SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2023/3978 E. 2025/7377 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3978

Karar No

2025/7377

Karar Tarihi

9 Aralık 2025

8. Hukuk Dairesi 2023/3978 E. , 2025/7377 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/30 E., 2021/140 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili ve davacı ... vekili tarafından duruşma istemli; davacı ... ve arkadaşları vekili ve asli müdahil ... tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle; duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro çalışmaları sırasında, Aydın ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 879 parsel sayılı ve 760.875 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılarak tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 879 parsel sayılı taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir..... müdahil ... ve arkadaşları müdahale dilekçesinde aynı iddialara dayanarak davaya katılmışlardır.
...müdahil Hazine temsilcisi müdahale dilekçesinde; 879 parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğuna dayanarak, ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesinde; tapu kaydı, vergi ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 879 parsel sayılı taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtayca bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında; "Davacılardan ... ve arkadaşları ile diğer davacı ... iddialarında tapu kayıtlarına dayanmışlardır. Tapu kayıtlarının mahkemece yerinde yapılan uygulamasında sınırları ayrı ayrı belli edilmemiş ve komşu parsellere revizyon gören kayıtlar getirtilmek suretiyle yerel bilirkişilerin sözleri denetlenmemiştir. ... ve arkadaşlarının dayandığı ve ilk oluşumu Nisan 1289 tarihli ve 505 sayılı olup, bunun gittisi olan 1324 tarihli ve 35 sayılı tapu kaydında kuzey sınırı... olarak yazılıdır. ...'nın dayandığı Nisan 1289 tarihli ve 550 sayılı tapu kaydında malik... olarak yazılı bulunmaktadır. Davacıların dayandıkları bu tapu kayıtlarının birbirini sınır gösterip göstermediği ve mizahlı parselin ayrı ayrı yerlerine ait bulunup bulunmadığı üzerinde durulmamış ve bu yönden bir araştırma yapılmamıştır. Nizalı parsel tapulama sırasında mera olduğu belirtilerek ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Mera araştırmalarında komşu köyden seçilecek bilirkişi ve tanık sözleri esas alınmak suretiyle hüküm tesis edilmesi gerekir. Zira bir davanın sonucunda yararı bulunan kişilerin sözlerine değer verilerek hüküm tesis edilemez. Mahkemece dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar ... köyüne mensup kişilerden oluşmuş bulunmaktadır. Bu nedenle gerek davacıların dayandıkları tapu kayıtları ve gerek tespite esas alınan 365 tahrir sıra numaralı vergi kaydı komşu köylerden seçilecek ve yöreyi iyi bilen yaşlı yerel bilirkişilerin bilgi ve düşüncelerinden yararlanılmak suretiyle uzman bilirkişi hazır bulundurularak yerinde uygulanmalı sınırlar ayrı ayrı araştırılmalı bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletmek olanağı tanınmalı ve komşu parsellere revizyon gören kayıtlar bulunduğu takdirde bu kayıtlar dahi getirtilerek yerel bilirkişilerin sözleri denetlenmek suretiyle kayıtlar gereği gibi yerinde uygulanmalıdır. Ayrıca uzman bilirkişiye çizilecek krokide sınır yerleri ayrı ayrı gösterilmelidir. Bundan başka davacılar ayrı ayrı tapu kayıtlarına dayanmış olmalarına göre bu tapu kayıtlarının birbirini komşu gösterip göstermediği yönü üzerinde durulmalı ve nizalı parsel üzerinde kapsamları ayrı ayrı belli edilmelidir. Komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi ve tanık sözleriyle dava konusu parselin tümünün ya da bir bölümünün başlangıcı bilinmeyen bir zamandan (kadimden) beri geleneksel bir şekilde davalı köy tüzel kişiliği tarafından mera olarak kullana geldiğinin saptanması halinde meraların niteliği itibariyle özel mülkiyete konu olamayacağı ve özel mülkiyete ilişkin kanun hükümleriyle gerek kayden ve gerek kazandırıcı zamanaşımına dayanılarak iktisap olunamayacağı düşünülmeli ve bu esaslar çerçevesinde deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Keşif, bilirkişi raporları ve hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazın öteden beri çalılık, kayalık ve otlak niteliğinde olduğu, gerçek kişilerin tapu kaydının mevki ve sınırları itibariyle taşınmaza uyduğunun ispat edilemediği gibi eylemli zilyetliklerinin de olmadığı" gerekçesiyle, Hazinenin davasının kabulüne, diğer davaların reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili ve asli müdahil ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili ve asli müdahil ...'ın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10'ar TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim