SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2024/233 E. 2025/7112 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/233

Karar No

2025/7112

Karar Tarihi

1 Aralık 2025

8. Hukuk Dairesi 2024/233 E. , 2025/7112 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/285 E., 2023/294 K.

Taraflar arasındaki tescil ve tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı ... vekili, davalılar .... İdaresi vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava konusu taşınmazın bulunduğu Muğla ili .... ilçesi .... köyü çalışma alanında 1955 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında dava konusu taşınmazın bayır olarak tespit harici bırakıldığı, yargılama sırasında taşınmazın bir kısmının 18.05.2004 tarihinde idari yoldan ... adına çalılık ve tarla niteliğiyle tescil edilen eski 2114, yeni 1 66... parsel içerisinde, bir kısmının da 2 15... ve 1 66... parsel içerisinde kaldığı, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre 1968 yılında yapılıp 1970 yılında kesinleşen orman kadastrosunda orman tahdit hattı dışında kaldığı anlaşılmıştır.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; asıl davada, miras yoluyla intikal, devir ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle dilekçede hudutlarını belirttikleri yaklaşık 5 dönümlük taşınmazın davacı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; birleşen davada ise asıl davada talep ettiklerinin 2114 sayılı parsel numarasıyla ... adına kayıtlı olduğunu öğrendiklerini, taşınmazın yaklaşık 5 dönümlük bölümünü oluşturduğunu, bu alana ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 08.04.2008 tarihli ve 2006/156 Esas, 2008/87 Karar sayılı kararıyla; 10.12.2007 tarihli fen bilirkişi rapor ve eki krokisinde (A) harfiyle işaretli 719,23 m², (C) harfiyle işaretli 354,34 m²lik bölümün davacı ... adına tapuya tesciline, davalı ... adına kayıtlı 2114 parsel sayılı taşınmaz içinde bulunan (D) harfiyle işaretli bölümün tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.01.2015 tarihli ve 2014/10385 Esas, 2015/201 Karar sayılı ilamıyla; Orman İdaresinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; davalı Hazinenin temyiz itirazları bakımından ise eski tarihli, ayrıca dava tarihinden 20 yıl öncesine ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planının ilgili yerlerden getirtilip bilirkişiler vasıtasıyla usulünce uygulanarak, tüm deliller birlikte değerlendirip oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 19.04.2016 tarihli ve 2015/248 Esas, 2016/316 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 06.01.2016 tarihli fen bilirkişisi ....’nun raporunda ve ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 719,36 m²lik alanın bitki örtüsü taşımadığı, hiçbir amaçla kullanılmadığı belirtilerek bu bölüm yönüyle davanın reddine, (D) harfi ile gösterilen 363,08 m²lik kısmının tapu kaydının iptaline, (C) harfi ile gösterilen 353,88 m² yüzölçümünde ve (D) harfi ile gösterilen 363,08 m² yüzölçümündeki taşınmazların son parsel numarasından sonra gelmek üzere yeni bir parsel numarası verilerek toplam 716,96 m² yüzölçümüyle bir bütün olarak, "zeytinlik" vasfı ile davacı ... adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili, davalılar ... vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 26.04.2022 tarihli ve 2021/8569 Esas, 2022/4053 Karar sayılı ilamıyla; davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları bakımından; önceki karara karşı temyiz itirazlarının reddedildiği ve temyize konu hükümde aleyhine yeni bir durum yaratılmadığı anlaşıldığından temyiz itirazlarının reddine, davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları bakımından; ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi yönünden ayrıntılı rapor alınmadığı, yine söz konusu hususların tespiti amacıyla yöntemine uygun şekilde hava fotoğrafı incelemesi yaptırılmadığı, İlk Derece Mahkemesince mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 3 ziraat mühendisi ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmesi ve yapılacak bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan; dava konusu taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğunu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığını, kime ait olduğunu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesinde öngörülen zilyetlik yoluyla belgesizden edinilebilecek 40-100 dönümlük miktar sınırlaması da dikkate alınmak suretiyle, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın 1954 yılında yapılan kadastro tespitinde tescil harici bırakıldığı, yargılamanın devamı sırasında 3402 sayılı Kanun'un 22/a ve geçici 8. maddesi uyarınca yapılan çalışmalar ile 2 15... , 1 66... ve 1 66... parsel numaraları ile taşınmazların ... adına tescil edildikleri, taşınmazın tescil harici bırakıldığı dönemde davacı ...'nun babası tarafından kullanıldığı, sonrasında da davacı ... tarafça kullanılmaya devam edildiği, taşınmazın 20 yıldan çok daha uzun süredir malik sıfatıyla zilyet edinildiğini, öncesinin de orman olmadığı, imar ve ihyanın 2002 yılında tamamlandığı, bilirkişi raporlarına ekli görüntülerde (A1), (C1), (C2), (C3), (D) ve (E) harfli kısımlarda kullanımın belirgin olduğu, yapılan keşif neticesi düzenlenen rapora göre (A1), (C1), (C2), (C3), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen kısımların davacı ... tarafından 1992 yılından beri kesintisiz ve nizasız olarak devamlı tarımsal amaçlı üretim yapmak ve zeytin ağaçları dikip bakımını yapıp mahsülünü toplamak suretiyle malik sıfatıyla kullanageldiği, önceki tüm keşiflerde bahse konu yerlerin orman vasfında olmadığının tespit edildiği, bu yöndeki itirazların Yargıtay tarafından reddedildiği, dava tarihinde halen tescil harici olan ancak yargılama sırasında davalı ... adına tescil edilen ve bir kısmı halen tescil harici olan (A1), (C1), (C2), (C3), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen kısımların davacı ... lehine kazandırıcı zamanaşımı ile mülkiyet edinme şartlarının oluştuğu, talebe konu diğer kısımlar yönünden imar-ihya bulunmadığı belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, Muğla ili .... ilçesi .... Mahallesi 2 15... parsel sayılı taşınmazın 22.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda (A1) harfi ile gösterilen 359,68 m²lik kısmın tapu kaydının iptali ile tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline, aynı raporda 2 15... parselin (C1) harfi ile gösterilen ve .... Mahallesi 1 66... parselde kalan (C2) harfi ile gösterilen ve 1 66... parselde kalan (D) ve (E) harfleri ile gösterilen kısımların tapu kaydının iptali ile tescil harici kısımda kalan (C3) harfi ile gösterilen kısım da eklenmek suretiyle (C1=114,91 m², C2=220,77 m², C3=22,94 m², D=359,96 m², E=449,92 m² olmak üzere toplam 1.168,50 m²) 1.168,50 m²lik kısmın zeytinlik vasfı ile davacı ... adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan krokide (A2) ve (B) harfleri ile işaretli alanın zilyetliğe konu diğer alanlardan farklı zamanlarda bakıldığına ilişkin tespitin hatalı olduğunu, bu alanların da tarım ve sulama yapılan alanlardan olduğunu, eğimin azaltılması için teraslama yapıldığını, zeytin ağaçları bulunduğunu, kısmen kabul kararı verilmesine rağmen vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, davalı ... vekili; dava konusu taşınmazda imar-ihyanın gerçekleşmediğini, bozma gereklerinin yerine getirilmediği iddiasıyla, davalı ... İdaresi vekili; taşınmazın orman parseli içinde kaldığını, zilyetliğe konu edilemeyeceği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, davalılar Orman İdaresi vekili ve .... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim