Yargıtay yargitay 2022/5295 E. 2025/7472 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2022/5295
2025/7472
10 Aralık 2025
8. Hukuk Dairesi 2022/5295 E. , 2025/7472 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/3 E., 2022/30 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili ... ilçesi ... köyünde bulunup, dava dilekçesine ekli krokide sınırları gösterilen (A), (B), (C), (D), (E), (F), (G), (H), (I), (J), (K), (L), (M), (N) ve (O) harfleri ile rumuzlandırılan taşınmaz bölümlerinin evveliyatı itibarıyla orman sayılan yerlerden olmasına rağmen, Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürlüğü 60 numaralı Kadastro Komisyonunca 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılan orman kadastrosu sırasında, hatalı olarak orman sınırları dışarısında bırakıldığını ileri sürerek, tespitin iptali ile (A), (B), (C), (D), (E), (F), (G), (H), (I), (J), (K), (L), (M), (N) ve (O) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin orman sınırları içerisine alınarak, dava konusu yerlerin orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; İlk Derece Mahkemesince her bir parsel hakkında tefrik kararı verilerek eldeki davaya (D) harfi ile gösterilen parsel yönünden devam edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davalı Bakanlık aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, dava dilekçesi ekinde yer alan krokide (D) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne yönelik davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisi ...'in 30.05.2016 havale tarihli raporunda (D1) harfi ile gösterilen 70.230,10 m²lik taşınmaz bölümüne yönelik açılan davanın reddine, aynı raporda (D2) harfi ile gösterilen 16.104,41 m²lik ve (D3) harfi ile gösterilen 18.103,05 m²lik taşınmaz bölümlerine yönelik açılan davanın kabulü ile (D2) ve (D3) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin orman sınırları içine alınmasına dair kararın, davacı ... İdaresi ve davalı Hazine vekilleri tarafından esasa ilişkin olarak, davalı ... ve Su İşleri Bakanlığı vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyizi üzerine Dairemizin 20.10.2021 tarihli ve 2021/13052 Esas, 2021/10641 Karar sayılı ilamıyla; "eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verildiği, 6831 sayılı Kanun'un 11/3 üncü maddesine göre hak sahibi gerçek kişilerin de eldeki davada kanuni hasım oldukları gözetilerek taraf teşkilinin sağlanmadı, dava konusu taşınmaz bölümünün en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasındaki durumu incelenerek taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmediği, Orman İdaresinin tescil talebi hakkında görevsizlik kararı verilmesi gerektiği hususunun da göz önüne alınmadığına değinildikten sonra, ilgili birimlerden davaya konu orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin getirtilmesi, yine yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı temin edilerek dosya arasına alınması, dava konusu taşınmaz bölümünün orman kadastrosuna göre konumu belirlenip orman kadastro tutanaklarının ilgili taşınmaz hakkındaki bölümünde adları yer alan hak sahibi gerçek kişiler ile dava konusu taşınmaz bölümleri tapulu ise tapu kayıt maliklerinin davaya dahil edilmesi sağlanarak, iddia ve savunmaları doğrultusunda delillerinin toplanması, bu kişilerce açılan davalar varsa eldeki dava ile birleştirme hususunun değerlendirilmesi, ondan sonra yöntemince orman araştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz bölümün orman sayılan yerlerden olup olmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması, kabule göre de davacı ... İdaresinin taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep ettiği de dikkate alınarak tescil talebi yönünden görevsizlik kararı verilmemesinin de hatalı olduğu" gereğine değinilerek, bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalı Bakanlık aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, "uzman bilirkişi heyeti tarafından 19 73... tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada, rapora ekli krokide (D1), (D2) ve (D3) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, bilirkişi raporlarında (D1) harfi ile gösterilen 70.230,10 m², (D2) harfi ile gösterilen 16.104,41 m² ve (D3) harfi ile gösterilen 18.103,05 m² yüzölçümlü taşınmaz bölümlerinin orman sınırları içerisine alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz bölümlerinin bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanun'a göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması 19.12.2013 tarihinde ilân edilmiş ve eldeki dava nedeniyle kesinleşmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyulmuş olmasına rağmen, bozma gerekleri yerine getirilmeden eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulmuştur.
Şöyle ki; bozma ilamında dava konusu taşınmaz bölümlerinin öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi açısından en eski tarihli hava fotoğrafının incelenmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda 19 73... yılların ait hava fotoğrafı incelenmiştir. Anılan bu hava fotoğrafı, yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafı değildir....Genel Müdürlüğü tarafından İlk Derece Mahkemesine gönderilen 27.03.2022 tarihli cevabi yazıda, dava konusu taşınmaz bölümlerinin bulunduğu yöreye ait en eski hava fotoğraflarının 19 52... tarihli olduğu görülmektedir. Bu nedenle, hükme esas alınan orman bilirkişi raporu uyuşmazlık konusu yerin niteliğini belirleme noktasında yeterli bulunmamaktadır. Bunun yanında, bozma öncesinde orman bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 19.03.2021 havale tarihli raporda, 1954 yılı hava fotoğrafında dava konusu (D1) harfi ile rumuzlandırılan taşınmaz bölümü üzerinde Antep fıstığı ağaçlarının bulunduğu tespiti yapılmış; ne var ki, ziraat bilirkişiden alınan raporda ise, anılan bölüm üzerindeki Antep fıstığı ağaçlarının, menengiç ağacından aşılama yoluyla mı yoksa dikim yoluyla mı yetiştikleri, aşılama yoluyla yetiştirilmiş iseler aşı yaşları ve sayısı ayrıntılı olarak açıklanmamıştır. Bu şekilde eksik araştırmaya dayalı bilirkişi raporuna göre karar verilemez.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için, yöreye ait en eski tarihli olan 19 52... yılı hava fotoğrafları ve bu fotoğraflar esas alınarak üretilmiş memleket haritaları getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen ... ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz bölümleri ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmaz bölümlerinin öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişisi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmaz bölümleri çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmaz bölümlerinin gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak dava konusu taşınmaz bölümlerinin niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı, 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığı; ziraat mühendisi bilirkişisinden ise, uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümlerinin tarımsal niteliğini bildirir biçimde, toprak yapısını, eğimini, bitki deseni ve diğer yönlerden orman vasfında olup olmadıklarını, dava konusu kısımların orman parsellerinden nasıl ayrıldığını, zirai durumunu, taşınmazın üzerindeki Antep fıstığı ağaçlarının menengiç ağacından aşılama olup olmadığı, eğer menengiçten aşılama ise aşı yaşları ile kök yaşlarının belirlenmesi ve üzerinde sürdürülen zilyetlik mevcut ise zilyetliğin şeklini ve süresini açıklayan, taşınmaz bölümlerinin değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve dava konusu taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olup olmadıkları tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince, anılan hususlar gözden kaçırılarak, yanılgılı değerlendirme ile ve dahi bozma gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesi usûl ve kanuna uygun bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.