Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/17300
2025/11403
25 Aralık 2025
8. Ceza Dairesi 2024/17300 E. , 2025/11403 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/341 E., 2024/156 K.
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2023 tarihli ve 2023/401 Esas, 2023/473 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uyulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 05.02.2024 tarihli ve 2024/341 Esas, 2024/156 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiince yapılan istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz istemi
Sanığın atılı suçu işlemediğine, dosyadaki aleyhe beyan ve tutanakları kabul etmediklerine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, istihbari bilgi, parmak izi veya güven alımı gibi somut delillerin olmadığına, sanığın kullanıcı olduğuna, sanık hakkında takdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Sanığın 03.11.2021 tarihli eylem nedeniyle aynı Cumhuriyet savcısınca ifadesinin alınarak serbest bırakıldıktan sonra 02.12.2021 tarihli suçu işlediği, bu suç nedeniyle hakkında adli kontrol kararı verildiği, ardından 31.01.20 22... .02.2022 tarihli eylemlerin gerçekleştiği, eylemler arasında fiili ve hukuki kesinti oluştuktan sonra yeni bir suç işleme kararı çerçevesinde gerçekleşen fiiller sebebiyle sanık hakkında üç ayrı suçtan mahkumiyet hükmü kurulması, 31.01.20 22... .02.2022 tarihli eylemleri ise zincirleme şeklinde gerçekleştirmesi nedeniyle bu suçlar yönünden 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanması gerekirken, tüm eylemler yönünden 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Asıl ve birleşen dava dosyaları kapsamına göre,
Ana dosyadaki suç tarihi olan 02.12.2021 tarihinde, sanığın kullanımında olan motosikletin şüphe üzerine durdurulmaya çalışılması üzerine sanığın kaçtığı ve kovalama sonucu yakalandığı, kovalama sırasında sanık tarafından yere atıldığı görülen kutunun içerisinde değişik türde ve miktarlarda uyuşturucu ele geçirildiği, motosiklette yolcu olarak bulunan kullanıcı Ç.K. isimli kişinin üzerinden bir miktar uyuşturucu ele geçirildiği, kullanıcının teslim ettiği uyuşturucuyu sanıktan aldığını söylediği, sanığın da alınan ifadesinde kullanıcıya uyuşturucu vereceğini ikrar ettiği, sanığın ikametinde yapılan aramada da değişik türde bir miktar uyuşturucu bulunduğu, sanık hakkında bu eylemden dolayı 03.12.2021 tarihinde adli kontrol kararı verildiği,
Birleşen dosyadaki suç tarihi olan 03.11.2021 tarihinde, kolluğun devriye görevi sırasında sanığın ve arkadaşı K.Ç. isimli kişinin bulunduğu plakasız motosikletin şüphe üzerine durdurulduğu, sanığın rızaen üzerinde bulunan değişik türde ve miktarda uyuşturucu maddeyi teslim ettiği ve bu eylemden dolayı aynı tarihte Cumhuriyet savcısınca ifadesinin alınarak serbest bırakıldığı,
Birleşen dosyadaki suç tarihleri olan 31.01.20 22... .02.2022 tarihlerinde, hakkında dinleme kararı bulunan sanığın kullanıcı tanıklar E.S. ve O.K. ile konuşmalarından taraflar arasında uyuşturucu alışverişi gerçekleşeceği şüphesiyle yapılan fiziki takipte sanıkla buluşan kullanıcı tanıklardan rızaen bir miktar uyuşturucu ele geçirildiği, kullanıcı tanık E.S.'nin ilgili maddeyi sanıktan satın aldığını söylediği, kullanıcı tanık O.K. ile sanık arasında birşeyler alıp verdiklerini net olarak gördüklerine ilişkin tutanak mümzilerinin ifade verdikleri, sanığın evinde yapılan aramada da değişik tür ve miktarlarda uyuşturucu ele geçirildiği, sanığın zikredilen şekilde atılı suçu işlediği iddialarına ilişkin olarak;
Asıl ve birleşen davalarda bulunan kolluk tutanakları, iletişim tespit tutanakları, arama kararı ve tutanağı, 31.12.2021, 21.12.2021, 16.02.20 22... .02.2022 tarihli kriminal raporlar, kullanıcı tanıkların ifadeleri, tutanak mümzilerinin ifadeleri, bulunan uyuşturucu maddelerin ele geçirilme şekli ve türüne göre miktarının fazla olması ile sanık savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 05.02.2024 tarihli ve 2024/341 Esas, 2024/156 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle gerekçe yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Zincirleme suçun oluşumu için işlenen suçlar arasında ne kadar zaman geçmesi gerektiği konusunda genel ve mutlak bir kural koymak mümkün olmadığından, hangi süre içerisinde işlenirse işlensin, işlenen suç başlangıçtaki genel niyete veya suç işleme konusunda tek karara dayanıyor ise zincirleme suç hükümleri uygulanacak, ancak işlenen suç failin yeni bir suç işleme kararına dayanıyorsa artık zincirleme suç söz konusu olmayacaktır. Zaman aralığının kısa olması ise kural olarak suç işleme kararında bir değişiklik olmadığına karine teşkil etmektedir.
02.12.2021 tarihli eylemde sanığın kullanıcı tanığa uyuşturucu madde satmak suretiyle, 03.11.2021 tarihinde teslim ettiği uyuşturucu maddeleri ticaretini yapmak amacı ile bulundurmak suretiyle, 31.01.20 22... .02.2022 tarihlerinde de yapılan dinlemeler ve fiziki takipler neticesinde kullanıcı tanıklara uyuşturucu satmak ve evinde ticaretini yapmak amaçlı uyuşturucu bulundurmak suretiyle birbiriyle yakın tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olaylarda, aradan geçen kısa zaman aralığı ve ele geçen maddelerin niteliğinin aynı olması hususları birlikte dikkate alındığında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine dair aleyhine yeterli somut delil bulunmadığı, yakalama, ifade alma, sorguya sevk, ev araması gibi adli işlemlerinin sanığın suç işleme kararında bir değişiklik yapması gerektiği düşüncesinin varsayımsal bir düşünce olduğu, nitekim sanığın 03.11.2021 tarihinde savcılık ifadesi alınıp serbest bırakıldıktan sonra 02.12.2021 tarihli ikinci eylemini gerçekleştirdiği, bu eylem nedeniyle hakkında adli kontrol kararı verildikten sonra da 3. ve 4. Eylemlerini gerçekleştirdiği nazara alındığında sanığın suç işleme kararında bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı, failin iç dünyasını ilgilendiren suç işleme kararının her olayın özelliğine göre suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluşum ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, aksi halde her adli işlemin fiili kesinti olarak kabul edilmesi halinde sanığın çok ağır cezalar ile karşılaşılabileceği, bu durumun ceza adaletini öngören TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 43 üncü maddesinin düzenleniş amacına aykırılık oluşturacağı, Yargıtay'ın yerleşik kararlarının da bu yönde olduğu, ceza hukukundaki cezalandırmanın amacının cezanın caydırıcı olması ile ıslah edici olması amacına dönük olduğu, aşırı ve kanun koyucunun amacını aşan cezaların bu dengenin bozulmasına ve suç işleyen kişinin tekrar topluma kazandırılması amacına aykırılık oluşturacağı ve sanıkların tamamen toplum dışına itilmesine sebebiyet vereceği düşüncesi ile karardaki eleştiri düşüncesine iştirak edilmemiştir. 25.12.2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.