SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/5228 E. 2025/5158 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/5228

Karar No

2025/5158

Karar Tarihi

3 Aralık 2025

7. Hukuk Dairesi 2025/5228 E. , 2025/5158 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/131 E., 2024/71 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 911, 912, 913, 914, 915, 916, ., ..., 9 20... parsel sayılı taşınmazlarda maliklerinin talebi üzerine imar uygulaması yapıldığını, neticeten 5699, 5700, 5701, 5702, 5703, 5704, ., ..., 57 07... parsel numaraları ile imar parsellerinin tapuya tescil edildiğini, ancak anılan imar uygulamasına esas encümen kararının idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile gayrimenkullerin eski hâliyle davalı malikleri adına tescili suretiyle eski hâle ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava açılmasına davacı sebebiyet verdiğinden yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini istemiş, diğer davalılar davanın reddini savunmuştur.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.03.2014 tarihli ve 2012/3 29... /122 Karar sayılı kararıyla; verilen kesin süre içerisinde eksik harcın tamamlanmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 27.03.2014 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2016/11 60... /8261 Karar sayılı ilâmı ile “kadastral parselin ihyasına ilişkin davalarda hüküm altına alınması gereken karar ilâm harcının maktu olması gerektiğinden verilen kesin sürenin usulüne uygun olmadığı, mahkemece harç tamamlanmaksızın işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği” belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyularak; idareye başvuru şartının dava tarihinde bulunmadığı, sicilin yolsuz tescil niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün bir kısım davalılar tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine anılan karar Dairemizin 06.12.2022 tarihli 2022/39 10... /7501 Karar sayılı kararı ile; “3194 sayılı Yasaya eklenen hüküm uyarınca dava konusu uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesi için” hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile “verilen süre içerisinde veraset ilamı sunulmadığı ve mirasçıları davaya dahil edilmediğinden dahili davalılardan ..., ... ve ... yönünden davanın usulden reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde:
1. Hükmün hukuka aykırı olduğunu, eksik inceleme ve delillerin takdirinde hataya düşülerek tanzim edildiğini,
2. İdareye başvuru şartının dava tarihinde bulunmadığını, bu nedenle somut olayda uygulanamayacağını,
3. Verilen kesin süre içerisinde mirasçılık belgelerinin sunulamadığını, yaşanan şiddetli depremin mücbir sebep oluşturduğunu, bu nedenle süresinde sunamadıklarını, ancak davayı uzatma amacı taşımadıklarından sonradan olsa da mirasçılık belgelerini temin ederek ibraz ettiklerini belirterek hükmü temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, imar uygulamasının iptali nedeniyle kök parselin ihyası suretiyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, özellikle dâhili davalılar ..., ... ve ... dışındaki diğer davalılar yönünden de davanın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesine eklenen yeni fıkra uyarınca reddedildiği ve bu reddin de usule ilişkin olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
03.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y
Dava kadastral parselin ihyâsına ilişkindir. Davacı vekili dava konusu taşınmazın imar uygulamasına tâbi tutulduğunu, imar uygulamalarının idari yargıda iptal edildiğini ve iptal kararının kesinleştiğini ileri sürerek kadastral parselin ihyâsını talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince (İDM) birinci usule ilişkin bozma kararından sonra davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizce 03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu'na 14.02.2020 tarihli ve 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 7. maddesiyle eklenen ek fıkra gerekçe gösterilmek suretiyle uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiği belirtilerek davanın reddedilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulması yönünde hüküm kurulmuştur. İDM'ce bozma kararı doğrultusunda bazı davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş, anılan hüküm Dairemizin Sayın Çoğunluğuca onanmıştır.

Sayın Çoğunlukla aramızda oluşan uyuşmazlık 20.02.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren ek fıkranın yürürlük tarihinden geriye yürütülüp yürütülemeyeceği, buradan hareketle anılan hükme dayalı gerekçe ile davanın reddedilip reddedilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Anayasa’nın 35. maddesinde mülkiyet hakkı güvence altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadına göre mülkiyet hakkı “ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını” kapsamaktadır (AYM, E.2022/105, K.2023/54, 22/03/2023, §19).
Anayasa’nın 36. maddesinde “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” denilmek suretiyle hak arama özgürlüğü güvence altına alınmıştır. Hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri de mahkemeye erişim hakkıdır. “Mahkemeye erişim hakkı, hukuki bir uyuşmazlığın bu konuda karar verme yetkisine sahip bir mahkeme önüne götürülmesi hakkını da kapsar. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en etkili ve güvenceli yolu yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir. Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkının tanınması hak arama özgürlüğünün ön koşulunu oluşturur” (AYM, E.2018/99, K.2021/14, 3/3/2021, § 21). Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28/4/2023 tarihli ve E. 2021/5, K. 2023/2 sayılı kararında da açıkça ifade edildiği üzere “Davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye mahkemeye erişim imkanının tanınması gerekir (YİBBGK, s. 23-24).
Öte yandan Anayasa'nın 2. maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesi uyarınca kanun hükümleri kural olarak yürürlüğünden sonraki olay ve olgulara uygulanabilir. Kanun hükümlerinin yürürlükten önceki olay ve olgulara uygulanabilmesi için bu hususta açık bir hükme yer verilmesi gerekir.

Davacı ile davalılar arasındaki uyuşmazlık Belediye Başkanlığı tarafından yapılan imar uygulamalarına dayalıdır. Davacı söz konusu parselasyon işleminin dava konusu taşınmazlar yönünden idari yargı yerlerince iptal edilmesi üzerine eldeki davayı 20.06.2012 tarihinde açmış olup uyuşmazlığın dava tarihindeki mevzuata göre sonuçlandırılması gerekmektedir. Buna göre söz konusu uyuşmazlıklarda idareye başvuru yolunu öngören ek fıkra 20.06.2012 tarihinde yürürlükte olmadığından anılan fıkra geriye yürütülerek davacının davasının adli yargıda görülemeyeceğine hükmedilmesi, hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.
Açıklanan nedenlerle karın bozulması gerekirken Dairemizin Sayın Çoğunluğunun aksi yöndeki onama kararına iştirak edilememiştir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim