Yargıtay yargitay 2025/776 E. 2025/5112 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/776
2025/5112
1 Aralık 2025
7. Hukuk Dairesi 2025/776 E. , 2025/5112 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1274 E., 2024/2368 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/311 E., 2023/41 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalının 14.07.2015 tarihinde "Protokol" başlıklı akit imzaladıklarını, 88 63... parsel 12 numaralı bağımsız bölümün davacıya ait olduğunu, protokol gereğince taşınmaz üzerine 100.000,00 TL ipotek tesis edildiği için davalı üzerine tescil edilmek zorunda kalındığını, ipotek bedeli bittikten sonra taşınmazın 1/2 hissesinin davacı adına tescil edileceğini, taşınmaz satıldığı taktirde satış miktarı üzerinden davalı yanın ödemiş olduğu ipotek bedeli dışında kalan tüm bedellerin davacıya ait olacağını, davacının 19.10.2020 tarihinde ihtarname ile taşınmazın 1/2 hissesinin devrini talep ettiğini, davalının hiçbir şekilde cevap vermediğini ileri sürerek davalı adına tescil edilen taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, taşınmazın davalı adına kayıtlı olmaması hâlinde veya tescilinin mümkün olmaması durumunda fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak mahiyetinde protokol gereğince taşınmazın değerinin tespit edilerek değeri üzerinden alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu belgenin inanç sözleşmesi muhteviyatını taşımadığını, davacı tarafından işbu davaya dayanak olarak gösterilen evrakta ihtilaf taşımayan tek hususun taşınmazın doğrudan müvekkilinin ödemiş olduğu 150.000,00 TL bedelle üçüncü kişiden satın alınmış olduğunu, dayanak gösterilen belgenin hukuken geçersiz olduğunu, icap ve kabul içeren, inanç sözleşmesi olduğu iddia edilen dava dayanağı belgenin resmî şekilde yapılmaması ve dava tarihinden yaklaşık 7 yıl önce düzenlendiği iddia edilmesine rağmen evrakta taraf imzalarının olmaması nedeni ile hükümsüz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın inanç sözleşmesinin yazılı delille ispat ettiği, dava konusu taşınmazın inançlı işlem kapsamında davalıya devredildiği, esas olarak taşınmazın 1/2 hissesinin davacıya ait olduğu ancak inanç sözleşmesi gereği daha sonra davacıya tapunun iade edilmediği, buna göre tapu iptali ve tescil koşullarının oluşmuş olduğu ancak dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devredilmiş olduğu anlaşıldığından terditli ilk talep olan tapu iptali ve tescilin mümkün olmadığı ve ifa imkânsızlığı bulunduğu gerekçeleri ile davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacının bedel talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın inanç sözleşmesini yazılı delille ispatladığının kabulünün yerinde olduğu, taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olmaması nedeniyle tapu iptali ve tescil davasının reddi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi gereğince taşınmazın rayiç değeri itibariyle alacak davasının kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafça masrafın yatırılmamasına rağmen keşfin icra edildiğini, bu nedenle keşfin usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini, inanç sözleşmesinin esasını oluşturan bir hak devri olmadığından davalının da geri verme borcu oluşmadığını, bu nedenle geçerliliği olmadığı hâlde gerçekliği ispatlanamamış belge hükme esas alınarak davalının aleyhine karar verilmesinin açıkça usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava dayanağı belgenin hukuken geçersiz olduğunun aşikar olduğunu, dava tarihinden yaklaşık 7 yıl önce düzenlendiği iddia edilen bir evrak haricinde dosyaya herhangi bir delil sunulmadığını, icap ve kabullerin yer aldığı evrakta dava tarihi itibariyle kabule ilişkin taraf imzalarının tam olmadığını, bu nedenle söz konusu belgenin geçersiz nitelikte olduğunu, davanın tapu iptali ve tescil davası olmasından kaynaklı tüm hissedarlarının davaya davet edilmesi gerektiğini, tapunun dava dışı üçüncü kişi üzerinde olduğunun tespit edilmesine karşın davaya dahil edilmemiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, protokol başlıklı belgede davalının imzasının Mahkemece tespit ettirildiği bir bilirkişi raporu olmadığını, krediyi davalının çektiğini ve ödediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescili terditli bedel istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.