Yargıtay yargitay 2025/16441 E. 2026/1075 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/16441
2026/1075
22 Ocak 2026
4. Hukuk Dairesi 2025/16441 E. , 2026/1075 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2025/1242 E., 2025/1242 K.
SAYISI : 2025/İHK-88423
SAYISI : K-2025/349989
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile 158.340,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
21.05.2025 tarih ve 32906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılık Kanunu'nun 30 Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ gereğince, tebliğin yürürlüğe girdiği 21.05.2025 tarihinden itibaren verilen İtiraz Hakem Heyeti kararları bakımından geçerli olmak üzere; tebliğin 1. maddesi “...Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan üç yüz bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen hakem kararları için temyize gidilebilir...” şeklinde düzenlenmiştir.
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352/1-b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuruda hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 158.340,00 TL olup İtiraz Hakem Heyeti karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 300.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. O halde İtiraz Hakem Heyeti kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davalı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
Katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır ve ona tabidir. Asıl tarafın temyiz ettiği kararın temyizi kabil değilse (HMK m.362), karşı (kendi temyiz süresini geçirmiş olan taraf) taraf cevap dilekçesi (katılma yolu) ile hükmü temyiz edemez. Temyiz yoluna başvuranın temyiz talebi Yargıtay tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın temyiz talebi de reddedilir (HMK. m.366, 348/2).
Davacı taraf kararın kendisine tebliği üzerine süresinde temyiz isteminde bulunmayıp davalının temyizine katılmak suretiyle temyiz dilekçesi vermiştir. Davalı vekilinin temyiz talebi miktardan reddedildiğinden usulüne uygun temyizin varlığından söz edilemeyeceğine göre katılma yolu ile kararı temyiz eden davacı vekilinin de 6100 sayılı HMK’nın 348 maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.