda bu alanda davacı lehine imar-ihya koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususu hüküm kurmaya ve denetime elverişli şekilde incelenmemiş; aynı raporda (A) harfi ile gösterilen 32.611,79 m²lik kısmı da kapsayan 769 parsel sayılı taşınmazın davacının annesi .... ve müşterekleri adına tespit edilmiş iken davalı ...'nin itirazı üzerine Kahramanmaraş .... Mahkemesinin 04.06.1971 tarihli ve 969/119-971/57 sayılı kararı ile tamamı orman olduğu gerekçesiyle tespitin iptaline karar verilerek tespit dışı bırakıldığı dikkate alınarak, taşınmazın karar tarihinde orman olduğunun kabulü ile karar tarihi sonrası dönemde taşınmazın orman sayılan yer olup olmadığı, orman sayılan yer olmadığının tespiti halinde bu tarihten itibaren dava tarihine kadar geçen sürede davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiği de düşünülmemiştir..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
2. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; yapılan keşif ve alınan teknik bilirkişi raporlarından krokisinde (A) harfi ile gösterilen taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, (C) harfi ile gösterilen taşınmazın ... adına orman vasfıyla tescilli olduğu ve orman sayılan yerlerden olduğu, (B) harfi ile gösterilen taşınmaz ile ilgili davacının nizasız, fasılasız, malik sıfatıyla zilyetliğinin 20 seneden uzun bir süre devam ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Kahramanmaraş ili ... ilçesi .... Mahallesi 769 parsel sayılı taşınmazda fen bilirkişisine ait 12.12.2022 tarihli rapora ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 8.031,10 m²lik ev ve bahçesi vasfındaki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, (A) harfi ile gösterilen 32.701,24 m²lik alana ilişkin tescil talebinin reddine ve orman vasfıyla ... adına tesciline, (C) harfi ile gösterilen 569,68 m²lik alana ilişkin tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hüküm kısmında davacının isminin yanlış yazıldığını, davanın reddedilen kısımlarına yönelik eksik araştırma ve inceleme neticesinde düzenlenen yetersiz bilirkişi raporlarına göre karar verildiğini, (A) ve (C) harfleri ile gösterilen kısımların orman sayılan alan olduğuna yönelik bilirkişi değerlendirmelerinin soyut olduğunu ve bozma gerekçelerini karşılamadığını, ek orman bilirkişi raporu ile kök rapor arasında çelişki olduğunu ve bu çelişkiler giderilmeden karar verildiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabul edilen kısmına yönelik davacı lehine imar ihya ve zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, eksik araştırma ve çelişkili bilirkişi raporlarına göre karar verildiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini ve alınan raporların bozma gerekçelerini karşılamadığını, taşınmazın kullanımı ve intikali konusunda mahalli bilirkişi beyanları arasında çelişki olduğunu, imar ihyanın tamamlandığı tarihin net olarak tespit edilmediğini belirterek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, eksik ve yetersiz araştırma ile soyut ve çelişkili bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulduğunu, dava konusu taşınmazın öncesinin orman olduğunu ve orman olan yerlerin zamanaşımı ile kazanılamayacağını, kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamayacağını, Anayasada sayılan sebepler dışında orman sınırlarında daraltma yapılamayacağı açıkça düzenlendiğinden, orman vasfındaki bir taşınmazın özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın tescili ile tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, hüküm yerinde davacının isminin .... yazılması gerekirken .... olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir, sonuca etkili olmayan maddi hata olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekili, davalılar ... vekili ve Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.