Yargıtay yargitay 2023/454 E. 2025/7151 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/454
2025/7151
2 Aralık 2025
8. Hukuk Dairesi 2023/454 E. , 2025/7151 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1463 E., 2022/1443 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/292 E., 2022/352 K.
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş olup, işbu karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Düzce ili .... ilçesi ... köyü 1 34... parsel sayılı taşınmazın orman sınırları dışında bulunmasına rağmen orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla ... adına tapuya tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Düzce ili ... ilçesi ... köyü 1 34... parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve 2020/1409 Esas, 2020/3928 Karar sayılı içtihadı doğrultusunda dava konusu taşınmazın, 1948 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışında kalan yer olduğu, bu haliyle artık orman sayılmayan yer olup imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu olabilecek yerlerden olduğu ancak dava konusu taşınmazın eylemli durumu, bitki örtüsü itibariyle ziraat bilirkişi raporu ile orman bilirkişi kurul raporu çelişkili olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-a.6 maddesi gereğince, Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.03.2018 tarihli ve 2017/304 Esas, 2018/179 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile Düzce ili .... ilçesi ... köyü 1 34... parsel sayılı taşınmazın kadastro/fotogrametri uzmanı bilirkişisi .... ve ziraat bilirkişisi ....'ın 06.04.2022 tarihli ortak bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 3710,67 m² yüzölçümlü kesiminin tapu kaydının iptaline, aynı adanın takip eden en son parsel numarası verilerek orman niteliği ile ... adına (şerhlerden ari olarak) tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı ... vekilinin istinaf başvurusu 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından taşınmazın (A) harfli bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve 2020/1409 Esas, 2020/3928 Karar sayılı içtihadı doğrultusunda; dava konusu taşınmazın, 1948 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışında kalan yer olduğu, bu haliyle artık orman sayılmayan yer olup imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu olabilecek yerlerden olduğunun kabulü gereğine değinen Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda karar verilmiş ise de verilen karar usul ve kanuna aykırıdır.
Dava dosyasının incelenmesinde, yöredeki orman kadastrosunun 1948 yılında yapıldığı, yapılan orman kadastrosuna ilişkin 04.06.1948 tarihli Bolu ilinin .... ilçesine bağlı ... köyünün .... tarlası ve ... Mahallesi civar ormanlarının tahdit ve tesciline mütedair umumi mazbatada "Bu köy hududu dahilinde bulunan Devlet ormanlarının aynı kaza hududu dahilinde bulunan diğer ormanlarla irtibat ve iltisakı bulunması dolayısıyla mesaha-i sathiyesi henüz tespit edilememiş, köy arazi camiası içinde bulunupta Devlet lehine tahdit edilen ve krokide yerleri gösterilen ormanların mesaha-i sathiyesi 188 hektar bulunduğu arazi camiasının vüsatı ise mülasık köylerin arazi camiası ile birleşmiş bulunması dolayısıyla bu cihetinde henüz tespit edilmesine imkan bulunmadığı" ifadesine yer verildiği, yine 05.06.1948 tarihli Bolu ilinin .... ilçesine bağlı .... Köyü ve Mahalleleri civar Devlet ormanlarının tahdit ve tesciline mütedair umumi mazbata hulasasında "Köy hududu dahilinde bulunan Devlet ormanlarının aynı kaza hududu dahilinde bulunan diğer ormanlara irtibat ve iltisakı bulunması hasebiyle vüsatı henüz tespit edilememiş, yalnız köy arazi camiası içinde kalıp da Devlet namına tahdit edilen orman parçalarının vüsatı 188 hektardan ibaret olduğu" ifadesine yer verildiği, orman kadastro evraklarının ve haritasının tetkikinde söz konusu çalışmalarda yalnızca eylemli durumu orman olan taşınmazlar ile ormana bitişik olan taşınmazların hukuki durumlarının tayin ve tespit edildiği ve köy hududu dahilinde bulunan bir kısım ormanın ise incelemeye tabii tutulmadığı anlaşılmış olup, yörede yapılan bu orman kadastrosununda seri bazda yapıldığı tespit edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın, bahsedilen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışında bırakıldığı, bilahare 1975 yılında aplikasyon ve 2. madde çalışmaları yapıldığı, dava konusu taşınmazın 2007 yılında yapılan kadastro sırasında senetsizden davalı adına tespit gördüğü, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın 1944 tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu ve böylece 13.07.1945 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca dava konusu taşınmazın devletleştirmeye tabi olduğu anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen ilk kararı kaldıran Bölge Adliye Mahkemesi kararında emsal olarak gösterilen Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve 2020/1409 Esas, 2020/3928 Karar sayılı kararı incelendiğinde, mezkur davaya konu taşınmazın ilk kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakıldığı, bilahare 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca kadastroya tabi tutulduğu, yörede 1948 tarihinde seri bazda orman kadastro çalışmaları yapıldığı bilahare 1988 tarihinde de aplikasyon ve 2/B madde çalışmaları ile evvelce orman sınırları dışarısında kalmış ormanların kadastrosunun yapıldığı ve taşınmazın her iki orman kadastrosu çalışmasında da orman sınırları dışarısında bırakıldığı anlaşılmış olup, gerek taşınmazın ilk kadastro sırasında orman olarak tespit harici bırakılması ve bilahare 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca kadastroya tabii tutulması gerekse 1948 yılında yapılan seri bazdaki orman kadastrosundan sonra 1988 yılında orman kadastrosuna tabi tutulması hususları birlikte değerlendirildiğinde, temyize konu taşınmaz ile aynı hukuki durumda bulunmadığı açıktır.
Kaldı ki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ile muhtelif dairelerinin yerleşmiş uygulamalarına göre ... tarafından bir taşınmazın kamu malı olduğu iddiasıyla her zaman dava açılabileceğinin kabul edildiği kuşkusuzdur.
Davacı ... tarafından aynı taleple açılan ve İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda eski tarihli belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilen emsal dava dosyalarında, İlk Derece Mahkemesi kararlarına karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bir kısmı Dairemizce (2021/10470, 10940, 10426, 10469 Esas sayılı dosyalar) onandığı gibi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2025/8-49 Esas ve 2025/487 Karar, 2024/8-790 Esas ve 2025/486 Karar, 2024/8-758 Esas ve 2025/485 Karar sayılı kararları da Dairemiz uygulaması doğrultusundadır.
Hal böyle olunca, dava konusu taşınmaz hakkında Hazinece orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla açılan eldeki davada, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 1944 tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.