Yargıtay yargitay 2025/2132 E. 2025/5127 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/2132
2025/5127
2 Aralık 2025
7. Hukuk Dairesi 2025/2132 E. , 2025/5127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2024/212 E., 2024/250 K.
ASIL DAVADA DAVACI-BİRLEŞTİRİLEN
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı-birleştirilen davada davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı-birleştirilen davada davacılar vekili Avukat...ile, karşı taraftan davacı-birleştirilen davada davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl dosya davacısı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.11.2011 tarihinde ölen dedesi ...'e baktığını, bu nedenle ...'in Orhangazi...29.09.2011 tarihli ve 8394 sayılı ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile müvekkiline 487 parseldeki 1/2 hissesi ile 2 94... parseldeki hissesinin tamamını bıraktığını belirterek; Bursa ili, Orhangazi ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ... parselin 1/2 hissesi ile Bursa ili, ... Mahallesinde bulunan 2 94... parseldeki hissesinin tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir.
2. Birleştirilen dosya davacıları vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ...'in müvekkillerinin babası olduğunu; mirasbırakanın tüm malvarlığını ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalıya bıraktığını, sözleşmenin, murisin yaşlılığından faydalanılarak davalının yönlendirmesi sonucunda muris muvazaası suretiyle müvekkillerine intikal edecek payı bertaraf etmek amacıyla ve psikolojik baskı ile yapıldığını, müvekkillerinin muris ile aralarında hiçbir sorun olmadığını, müvekkillerinin Almanya'da çalışmaları nedeni ile Türkiye'ye izne geldiklerinde ve telefonda muris ile sık sık görüştüklerini, mirasbırakanın ekonomik durumunun iyi olduğunu, bakılmaya ihtiyacının olmadığını, zaten davalının da mirasbırakana bakmadığını, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin mirasbırakanın ölümünden 1 ay önce yapıldığını ileri sürerek muris muvazaası nedeni ile ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptalini, uygun görülmezse terditli tenkisini istemiştir.
II. CEVAP
1. Asıl dava davalıları ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; murisin bakım ihtiyacı olmadığını, ekonomik gelirinin olduğunu, davalıların muris ile telefonda, izinlerde ve ortak akrabaları aracılığı ile her zaman görüştüklerini, iyi ilişkiler içinde olduklarını, tüm malvarlığının sözleşmeye konu edilmesi ve bakım ihtiyacı olmaması gibi hususların muvazaayı gösterdiğini, murisin davacının yaşantısından ve davranışlarından şikayetçi olduğunu, davacının yaşından ve saflığından faydalanarak murise zorla sözleşme yaptırdığını, davacının amacının davalıları mirastan yoksun bırakmak olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Birleştirilen dosya davalısı vekili cevap dilekçesinde; asıl talebin ölünceye kadar bakma sözleşmesinin muvazaalı olmaması nedeniyle; terditli talebin ise ivazlı akitlerde tenkisin yasal dayanağının bulunmaması nedeniyle reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.03.2020 tarihli ve 2019/186 Esas, 2020/143 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulü ile ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptaline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 11.03.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 08.04.2021 tarihli ve 2021/410 Esas, 2021/2644 Karar sayılı kararıyla, "...Somut olaya gelince; birleştirilen davada ölünceye kadar bakma sözleşmesinin bakım yükümlüsü ... ...’in mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve murise yaptığı baskı sonucu akdedildiği, aynı zamanda bakım ediminin de yerine getirilmediği iddia edilmiştir. Tarafların gerçek iradelerinin açıklığa kavuşturulması bakımından, sözleşme tarihinde murisin elinde bulunan malvarlığının tespiti ile bakım yükümlüsüne temlik edilen malın bütün mameleke oranı dikkate alınarak, sözleşmeye konu edilen taşınmazların makul olarak değerlendirilebilecek miktarı aşıp aşmadığının ayrıntılı biçimde denetlenmesi gerekirken mahkemece bu yönde bir incelemenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece öncelikle sözleşme tarihinde muris adına kayıtlı taşınmazlar ile murisin de mirasçısı olduğu ve fakat henüz muris adına intikali yapılamış elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlar tespit edilmeli, murisin elinde bulunan malvarlığının değeri ile sözleşmeye konu taşınmazların değeri keşif ve bilirkişi incelemesi ile belirlendikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek murisin maksadı açıklığa kavuşturulmalıdır. Öte yandan sağlığında bakım alacaklısı tarafından ileri sürülebilecek kendisine bakılmadığı iddiasına dayalı olarak hüküm kurulması da doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemenin 25.01.2023 tarihli ve 2022/62 Esas, 2023/41 Karar sayılı kararı ile tüm mamelek ile oranlandığında temlik edilen malın makul miktarı aştığı ve bakım borçlusu ...'nun murise bakmadığı kabul edilerek muris muvazaasının gerçekleştiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulü ile ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptaline karar verilmiştir.
4. Mahkemenin 25.01.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur
5. Dairemizin 05.12.2023 tarihli ve 2023/2283 Esas, 2023/5987 Karar sayılı kararıyla, "...Birleştirilen dava yönünden mahkemece dinlenen tanıklar, bakım borçlusu ...'nun bakım borçlusu ...'e sağlığında bakmadığına ve bakım edimini yerine getirmediğine yönelik beyanlarda bulunmuşlardır. Sözleşmeye göre bakım ediminin yerine getirilmediğine ilişkin iddia, bakım alacaklısı tarafından sağlığında kendisi tarafından ileri sürülebilecek bir husustur. Ölüm tarihinden sonra bakım alacaklısının mirasçılarının bu sebeple sözleşmenin iptalini istemeleri mümkün değildir. Öte yandan, tüm dosya kapsamı, dinlenen tanıklar ve özellikle ölünceye kadar bakma sözleşmesine konu olan taşınmazların parasal değeri dikkate alındığında, mirasbırakanın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla sözleşmeyi yaptığına dair somut delil elde edilememiştir. Mahkemenin aksi düşünce ile ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil isteminin reddine ve muris muvazaasına dayalı sözleşmenin iptaline karar vermesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne 487 parsel (yeni 1 27... parsel) sayılı taşınmazın muris ... adına kayıtlı olan 1/2 hisseye yönelik tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 2 94... parsel sayılı taşınmazın Orhangazi Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/223 Esas, 1999/205 Karar sayılı veraset belgesi uyarınca muris ...'e intikal edecek olan 1/4 payın iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalılar ... ve ...-birleştirilen davada davacılar vekili; miras bırakanın bakım ihtiyacı olmadığını, muris muvazaasının gerçekleştiğini murisin taşınmazlarının önemli bir kısmının sözleşme konusu olduğunu, tenkis taleplerinin incelenmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedeniyle tapu iptal tescil, birleştirilen dosyada ölünceye kadar bakma sözleşmesinin muris muvazaası nedeniyle iptali uygun görülmezse terditli tenkis istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan Mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada bir kısım davalılar ... ve ...-birleştirilen davada davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılan temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 40.000,00 TL'nin bir kısım davalılar-birleştirilen davada davacılar ..., ...’den alınarak davacı-birleştirilen dosya davalısı ...’e verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
9.960,61 Kalan-Asıl davada bir kısım davalılar-birleştirilen davada davacılar
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.