Yargıtay yargitay 2024/2823 E. 2025/7113 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/2823
2025/7113
1 Aralık 2025
8. Hukuk Dairesi 2024/2823 E. , 2025/7113 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/115 E., 2023/620 K.
Taraflar arasında kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davası ile müdahalenin meni talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu Muğla ili .... ilçesi ....köyünde 1953 yılında yapılan kadastro çalışmasında, eski 321 parsel sayılı taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında iken Tarım Bakanlığınca yabani zeytinlik sahası olarak tespit ve tevzi edilmek suretiyle tefrik edildiği belirtilerek, yabani zeytinlik niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edildiği, ayırma ve satış işlemleriyle 971 parsel numarasıyla 1995 yılında tapuda kayden ... adına intikal ettiği, 1744 sayılı Kanuna göre 1975 yılında yapılarak itirazsız yerlerde 1977, itirazlı yerlerde 1982 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1981 yılında kesinleşen 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2. madde uygulaması, 1986 yılında yapılarak 1988 yılında kesinleşen 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B madde uygulaması, 2005 yılında 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 9/son maddesi gereğince fenni hataların düzeltilmesi çalışmaları bulunduğu anlaşılmıştır.
... tarafından; 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik 9/son maddesi uyarınca yapılan fennî hataların düzeltilmesi çalışması sırasında eski 321 parsel, yeni 971 parsel en son 5 40... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün orman sınırları içine alındığını ileri sürerek, anılan düzeltme işleminin iptali istemiyle dava açılmış, Fethiye Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.06.2007 tarihli ve 2005/674 Esas, 2007/484 Karar sayılı kararıyla düzeltme işleminin doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, temyiz ve karar düzeltme istekleri Dairemizce reddedilerek 13.12.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; 971 parsel sayılı taşınmazın Fethiye Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/674 Esas ve 2007/484 Karar sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokide (A1) harfi ile işaretlenen toplam 4.858,00 metrekare yüzölçümlü kesiminin kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığının belirlendiğini ileri sürerek, orman olan kısımlarının tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının el atmasının önlenmesi ve beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2015 tarihli ve 2009/561 Esas, 2015/91 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın fen ve orman bilirkişileri tarafından müşterek düzenlenen 23.02.2015 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 2.036,17 metrekarelik kısmının davalı adına olan tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin ve davacının müdahalenin men'ine ilişkin davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.02.2018 tarihli ve 2017/7812 Esas, 2018/579 Karar sayılı ilamıyla; hükme dayanak raporu hazırlayan bilirkişilerce, yörede 1976 yılında yapılan ilk orman kadastrosu ile daha sonraki yıllarda yapılan aplikasyon ve 2/B uygulamalarına ait haritalar ile kadastro pafta örneği ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilmek ve ayrı ayrı gösterilmek suretiyle taşınmazın tahdit ve aplikasyon çalışmalarındaki konumunun ayrı ayrı belirlenmediği, mahkemece yöredeki ilk orman tahdidi ve 2/B madde uygulama çalışmalarına ilişkin tutanaklar ve orijinal renkli orman tahdit haritalarının dosyaya getirtilmediği, yapılan keşfe yerel bilirkişinin götürülmediği ve dava konusu taşınmazı ilgilendiren orman sınır noktalarının tespit edilmediği, uzman bilirkişiler tarafından zeminde orman sınır noktaları bulunmuşsa dahi bu hususun da keşif tutanağına yansıtılmadığı, dosya kapsamına alınan dayanak Fethiye 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/674 Esas, 2007/484 Karar sayılı dava dosyasının fenni hataların düzeltilmesine ilişkin yapılan çalışmaya itiraza ilişkin ve davacısının dosya davalısı, davalısının dosya davacısı olduğu, dosyada alınan hükme esas 12.03.2007 tarihli fen ve orman bilirkişi heyeti müşterek raporunda taşınmazın A1=4.679,51 metrekarelik bölümünün orman tahdidi içinde, B2=372,69 metrekare ve B1=629,66 metrekarelik bölümünün tahdit dışında, C1=1.116,71 metrekare ve C2=248,35 metrekarelik bölümünün ise 1744 sayı ile değişik 2. madde ile orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığının rapor edildiği, temyiz incelemesine esas eldeki dosyada hükme esas 15.12.2014 tarihli keşfe katılan bilirkişi heyetinin ibraz ettikleri 23.02.2015 havale tarihli raporda ise dava konusu taşınmazın A=2.036,17 metrekarelik bölümünün 4999 sayılı Kanun kapsamında yapılan uygulamalara göre orman sınırları içinde, B=4.900 metrekarelik kısım 3573 sayılı Kanun kapsamında (p.11) zeytincilik parseli kapsamında orman sayılmayan yerlerden, C=110,11 metrekarelik kısmının 2/B arazisi içinde olduğunun rapor edildiği, dava konusu taşınmazın tahdit içinde/dışında kalan ve 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkarılan bölümlerinin yüzölçümlerine dair raporlar arasında farklılık bulunduğu ve aradaki çelişkinin de giderilmediği, dava konusu taşınmazın bitişik komşusu olan 326 parsel sayılı taşınmaza ilişkin .... Turizm İşletmecilik ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından 01.11.1976 tarihinde ilân edilerek 01.02.1977 tarihinde kesinleşen orman kadastro işlemleri sonucunda 11... tarihli tutanakla önceki malik .... adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ve tutanakların bu hali ile kesinleştiği, ancak düzenlenen orman kadastro haritasında bu yerin orman sınırları içinde gösterildiği, orman kadastro tutanakları ile haritası arasında çelişki olduğunda tutanaklara itibar edileceği ileri sürülerek taşınmazın orman sınırları içinde gösteren haritanın iptaline karar verilmesi istemiyle dava açıldığı, eldeki dosya kapsamında mahkemece yapılan keşif ve yargılama esnasında ise bahsi geçen dava dosyasının nazara alınmadığı, mahkemece öncelikle yörede yapılan bütün orman tahdit, aplikasyon ve 2. madde ile 2/B madde çalışmalarına ilişkin, işe başlama, işi bitirme, çalışma tutanakları ile askı ilân tutanaklarının ve orman tahdit haritaları ile aplikasyon ve 2/B madde haritalarının orjinalinden çekilmiş renkli fotokopi örneklerinin, yine yörede yapılan ilk orman tahdidinde kullanılan hava fotoğrafları ile memleket haritalarının orijinal renkli onaylı örnekleri ile 4999 sayılı Kanunla değişik 9. maddeye göre fennî hataların düzeltilmesi çalışmasına ilişkin tutanak, belge ve haritaları ilgili yerlerden temin edilmesi, komşu parsellere ilişkin tapu kayıtları ve varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyaları, tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise ilgili dava dosyaları ile dava konusu taşınmaza komşu veya çevresinde bulunan taşınmazlar hakkında Orman İdaresi tarafından aynı nedenle dava açılıp açılmadığı, açılmışsa dava dosyalarının, sonuçlanıp kesinleşmişse tutanak ve kesinleşmiş ilâm örnekleri ile tapu kayıtları araştırılarak bunlara ilişkin dava dosyaları dosya arasına konulduktan sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve iki harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ve yöreyi iyi bilen, dava sonucunda yararı olmayan elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişiler yardımıyla yeniden yapılacak keşif sonucunda taşınmazın tüm kadastro çalışmalarına göre konumunun belirlenmesi, dava konusu taşınmazın bitişik komşu olan 326 parsel sayılı taşınmaza ilişkin dava ile taraflar arasında görülmüş olan Fethiye Sulh Hukuk Mahkemesince 14.06.2007 gün ve 2005/674 Esas, 2007/484 Karar sayılı dava dosyası yapılan keşif ve yargılama esnasında nazara alınarak toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, davacı ... İdaresi ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; Fethiye Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/674 Esas ve 2007/484 Karar sayılı dosyasında, bozma öncesi dosyamızda alınan bilirkişi raporlarındaki çelişkiyi gidermek adına yeniden keşif yapılarak bilirkişi raporu alındığı, alınan rapor ve celp edilen evraklar değerlendirildiğinde eski 971 parsel, yeni 5 18... nolu parsel içinde (A) harfi ve yeşil renkli olarak gösterilen 4.796,39 metrekarelik kısmın Mendos Devlet ormanı içinde kaldığı belirtilerek, açılan davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Muğla ili ... ilçesi.... Mahallesi 5 40... parselde (eski 971 parsel) kayıtlı taşınmazın fen ve harita bilirkişileri tarafından müşterek düzenlenen 16.05.2023 tarihli raporda (A1) harfi ile gösterilen 4.796,39 metrekarelik kısmının davalı adına olan tapusunun iptali ile, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının müdahalenin men'ine ilişkin davasının reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalının tapu siciline güvenerek taşınmazı 22.11.1995 tarihinde satın aldığını, üzerine turizm tesisi yaptığını, zeytincilik parseli dışında (A1) ve (A2) ile gösterilen toplam 2.152,90 metrekarenin Devlet ormanı içinde kaldığını, hatalı şekilde 4.796,39 metrekarelik kısmın iptal edildiğini, zeytincilik parseli içinde kalan yerin orman olmasının mümkün olmadığını, komşu 326 parsel sayılı taşınmazın dava konusu olduğu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/508 Esas sayılı dosyasında orman tahdidinin iptal edildiği, kesinleşmiş orman tahdidi bulunmadığı, 4999 sayılı Kanun'un 9. madde hükümlerine aykırı olarak taşınmazda vasıf ve mülkiyet değişikliği yapıldığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince 16.05.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre (A1) ile gösterilen 4.796,39 metrekarelik bölüm yönüyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de 16.05.2023 tarihli rapor incelendiğinde; bilirkişi raporunda tescile esas keşif krokisinin ek-10 krokisi olduğunun belirtildiği, ek-10 krokisine göre (A) ile gösterilen 4.796,39 metrekare yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hükümde hatalı şekilde (A1) ile gösterilen alan yönünden kabul kararı verilmesinin doğru olmadığı ve bozmayı gerektirdiği, ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bozma nedeni yapılmamış ve hükmün düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
Temyiz itirazlarının (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) no.lu bendinde "...16.05.2023 tarihli raporda A1 harfi ile gösterilen 4.796,39 metrekarelik kısmının..." ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine, "16.05.2023 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 4.796,39 metrekarelik kısmının" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.