Yargıtay yargitay 2025/2040 E. 2025/5126 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/2040
2025/5126
2 Aralık 2025
7. Hukuk Dairesi 2025/2040 E. , 2025/5126 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/202 E., 2025/35 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar bir kısım davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı ... vd. vekili Avukat ... ile diğer davalılar ... vd. vekili Avukat ... ve ... vekili Avukat ... geldiler. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 172 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla kırk yılı aşkın süreyle vaat borçlusu ... ... ve ...'nın miras bırakanları tarafından malik sıfatıyla zilyet olarak imarsız alanda tarım amacı ile kullanılırken imar uygulamaları sonucunda ifrazen oluşan 48 92... parsel, 48 95... parsel ve 48 92... parseller olarak ayrılan taşımazlar üzerinde gerek TMK'nın 713. maddesi uyarınca ve gerekse miras yoluyla intikali gereken tüm hak ve hisselerin Gaziosmanpaşa ... 14.03.2003 tarihli ve 3680 sayılı düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesiyle 45.000,00 TL bedelle ...'nın yetkili vekili ... tarafından davacıların miras bırakanı ... ...'ye, yine Gaziosmanpaşa ... 16.07.2003 tarihli ve ... yevmiye sayılı satış vaadi sözleşmesiyle 40.000,00 TL bedelle ... ...'un yetkili vekilince davacıların miras bırakanı ... ...'ye devredildiğini, paralarını nakden ve tamamen aldıklarını, zilyetliğini davacıya teslim ettiklerini, taşınmazlar üzerinde ... ... varislerinin ve şirketlerinin kullanımında olan fabrika binası ve bahçesi de bulunup onların kullanımlarının da çekişmesiz ve aralıksız kırk yıldan fazla olduğunu, devam eden davalar sırasında taşınmazların kayıt maliki olarak 1975 yılında vefat eden ...'un mirasçılarının da ortaya çıktıklarını beyan ederek; tapu kayıt maliki olarak 1975 yılında vefat eden ... adına olan tapu kaydının iptali ile zilyetliği devralınan 4892 ada, 10 - 4895 ada, 1- 48 92... parselde kayıtlı taşınmazlara kesintisiz ve çekişmesiz olarak zilyet olunması sebebiyle taşınmazların TMK'nın 713/2 maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı hükümleri uyarınca terditli olarak satış vaadi sözleşmeleri uyarınca davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına zorunlu tescil kararı verilmesini, tescil kararı verilememesi halinde taşınmazların mahkemece saptanacak dava tarihindeki değerinin faiziyle birlikte ..., ... ... mirasçıları ile yetkili vekilleri ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2016 tarihli ve 2015/74 Esas, 2016/260 Karar sayılı kararı ile aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 01.04.20216 tarihli ve 2015/74 Esas, 2016/260 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 27.04.2021 tarihli ve 2018/3468 Esas, 2021/3120 Karar sayılı kararıyla, "... Somut uyuşmazlıkta ise; davalıların murisleri/vaat borçluları ... ... ve ..., taşınmazların kayıt maliki olamadıkları için mülkiyetin devri isteminin ifa olanağı bulunmamaktadır. Ancak, davacı sözleşmenin ifa olanağının bulunmaması nedeniyle 818 sayılı Borçlar Kanununun 96. maddesine (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 112. Maddesine) dayanarak vaat alacaklısı, vaat borçlularının mirasçılarından/davalılardan, verdiklerinin iadesini veya tazminat isteyebilir. Buradaki borcun nedeni, borçlunun taahhüdünü ihlal etmesidir. Borçlunun taahhüdü, genellikle bir akde dayandığından buna "akdi tazminat", borçlunun sorumluluğuna da "akdi sorumluluk" denilmektedir. Borçlar Kanununun 96. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 112. maddesi) gereğince ödenmesi gereken tazminat ise alacaklının müspet zararıdır. Müspet zarardan da, borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne vaziyette bulunacak idi ise bu vaziyetle mamelekin hali hazır vaziyeti arasındaki fark anlaşılmalıdır. Özetle; bu durumda resmi şekil şartını taşıyan sözleşmenin tarafı olan davacıların tazminat istemlerine yönelik talebin de reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının satış vaadi sözleşmesine dayalı TMK'nın 713/2. maddesi hükmü uyarınca açtığı tapu iptali ve tescil talebine ilişkin davanın reddine, davacının terditli tazminat talebi açısından; davalı ...
ve ... mirasçılarına karşı açılan davanın reddine, davalı ... ve... mirasçılarına karşı açılan davanın kabulü ile; toplam 4.218.860 TL tazminatın dava tarihi olan 10.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... ve... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...
miraçılarına miras hisseleri oranında verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
Bir kısım davalılar vekili; satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, zamanaşımı süresinin geçtiğini Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesinde 1993/208 Esas sayılı dosyanın ifa olanağının imkansız hale geldiği tarihin tespiti açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, TMK'nın 713/2. maddesine göre ve terditli olarak satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikincil olarak tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan Mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; özellikle temyiz edenin sıfatına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.