Yargıtay yargitay 2025/4887 E. 2025/15210 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/4887
2025/15210
3 Aralık 2025
7. Ceza Dairesi 2025/4887 E. , 2025/15210 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2013/261 E., 2015/93 K.
SUÇLAR: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet, banka ve kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : 1.Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında banka ve kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet
2.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet suçundan beraat
3.Sanıklar ..., ... ve ...
hakkında banka ve kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken
bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan beraat
4.Sanıklar ..., ... ve ...
hakkında özel belgede sahtecilik suçundan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 14.07.2015 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak, duruşma açılmak suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenle, katılan banka vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
II- Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkındaki Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Mahkûmiyet Hükümleri, Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'na Muhalefet Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri, sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri ve Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Tüm dosya kapsamının incelenmesinde, olay tarihinde sanık ...'nin ... Bankası ... Şubesinde müdür, sanık ...'nün ise bankanın bireysel kredilerden sorumlu bireysel müşteri yetkilisi olarak görev yaptıkları, sanık ...'in ise ... Belediyesinde memur olarak görev yaptığı ve banka görevlisi olan sanıklarla aralarındaki ilişki nedeniyle kredi sözleşmelerini banka dışına çıkartabildiği ve kredi çekme yeterliliği olmayan şahıslara kredi verilmesini sağladığı, bu itibarla ölen sanık ...'un ekonomik sıkıntıları nedeniyle sanık ...'in bilgisi ve rızası dışında ... adına tüketici kredisi çekmek amacıyla sanıklar ... ve ...'e başvurduğu, sanık ...'in banka görevlilerinden aldığı boş kredi sözleşmesi üzerindeki yazı ve rakamların sanıkların savunmaları ve kriminal raporlarla sabit olduğu üzere sanık ... tarafından banka dışında doldurulduğu, 08.02.2008 tarihli 15.000,00 TL bedelli kredi sözleşmesi üzerinde sanık ... ve sanık ... adına atılı bulunan imzaların ... ve ...'ya ait olmadığı, kefil ... adına atılı bulunan imzanın ise ...'a ait olduğu, banka görevlileri sanık ... ve ...'nin söz konusu sahte sözleşme metni üzerinden kredi talebini onayladıkları ve bu kredi onayından sonra ödemenin 08.02.2008 tarihinde sanık ...'e yapıldığı, sanık ...'in usulsüz olarak çektiği parayı sanık ...'a teslim ettiği, sanıkların bu şekilde sahte kredi sözleşmesi tanzim edip onu kullanarak ...'in bilgisi ve rızası dışında 15.000,00 TL bedelli kredi çekerek bankayı zarara uğrattıkları gerekçesiyle sanıklar ..., ..., ... ve
... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet, sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan beraat, sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraat kararı verildiği anlaşılmış ise de; bankacı sanıklar yönünden eylemin sübutu halinde kül halinde 5411 sayılı Kanun'un 160. maddesinde düzenlenen banka zimmeti suçunu, diğer sanıklar yönünden ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 40/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 38/1. maddesi gereğince banka zimmeti suçuna azmettirme suçunu oluşturabileceği anlaşılmakla;
Dosyanın incelenmesinde katılan banka vekilinin 23.11.2012 havale tarihli dilekçesiyle sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında "dolandırıcılık" suçundan yazılı şikâyette bulunduğu, her ne kadar katılan banka vekili tarafından eylem "dolandırıcılık" olarak nitelendirilerek şikâyet dilekçesi verilmiş ise de, şikâyet dilekçesinde sanıkların eylemi anlatılarak katılan bankanın zarara uğratıldığının belirtilmesi karşısında eylemin hukukî nitelendirmesinin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılacağı, Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar ..., ... ve ... hakkında "nitelikli dolandırıcılık, 5411 sayılı Kanun'a muhalefet ve özel belgede sahtecilik" suçlarından, diğer sanıklar yönünden ise "nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik" suçlarından kamu davası açıldığı, sanıklar ... ve ... hakkında ise yazılı başvurunun bulunmadığı tespit edilmekle,
5411 sayılı Kanun'un 162/1. maddesi Bu Kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması, Kurum veya Fon tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğinde olup 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan gerek banka gerekse kurum tarafından sanıklar ... ve ... açısından yazılı başvuruda bulunulmadığı, bu suretle gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında muhakeme şartı niteliğindeki "Yazılı Başvuru" şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla;
Sanıklar ... ve ... hakkında; ilgili banka ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun davadan haberdar edilmesi, başvurunun gerçekleşmesi halinde yargılamaya devam edilerek tüm sanıkların eylemdeki fonksiyonlarına göre hukukî durumlarının birlikte değerlendirilerek hüküm tesisi, aksi halde muhakeme şartının gerçekleşmemesi nedeniyle bu iki sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yargılamaya devamla sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet, sanıklar ..., ... ve ... hakkında eylem bölünerek 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan beraat, sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraat kararı verilmesi,
Kabule göre ise;
1.Dairemizin uygulamalarına göre; zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup;
Ayrıca,
Tediye fişleri kullanılarak banka parasını zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitekilikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise eylem basit zimmet;
Mudi yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise eylem nitelikli zimmet;
Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Yukarıda anılan hususlar nazara alındığında, 08.02.2008 tarihli 14.590,00 TL bedelli "tahsil ödeme ve mahsup fişi" üzerinde imza incelemesi yapılmadığı, itiraza konu 08.02.2008 tarihli 15.000 TL bedelli tüketici kredi sözleşmesi üzerindeki ... adına atfen atılı bulunan imzaların ise banka sisteminde kayıtlı imza ile mukayese edilmediği, yalnızca huzurda alınmış imzalar ile karşılaştırıldığı anlaşılmış olup, ... Teftiş Kurulu Başkanlığının 13.09.2012 tarihli soruşturma raporunda belirtildiği üzere ...'e ait banka sistemi üzerinde bulunan imza ile 08.02.2008 tarihli tüketici kredi sözleşmesi ve 08.02.2008 tarihli tediye fişi üzerindeki imzaların birbirinden farklı olduğunun belirtilmesi karşısında, ...'e ait tediye fişi aslı fiziki olarak dosyaya celp edildikten sonra, 08.02.2008 tarihli kredi sözleşmesi aslı ve tediye fişi aslı üzerindeki imzaların ...'e ait banka sisteminde bulunan imzalarla karşılaştırılması, aynı şekilde 08.02.2008 tarihli tediye fişi üzerindeki ... adına atfen atılmış imzanın diğer sanıkların huzurda alınmış mukayeseye elverişli imza örnekleri ile de karşılaştırılması suretiyle, sahteciliğin aldatma kabiliyetinin olup olmadığı ve eylemin basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmadığının ve sanıkların hukukî durumlarının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm kurulması,
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanıklar ..., ... ve ...'in eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri ve haklarında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 08.02.2008, iddianame düzenleme tarihinin 16.09.2013 olduğu,
Sanıklar ..., ... ve ... yönünden yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında halen derdest olan Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/563
Esas sayılı ana dosyasında suç tarihlerinin 15.09.2009 öncesi, iddianame düzenleme tarihinin ise 01.07.2010 olduğu,
Sanıklar ... ve ... hakkında halen derdest olan Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/563 Esas sayılı dosyası ile birleşen Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/253 Esas sayılı dosyasında, suç tarihinin 02.07.2007, iddianame düzenleme tarihinin ise 09.04.2019 olduğu, aynı dosya ile birleşen Adıyaman 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/110 Esas sayılı dosyasında suç tarihlerinin 2006-2009 arası, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.02.2016 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçların niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde zimmet suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukukî durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan banka vekili, sanık ..., sanık ... ve sanık ... müdafi ile sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.