SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2022/5785 E. 2025/7329 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5785

Karar No

2025/7329

Karar Tarihi

8 Aralık 2025

8. Hukuk Dairesi 2022/5785 E. , 2025/7329 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/285 E., 2021/236 K..
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... İdaresi vekili ve .... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı ... dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği .... köyü, .... mevkinde bulunan yaklaşık 500 metrekarelik taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, dava konusu 470,25 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesine üzerine Dairemizin 20.03.2003 tarihli ve 2003/1088 Esas, 2003/1802 Karar sayılı kararı ile taraf teşkilinin sağlanması gerektiğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 28.09.2001 tarihli fen bilirkişi raporunda 400,25 m² yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.05.2013 tarihli ve 2012/15217 Esas, 2013/6088 Karar sayılı ilamıyla; "...tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Kanununun 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ve ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdirî delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli hava fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden ya da kadastro tespit tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topoğrafik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift hava fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerektiği..." hususlarına değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, Antalya ili Alanya ilçesi .... Mahallesinde bulunan ve fen bilirkişisinin krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 470,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine vekili Orman İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.11.2020 tarihli ve 2020/8588 Esas, 2020/4997 Karar sayılı ilamıyla; "...davada, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın da ilgili kamu tüzel kişisi olarak yer alması zorunlu olduğu halde bu yön gözardı edilerek esasa ilişkin karar verilmesinin isabetsiz olduğu gibi; dava konusu taşınmaz bölümünün eski tarihli ve dava tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğraflarındaki durumunun incelenmediği, temyize konu taşınmaz bölümünün orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığının usulünce araştırılmamış olmasının hüküm vermeye yeterli bulunmadığı..." gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına yapılan uyularak yargılama sonunda; "...Dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ve yerleşik Yargıtay İçtihatları göz önünde bulundurularak, davacı ve ailesinin dava konusu yerde yapılan tapulama tarihinde itibaren 20 yıldan fazla, aralıksız, fasılasız, malik sıfatıyla zilyet olarak bulunulduğu, buna yapılan ilanlara rağmen itiraz eden olmadığı, yerin davacı ve satın aldığı önceki malik tarafından kullanılageldiği, uzun yıllardan beri tarım yapılan kadim tarım arazisi olduğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.09.2015 havale tarihli krokili raporda (A) harfi ile gösterilen 470,26 m²lik taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, krokili raporun kararın eki sayılmasına
karar verilmiş
; hüküm, davalılar .... İdaresi ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince her ne kadar yazılı şekilde karar verilmiş ise de 26.10.2021 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunun 5. sayfasında, "19 75... tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın beyaz fonda açık alanda kaldığı, üzerinde orman ağaç ve ağaççığının bulunmadığı" belirtilmiş ancak aynı raporun 6. sayfasında, "1975 tarihli hava fotoğrafında görüldüğü üzere taşınmaz ve çevresinin çalılık bir yapıda olduğu" ifade edilmiş, bu yönüyle raporun kendi içerisinde çelişki oluşmuş, yine bilirkişi raporunda imar-ihyasının en az 35-40 yıl önce tamamlandığı bildirilmiş ise de, rapor tarihi olan 2021 yılından 40 yıl öncesinin 1981 yıllarına tekabül ettiği, dava tarihine kadar yirmi yıllık zilyetlik süresinin dolup dolmadığı husunda tereddüt oluştuğu, öte yandan bozma öncesi verilen kararda 400 m²lik taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verildiği, işbu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi nedeniyle davalı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu ve bu miktarı aşacak şekilde karar verilemeyeceği gibi eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
O halde İlk Derece Mahkemesince, kadastro tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 1 orman mühendisi, 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 1 ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişinin katılımıyla taşınmazların bulunduğu bölgenin coğrafi konumu da dikkate alınmak sureti ile yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, imar ihya edilen yerler varsa tespit edilerek raporda gösterilmeli, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik olarak ve temin edilebilecek en eski tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, arazinin ekonomik amaca uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren olduğu, imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, kullanıma ara verilip verilmediği hususlarında rapor düzenlettirilmeli; ziraatçi bilirkişisine, dava konusu taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığını, ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü, dava konusu taşınmazın niteliğini, kullanım durumunu ve zilyetlik süresini kesin olarak belirleyen, komşu parsellerle aralarında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, çelişkileri giderir, ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlettirilmeli; fen bilirkişisinden, keşfi takibe imkan verir kroki ve rapor alınmalı; bu şekilde zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli, zilyetlikle kazanım koşullarının varlığı halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca yöntemine uygun şekilde belgesiz araştırması yapılmalı ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince bu yönler göz ardı edilerek eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalılar Orman İdaresi vekili ve Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim