SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/5877 E. 2025/15063 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/5877

Karar No

2025/15063

Karar Tarihi

3 Aralık 2025

7. Ceza Dairesi 2025/5877 E. , 2025/15063 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/658 E., 2016/722 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na Muhalefet
HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında kaçakçılık suçundan beraat, sanıklar ..., ... ve ... hakkında kaçakçılık suçundan mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I- Sanık ... Hakkında Kaçakçılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

II- Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kaçakçılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
26.05.2015 tarihli olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, 26.05.2015 tarihli suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;
Sanık ...'in üzerine atılı 25.08.2015 tarihli eylem yönünden yapılan incelemede; olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlileri tarafından 25.08.2015 tarihinde saat 07.15 sıralarında sanık ...'in sevk ve idaresindeki 19... plakalı aracın durdurulduğu, sanığa; aracında kaçak sigara olup olmadığı sorulduğunda, sanığın; aracında bulunan toplam 162 paket kaçak sigarayı rızasıyla kolluk görevlilerine teslim ettiği olayda; sanık ... kaçak eşya konusunda arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmadığı cihetle, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu ve bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği nazara alındığında, Anayasa'mızın 38/6. maddesinde yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmü ve yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206/2-a bendi, 217/2. maddesi, 230/1. maddesinde hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı ve sanığın ikrarının da bulunmadığı; kaldı ki sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi ve Dairemiz uygulamalarına göre ele geçirilen sigaraların kişisel kullanım sınırları içinde kalması karşısında, eşyanın ele geçiriliş şekli ve yakalanan eşya miktarına nazaran sanığın savunmasının aksine suça konu sigaraları ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil de elde edilemediği anlaşıldığından, sanık ...'in 25.08.2015 tarihli eylem yönünden beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Sanıklar ..., ... ve ...'in üzerine atılı 26.05.2015 tarihli eylem yönünden yapılan incelemede;
1.Ele geçen eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "hafif değer" aralığında olmasına rağmen, Mahkemece ''fahiş değer'' aralığında kabul edilerek sanıklara verilen cezada artırım yapılması,

2.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ...'in alıcı, sanık ...'nun ise satıcı durumunda bulunduğu olayda; suçun üç veya daha fazla kişi tarafından toplu şekilde işlenmediği, bu haliyle sanıklar hakkında verilen cezada 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 4/2. maddesi gereğince artırım yapılamayacağının gözetilmemesi,

3.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

4.Sanık ... yönünden; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 26.05.2015, iddianame düzenleme tarihinin 04.02.2016 olduğu,
Sanık hakkında Sivas 8. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan Mahkemenin 2022/27 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 25.08.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 01.04.2016 olduğu, anlaşılmakla;

Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanık ...'nun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

5.Sanık ...'in tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının ve sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/1-son Maddesinin uygulanıp, uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,

6.Sanıklar ... ve ... hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı hâlde, hiçbir ayrım yapılmaksızın sanıkların cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,

7.Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılmasına karar verilerek lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi ve gerekçeli karar başlığında ''Katılan'' olarak gösterilmesi,

8.Suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kabule göre de;
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi gereğince artırım yapıldıktan sonra, suça konu eşyanın değerinin fahiş olduğu kabul edilerek 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.12.2025 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim