Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/2837
2025/17253
25 Aralık 2025
7. Ceza Dairesi 2025/2837 E. , 2025/17253 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/229 E., 2025/67 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşyanın ve nakil vasıtalarının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. 01.09.2009 Suç Tarihli Eylem Yönünden Yapılan İncelemede
Alınan bir ihbarda sanığa ait ikâmette ve eklentilerinde kaçak eşya bulunduğunun bildirilmesi üzerine, Mahkemeden alınan ikâmette ve eklentilerinde arama yapılmasına ilişkin arama kararı ile sanığın yokluğunda ve tutanak tanığı olmaksızın yapılan aramada, bahse konu ikâmetin eklentisi olduğu belirtilen ahır bölümünde kolilerde, poşetlerde ve çuvallarda toplam 940 kg granül kahve ve 260 kg çay geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.04.2025 tarihli ve 2024/10-360 Esas, 2025/151 Karar sayılı, 18.06.2025 tarihli ve 2024/7-381 Esas, 2025/259 Karar sayılı kararlarında da değinildiği üzere,
5271 sayılı Kanun'un 119/4. maddesinin "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer
kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur." açık, amir hükmüne aykırı olarak sanığın iş yerindeki aramanın, o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılması nedeniyle icrası bakımından hukuka aykırı ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen suça konu eşyanın hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş yasak delil niteliğinde olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesinde hâkimin ancak hukukun izin verdiği yöntemlerle elde edilen delilleri dikkate alabileceğinin hüküm altına alındığı, anılan Kanun'un 206/2-a bendinde de ortaya konulmak istenen delilin kanuna aykırı olarak elde edilmiş olması hâlinde reddolunacağı belirterek hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınamayacağının açıkça düzenlenmiş olması, aksi yönde bir uygulamanın izah edilen gerekçelerle Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına aykırı olacağının anlaşılması karşısında; sanığın ikâmet ve eklentilerinde arama işleminin ve bu işlem sonucunda elde edilen delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğinin kabulü gerektiği, hukuka aykırı ele geçirilmiş eşya dışında, isnat edilen suçun işlendiğine ilişkin başkaca delil de bulunmadığı gözetilerek, sanığın müsnet suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
II. 08.11.2009 Suç Tarihli Eylem Yönünden Yapılan İncelemede
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.01.09.2009 tarihli eylem için sanığın (I) numaralı bentte ayrıntılı şekilde izah edilen gerekçe ile beraati gerektiği, bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı cihetle; yazılı şekilde fazla ceza tayini,
2.01.09.2009 tarihli eylem için sanığın (I) numaralı bentte ayrıntılı şekilde izah edilen gerekçe ile beraati gerektiği, bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/23. maddesinde yer alan hükümlerin uygulanması bakımından yalnızca 08.11.2009 tarihli eylem yönünden ele geçen kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin esas alınması gerektiği cihetle; suç tarihi itibarıyla "pek hafif" olarak değerlendirilmesi gerekirken "hafif" olarak değerlendirilmesi suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy
birliğiyle BOZULMASINA, 25.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.