Yargıtay yargitay 2022/5750 E. 2025/7330 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2022/5750
2025/7330
8 Aralık 2025
8. Hukuk Dairesi 2022/5750 E. , 2025/7330 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/368 E., 2021/153 K.
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdiği ... köyü ... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, 1970 yılında müvekkilince satın alındığını, üzerine dam, samanlık, kümes inşa edip ağaçlar diktiğini, bir kısmını da bahçe ve müştemilat olarak imar ihya ettiğini belirterek, taşınmazın müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava dilekçesinde sınırları yazılı krokide (A) ile gösterilen 1.752,08 m² yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.03.2013 tarihli ve 2012/12999 Esas, 2013/2484 Karar sayılı ilamıyla; "...Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 2001 yılında orman kadastrosu yapıldığı ve dava tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresi geçmediği dikkate alınarak usûlüne uygun orman araştırması yapılmadığı, yapılan keşifte mahallî bilirkişi dinlenilmediği, ziraat bilirkişi raporunun da taşınmazın niteliğini belirlemede yetersiz olup bu rapora dayanılarak hüküm kurulamayacağı..." gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı yararına zilyetlike kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.09.2018 tarihli ve 2018/1148 Esas, 2018/5712 Karar sayılı ilamıyla: "...taşınmazın en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki durumu ile dava tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğraflarındaki durumu incelenmemiş, taşınmaz üzerindeki imar ihyanın hangi tarihte başladığı ve bitirilip bitirilmediğinin araştırılmadığı, orman ve imar-ihya-zilyetlik araştırması yapılması gerektiği..." gereğine değinilerek hüküm yine bozulmuş, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "...dava konusu arazinin zemini ile birlikte orman sayılan yerlerden olup olmadığı, orman içi açıklık olup olmadığı, arazinin kültür seviyesi ile birlikte değerlendirildiğinde zilyetlikle kazanmaya müsait yerlerden olup olmadığı incelenmiş bu bakımdan, dava konusu yerin krokisi çıkarılıp yerin orman içi açıklık olmadığı, üzerinin ve zeminin orman sayılmadığı ancak fen bilirkişisinin krokisinde belirttiği şekilde ilgili harfin orman sayılan yerlerden kaldığı görüldüğünden geri kalan kısmın zilyetlikle kazanmaya müsait olup açıklandığı üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinin şartlarının oluştuğu" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 08.04.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen alanın davacılar adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar şeklinde hüküm kurulmuş, bu hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.