SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4813

Karar No

2025/7645

Karar Tarihi

18 Aralık 2025

8. Hukuk Dairesi 2023/4813 E. , 2025/7645 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2001/1 E., 2020/7 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı ... vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro çalışması sırasında, Niğde ili ... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 35... ve 111 parsel sayılı taşınmazlar, Haziran 1927 tarihli ve 9 numaralı tapu kaydı nedeniyle verasette iştirak halinde ... mirasçıları adına tespit edilmiştir.
Davacılar ..., ..., ..., ... ve ... dava dilekçelerinde; taşınmazları kadastro tespitinden önce haricen 1954 yılında senet mukabilinde satın almış olmalarına rağmen kadastro tespiti sırasında taşınmazın davalılar adına tespit edildiğini ileri sürerek, taşınmazın davalılar adına olan tespitinin iptali ile 1/2 payın ..., 1/2 payın ise ..., ..., ... ve ... adlarına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ... vekili 07.05.19 73... .01.1977 tarihli celselerde; davayı kabul ettiklerini ve dava konusu taşınmaz üzerinde haklarının bulunmadığını; davalı ... vekili 07.05.19 73... .01.1977 tarihli celselerde; davayı kabul ettiklerini, dava konusu taşınmazların davacılara satışının yapıldığını ve mülkiyet iddiasında bulunmadıklarını; davalı ... vekili 24.01.1977 tarihli celsede; kendi hisselerine mukabil davacıların, davalı ...'e 35.000 lira ödeyeceklerini, buna mukabil kendilerinin de davayı kabul ettikleri yolunda anlaştıklarını beyan etmiştir.
Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (kadastro mahkemesi sıfatıyla) 24.01.1977 tarihli ve 1971/1 Esas,1977/5 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların 4/8 hissesinin davacı ..., 1/8 hissesinin davacı ..., 1/8 hissesinin davacı ... adlarına tapuya tesciline, davacılar ... ile ...'un davaları müracaata bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına, anlaşma gereğince 35.000 TL hisse bedelinin davacılar ..., ... ve ...'dan müteselsilen alınarak davalı ...'e verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar ....., ..., ..., ..., ..., ... ve ... (... mirasçıları) tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 03.10.1977 tarihli ve 1977/4489 Esas, 1977/4649 Karar sayılı ilamı ile; 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu'nun (2613 sayılı Kanun) 22/E maddesi uyarınca tapulu taşınmazlarda haricen satın alma yolu ile mülkiyet hakkı kazanılamayacağı belirtilerek davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargılama sırasında 2613 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırılarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) yürürlüğe girmiş olması nedeniyle bu Kanun kapsamında değerlendirme yapılacağı belirtilerek ve bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 02.11.1976 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanıklar dava konusu taşınmazların muris ...'ın ölümünden sonra tüm mirasçılar tarafından davacılardan ...., ..., .... ve ...'a satıldığını, kadastro tarihine kadar davacıların bu taşınmazların zilyetliklerini keşif tarihine kadar nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile sürdürdüklerini beyan etmiş olmaları ve 09.07.2019 tarihli keşifte dinlenilen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre 1973'ten önce yapılmış yapılar bulunduğunu, bu yapıların ..., ..., ... ve ...'a ait olduğunu beyan etmiş olması karşısında, dava konusu tapuya kayıtlı taşınmaz bir bütün halinde iken taşınmazın maliki ...'ın 27.01.1954 tarihinde ölümüyle mirasçılar tarafından davacılardan ..., ..., .... ve ...'a satılmış olduğu, adı geçen davacıların taşınmazın zilyetliğini devralmaları ile birlikte bu taşınmazlar üzerine yapılar tesis ettiği, davacılardan alım-satım ilişkisinin kurulmasından sonra tespit tarihi olan 31.03.1970 tarihine kadar malik sıfatı ile zilyetliklerini devam ettirdikleri, bu zilyetlik süresinin 15 yılın üzerinde bulunduğu, satış tarihi ile tapulama tarihi arasında harici satışın bozulmadığı, her ne kadar Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 03.10.1977 tarihli ve 1977/4489 Esas, 1977/4649 Karar sayılı bozma ilamında haricen satışın geçersizliğine atıfta bulunulmuşsa da 3402 sayılı Kanun'un zilyede tanıdığı haklar, aynı Kanun'un 33. ve geçici 1/2 maddeleri hükümlerince eldeki davalarda göz önünde bulundurulması gerektiği göz önüne alınarak, dava konusu uyuşmazlıkta 3402 sayılı Kanun'un 13/B-b maddesi ile belirtilen şartların oluştuğu gerekçesiyle dava konusu taşınmazların , ..., ve ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 561,00 TL nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim