Yargıtay yargitay 2023/3961 E. 2025/7098 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/3961
2025/7098
1 Aralık 2025
8. Hukuk Dairesi 2023/3961 E. , 2025/7098 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/407 E., 2023/65 K.
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... ili .... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ..... parsel sayılı ve 78,51 m² yüzölçümündeki taşınmaz bahçe vasfıyla, ..... parsel sayılı 349,93 m² yüzölçümündeki taşınmaz arsa vasfıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu oldukları belirtilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; .... köyü köy . ... bulunan doğusu davacıya ait 115 parsel, batısı yol, kuzeyi yol, güneyi ... tarlası ile çevrili yaklaşık 300 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile aynı mevkide doğusu ... ..'a ait 2744 parsel, batısı davacıya ait 115 parsel, kuzeyi yol, güneyi .... tarlası ile çevrili yaklaşık 200 metrekare yüzölçümündeki iki parça taşınmazın daha önce .... zilyetliğinde olduğunu, ona da kayınpederinden kaldığını, taşınmazın.... tarafından ... ...’ya satıldığını, davacının da ... ...’dan satın aldığını, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Dairemizin 27.12.2021 tarihli ve 2021/8644 Esas, 2021/12956 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; 1995 basımı memleket haritasında dava konusu yerlerin iskan sahası olarak göründüğü halde taşınmaz bölümlerinin ilk olarak hangi tarihte imar planı kapsamına alındıkları ve imar planının ne zaman kesinleştiği araştırılmadığı gibi, 1981 basımı memleket haritasında dava konusu taşınmaz bölümlerinin yapraklı ağaç rumuzlu alanda kaldığı belirtilmesine rağmen taşınmazların üzerinde hangi ağaçların bulunduğunun açıklanmadığı, ayrıca dava konusu taşınmaz bölümlerinin ortasında yer alan 60 parsel sayılı taşınmazın kime ait olduğu ve kim tarafından kullanıldığı yönünden de herhangi bir araştırma yapılmadığı belirtilerek, hükmün eksik inceleme ve araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı sonrasında dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
Kadastro Mahkemesince aktarılan dava dosyası ve kadastro tutanakları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; Yargıtay bozma ilamında belirtilen eksikliklerin giderildiği, dava konusu taşınmazların 2018 yılında imar planı kapsamına alındığı, dava konusu .... Mahallesi 280 81... ve 148 parsel sayılı taşınmazların dava tarihi olan 2006 yılından önceki 20 yıldan fazla süre boyunca imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirildiği ve davacının da satın almak sureti ile zilyetliği sürdürdüğü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 17. maddesinde ve bu maddenin atfıyla aynı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen imar ve ihya yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1998/8-347 Esas, 1998/394 Karar sayılı ilamı ile açıklandığı üzere, kazanma koşullarının oluşmasından sonra Hazineye satın almak için başvurmanın davacı aleyhine değerlendirilemeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulüne, dava konusu Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 280 81... ve 145 parsel sayılı taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca kadastro çalışması yapıldığını, taşınmazın şahıs adına tescil edilebilmesi için tespit dışı bırakılma tarihinden sonra imar ihya edilmesi ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten itibaren 20 yılı aşkın süre kanunun aradığı şartlarda kullanılması gerektiğini, bu şartların davacı yararına oluşmadığını, dava konusu taşınmazın temizlenmesi ve açıklık alanda kalmasının imar ihyasının tamamlandığı yönünde yorumlanamayacağını, davacı tarafından Hazineden satın alma talebinde bulunulmasının da davacının Hazinenin mülkiyet hakkını tanıdığı ve taşınmaza malik sıfatıyla zilyet olmadığını gösterdiğini, davacının taşınmazdaki kullanımının kesintisiz olmadığını, dava konusu taşınmazın imar planı ve su toplama havzası kapsamında kaldığını, bu nedenle özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili, temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Belediye sınırları içinde ve imar planı kapsamında kaldığını, ayrıca imar ihya ve zilyetlikle kazanma koşullarının davacı bakımından oluşmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davalı ... Başkanlığından alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.