Yargıtay yargitay 2025/1473 E. 2025/5099 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/1473
2025/5099
1 Aralık 2025
7. Hukuk Dairesi 2025/1473 E. , 2025/5099 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2454 E., 2024/2484 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/208 E., 2022/335 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, davanın niteliği gereği duruşma talebinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ... ...'nın torunu olduğunu, murisin 01.08.2013 tarihinde hastalandığını ve 12.09.2013 tarihine kadar Şişli... Hastanesinde yatarak tedavi gördüğünü, bu dönemde davalı eşi ... ile çocukları olan diğer davalıların sahte vekâletname düzenleyerek ve sahte imzalar atarak, murisin malvarlığında haksız tasarruflar yaptıklarını, haksız menfaat temini amacıyla resmî ve özel belgeler düzenlendiğini, malvarlığı aleyhine işlenmiş eylemlerin ıskat sebebi sayılması gerektiğini, murisin, ilgili işlemlerin yapıldığı tarih aralığında (2013-2020) ayırt etme gücünden yoksun olması nedeniyle ıskat hakkını kullanamayacak durumda olduğunu, somut olayın, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 578/4 hükmünde belirtilen durumu oluşturduğunu beyanla davalıların ilgili madde uyarınca mirastan yoksun bırakılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının atanmış mirasçı veya lehine vasiyet edilen kişi olmadığını, mirastan ıskatın mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla mümkün olduğunu, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufta bulunmadığı ya da ölüme bağlı tasarrufta bulunamayacak durumda olduğu hâllerde, bu hakkın mirasçılar tarafından kullanılması gerektiğini, müvekkili ... tarafından ... ...'nın ... ve talimatları ile sağlığında ölüme bağlı tasarruf şeklinde değil, sağlararası hukuki işlem yapıldığını beyanla, davanın öncelikle usulden aktif husumet nedeni ile reddine, aksi taktirde şartları oluşmayan davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalıların ...'in mirasçıları oldukları, İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/479 Esas sayılı dosyasında, davalıların murise yönelik sahtecilik eylemlerinin sabit olduğunun belirtildiği, ceza mahkemesince verilmiş olan beraat kararının hukuk hâkimini bağlamayacağı, hukuk mahkemesinin eylem ile bağlı olduğu, sahtecilik eylemlerinin 4721 sayılı Kanun'un 578/4 hükmüne göre mirastan yoksunluk sebebi olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, üst soylarının mirastan yoksunluğu hâlinde mirasın kendisine geçmesi söz konusu olduğundan davacının aktif husumetinin bulunduğu, yine davacı kendi üst soyu olan annesi tarafından mirasçılıktan çıkartılmış ise de, bizzat ... tarafından mirasçılıktan çıkartılmamış olması nedeni ile de aktif husumetinin bulunduğu, miras bırakan ...'nın davalıları mirasçılıktan çıkarmak için fiilen imkânı bulunmadığı, davalıların bu davranışının da hukuk düzeni tarafından kabul edilmesinin beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların ... ...’nın mirasçılığından çıkartıldıklarının tespitine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeni hüküm kurularak; davacının murisin torunu olduğu, dava tarihi itibariyle ... ...'nın yasal mirasçıları arasında bulunmadığı, ... ... mirasçısı olan annesi davalı ...'nun mirastan yoksunluğunun tespiti hâlinde alt soyu olarak mirasçı sıfatı kazanacağının kabulü hâlinde inceleme konusu davayı yalnız adı geçen davalı bakımından ikame etmesinin mümkün olduğu, diğer davalılar bakımından inceleme konusu davayı açmakta sıfatı ve hukuki yararı olmadığı, kaldı ki davacının esasa ilişkin iddialarının 4721 sayılı Kanun'un 578. maddesinde sınırlı olarak düzenlenen mirastan yoksunluk sebepleri arasında sayılmadığı, davanın açılmasında sıfatı ve hukuki yararı bulunduğu kabul edilse dâhi mirastan yoksunluk sebeplerinin davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalıların, murisin fiil ehliyetinin olmadığı dönemde malvarlığını sahte belgelerle kendi üzerlerine geçirdiğini, davacı tarafından yapılan şikâyetler sonucu davalıların yargılandığını, yargılama sonucunda faydasız sahtecilik gerekçesiyle beraat kararı verilmiş olsa da, sahtecilik eyleminin gerçekleştiğinin tespit edildiğini, belgelerde kullanılan imzanın murise değil, davalı ...’ya ait olduğunun raporlarla tespit edildiğini ancak İstinaf Mahkemesinin bu hususları gözardı ettiğini,
2. Davalıların farklı dosyalardaki çelişkili beyanlarının İstinaf Mahkemesince dikkate alınmadığını,
3. ...'e atanan vasi tarafından, malvarlığının geri döndürülmesi için davalar açıldığını, ancak muris vefat ettiğinden ve vasinin görevi sona erdiğinden açılan davaların takipsiz kaldığını,
4. Mirastan yoksunluk sebeplerinin sınırlı olduğu ve bu sebeplerin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin yanlış olduğunu, somut olayda 4721 sayılı Kanun'un 578. maddesinin uygulanması gerektiğini, murise karşı yapılan eylemlerden dolayı murisin işlem yaparak bu kişileri mirasından çıkaramayacağı açık olduğundan, mirasçılıktan çıkarmaya tamamlayıcı bir kurum olarak 4721 sayılı Kanun'un 2. maddenin uygulanması gerektiğini,
5. Davacının, tüm davalılar yönünden dava açmakta hukuki yararı ve hakkı olduğunu, İstinaf Mahkemesinin delilleri tam değerlendirmeden yüzeysel karar verdiğini beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.
6. Davacı vekili 25.02.2025 havale tarihli ek temyiz dilekçesinde; davalıların isticvap edilerek beyanları arasındaki çelişkilerin sorulması, ayrıca davalı ...’nın eşi olan ...’ın tanık olarak dinlenmesi gerektiğini ancak Mahkemece bu hususların yerine getirilmediğini beyanla hükmün bozulması talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 578. maddesi gereğince açılan mirastan yoksunluğun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.