Yargıtay yargitay 2022/6505 E. 2025/7327 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2022/6505
2025/7327
8 Aralık 2025
8. Hukuk Dairesi 2022/6505 E. , 2025/7327 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/417 E., 2022/107 K.
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... vekili, Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Adana ili ... ilçesi .... köyünde bulunan sınırlarını belirttiği 7.500 metrekarelik taşınmazı imar ve ihya ederek yirmi yılı aşkın süredir kullandığını belirterek, taşınmazın müvekkili adına tescilini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...çekişmeli taşınmazda davacının zilyedliği varsa da; yörede orman kadastrosunun yapılmadığı, zilyedliğin orman kadastrosunun yapılıp kesinleşmesinden sonra değerlendirilebileceği..." gerekçesiyle davanın reddine, Hazinenin tescil talebinin kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 6.479 m² yüzölçümündeki taşınmazın arsa niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalı ... İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.01.2015 tarihli ve 2014/10338 Esas, 2015/409 Karar sayılı ilamıyla "...somut olayda arazi kadastrosunun 1951 yılında 5602 sayılı Tapulama Kanunu hükümleri gereğince yapıldığı ve taşınmazın taşlık olarak tespit dışı bırakılmış olduğundan, uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesinin zorunlu olduğu, hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda taşınmazın 19 57... tarihli memleket haritasında açık ve bağlık alanda olduğunun açıklandığı ancak hava fotoğrafı eklenmemiş olması nedeniyle Dairece geri çevrilmesine karar verildiği, ancak, yine hava fotoğraflarının uygulanmadığı, ayrıca, dava ve karar tarihinden sonra yapılan orman kadastro çalışmasında bu köyde orman bulunmadığının zapta geçirildiği, bu durumda taşınmazın orman kadastro sınırları dışında kaldığının kabulü gerekeceğinden davacı yönünden davanın, orman kadastrosuna itiraza dönüşmeyeceği ve öncesinde orman olarak da tespit harici bırakılmadığına göre mahkemenin red gerekçesinin somut olayda uygulanamayacağı, taşınmazla ilgili orman ve imar-ihya araştırması yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, Adana ili ... ilçesi ... köyünde yer alan ve fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) harfi ile gösterilen 7.050,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Orman İdaresi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 26.01.2021 tarihli ve 2020/3902 Esas, 2021/310 Karar sayılı ilamıyla "...hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi Ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri uyarınca ... ve ...'nın da ilgili kamu tüzel kişisi olarak davada yer alması gerektiği..." gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "...Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ve ... davaya dahil edilerek usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, mahkemece toplanan delillere, uyulan bozma ilamına, yapılan keşfe ve alınan bilirkişi raporuna göre orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı taraf lehine zilyetlikle kazanma süresi ve koşullarının gerçekleştiği..." gerekçesiyle davanın kabulüne, Adana ili .... ilçesi .... köyü ... mevkinde kain 18.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda (A-1) ile gösterilen 7.050,05 m²lik taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... vekili, Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince her ne kadar yazılı şekilde karar verilmiş ise de dava konusu taşınmaz imar-ihyaya muhtaç yerlerden olduğu halde, imar planının kesinleşme tarihi hususunda araştırma yapılmadığı, jeodezi bilirkişi raporunda imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığına dair değerlendirme yapılmadığı, yalnızca hava fotoğraflarının kadastro paftası üzerine çakıştırılmasıyla yetinildiği, ziraat bilirkişi raporunda belirtilen taşınmazın doğu ve güney kısımlarına Devlet Su İşleri kanallarının temizlenmesi sırasında çıkan toprağın taşınmasının imar-ihya sayılamayacağı anlaşıldığından eksik inceleme neticesinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O halde İlk Derece Mahkemesince, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, ayrıca dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde imar planının ilk kesinleşme tarihinin ne zaman olduğu hususunun araştırılarak buna ilişkin evrakın dosya arasına getirtilerek bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile bir orman mühendisi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi, bir ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişinin katılımıyla taşınmazların bulunduğu bölgenin coğrafi konumu da dikkate alınmak sureti ile yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, imar ihya edilmeyen, yer yer taşlık, kayalık olan yerler ayrılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik olarak ve temin edilebilecek en eski tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, arazinin ekonomik amaca uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren olduğu, imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, kullanıma ara verilip verilmediği hususlarında rapor düzenlettirilmeli; ziraatçi bilirkişi kuruluna, dava konusu taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığını, ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü, dava konusu taşınmazın niteliğini, kullanım durumunu ve zilyetlik süresini kesin olarak belirleyen, komşu parsellerle aralarında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, çelişkileri giderir, ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlettirilmeli; fen bilirkişisinden, keşfi takibe imkan verir kroki ve rapor alınmalı; bu şekilde zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli, zilyetlikle kazanım koşullarının varlığı halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca yöntemine uygun şekilde belgesiz araştırması yapılmalı ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de taşınmazın niteliğinin belirlenmemesi ve hükme dayanak fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılması yönünde hüküm kurulmaması da isabetsiz olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığına iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.