Yargıtay yargitay 2025/9314 E. 2025/9550 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/9314
2025/9550
1 Aralık 2025
8. Ceza Dairesi 2025/9314 E. , 2025/9550 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/4140 E., 2024/1851 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2024 tarihli ve 2024/486 Esas, 2024/621 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 43/1, 62/1, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 10... ay hapis cezası ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 09.09.2024 tarihli ve 2024/4140 Esas, 2024/1851 Karar sayılı kararı ile; ''sanık müdafinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine '' karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
Delillerin hukuka aykırı toplandığı, tanık beyanlarının çelişkili olduğu, yeterli ve somut delil bulunmadığı, delillerin hatalı değerlendirildiği, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/-e fıkrası atfıyla 289/-e maddesi gereği ''Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması'' hükmü dikkate alındığında, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 02.07.2024 tarihli ve 2023/611 Esas, 2024/1587 Karar sayılı kararı ile ''Yargılama konusu suçun CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafiliği gerektirdiği, aynı Kanun'un 188/1. maddesinde ise; duruşmada "kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiinin hazır bulanması şarttır" şeklindeki düzenleme ile "zorunlu müdafiinin" duruşmada hazır bulunması gerekenler arasında sayıldığı gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde sanık ... müdafiinin yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 289/1-e maddesine aykırı davranılması, kanuna aykırı, sanık müdafiinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün bozulmasına'' yönünde verilen kararın, Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli 2024/6-4 90... /197 karar sayılı kararında, ''bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları” kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla Tebliğname'deki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
15.09.2018 tarihinde sanığın aracında yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçirilmesi ve bu eylem nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınarak tutuklanmasına karar verildiği ve 16.10.2018 tarihinde tahliye edilmesi suretiyle hukuki ve fiili kesintinin oluştuğu, akabinde sanığın suç işleme kararını yenileyerek 05.12.2018 tarihinde tekrar suç işlediği; ikinci suç kapsamında da sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan soruşturma başlatıldığı, hakkında ifade alma adli işlemlerinin yapıldığı ve serbest bırakıldığı, bu suretle hukuki ve fiili kesintinin oluştuğunun anlaşılması karşısında; belirtilen eylemlerin iki ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edildiği anlaşılmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dava dosyası kapsamına göre;
-15.09.2018 tarihinde Cumhuriyet Savcılığından alınan arama emri gereği sanığın aracında yapılan aramada bulunan metamfetamin maddelerine el konulduğu,
-05.12.2018 tarihinde şüphe üzerine durdurulan kullanıcı ...'a üzerinde suç unsurunun bulunup bulunmadığının sorulması üzerine rızaen iki adet metamfetamin maddesini teslim ettiği ve muhafaza altına alındığı iddialarına ilişkin olarak;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, olay tutanakları, araç arama kararı ve arama tutanağı, ele geçirilen uyuşturucu maddeler, uzmanlık raporları, iletişimin dinlenilmesi ve kayda alınmasına ilişkin tutanaklar, kullanıcı ...'un müdafii eşliğinde kollukta alınan ifadesi ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımın yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi gereği adli para cezasına ilişkin taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken, infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 09.09.2024 tarihli ve 2024/4140 Esas, 2024/1851 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının B1. maddesinin 7. paragrafının çıkartılarak yerine ''taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi, suretiyle Tebliğname'ye aykırı olarak oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.