Yargıtay yargitay 2025/4872 E. 2025/5171 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/4872
2025/5171
3 Aralık 2025
7. Hukuk Dairesi 2025/4872 E. , 2025/5171 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2025/198 E., 2025/195 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 8 numaralı bağımsız bölümün davacıya ait olduğunun ispat edildiğini ileri sürerek; taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; “davacı vekilince 19.10.2022 tarihli dilekçesi ile yemin delilinden vazgeçildiği, ikrarın yeminden üstün bir delil olduğuna dair beyanda bulunduğu ve davanın davacı tarafından ispat edilemediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince; “inanç sözleşmesine ilişkin olarak davacı tarafından yazılı sözleşme veya yazılı delil başlangıcına dayalı delil sunulmadığı, ikrar niteliğinde olduğu bildirilen beyanların Dairelerince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 188. maddesi kapsamında ikrar niteliğinde görülmediği, davacı vekilinin 19.10.2022 tarihli dilekçesi ile yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiği ve İlk Derece Mahkemesince ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Kanunu'nun 353/1-b-1. hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce: "davalının katılan sıfatıyla yer aldığı Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/414 Esas sayılı dosyasında, 09.09.2019 tarihli oturumda davalı '...kızımın evine yakın bir yerde, damadım ev aldı. Biz o eve geçtik, kendi evimizi de kiraya verdik. Kirayı da damadımın söylemesi üzerine kızıma veriyorduk..." şeklindeki beyanı ile taşınmazın davacıya ait olduğu kabul edildiği, davacının eski eşi ve davalının kızı ...’nin mağdur-sanık sıfatıyla yargılandığı Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2019 tarihli duruşmasında “...olay tarihinde de çocukları görmek için babamların evine geldi, babamlar bu evi eşimden kiralamıştı, kiracı olarak oturuyordu...' şeklinde beyanda bulunduğu; davalının yukarıda izah edilen Asliye Ceza Mahkemesindeki ikrarı mahkeme içi ikrar niteliğinde olup inanç ilişkisinin kabul edildiği, bir davada yapılan mahkeme içi ikrar başka bir davada da geçerli olup delil teşkil edeceğinden davacının inanç ilişkisini kanıtladığı, Mahkemece davalı ...’nin ikrarı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “davacı tarafından, davalının adına kayıtlı taşınmazın kendisi tarafından satın alındığından bahisle tapu iptal ve tescil davası açılmış olup gelinen aşamada Dairemizin 11.02.2025 tarihli ve 2024/1664 Esas, 2025/655 Karar sayılı ilâmı gereğince mahkeme içi ikrar ile davacının davasını ispatladığı” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davanın ispat edilememiş olduğunu, ceza dosyasındaki beyanın esas alınmış olmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, Mahkemece uyulan Dairemizin bozma ilâmı doğrultusunda hüküm kurulmuş olmasına göre verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.