SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2022/6779 E. 2025/16328 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6779

Karar No

2025/16328

Karar Tarihi

8 Aralık 2025

4. Hukuk Dairesi 2022/6779 E. , 2025/16328 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2474 Esas - 2022/395 Karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/98 Esas - 2021/127 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... tereke temsilcisi vekili, davalı ... vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ... Şubesi hesapları üzerinde banka müfettişleri tarafından yapılan incelemede bir kısım davalıların usulsüz işlem yaptıkları ve zimmetlerine para geçirdiklerinin, bir kısım davalıların ise bu usulsüz işlemlerin yapılmasında ve ikmalinde ihmalleri olduğunun tespit edildiğini, müfettiş raporunda davalıların 178.089,05 TL parayı zimmetlerine geçirdiklerinin tespit edildiğini, bu zararın anapara olduğunu, henüz tahsil edilmeyen anapara tutarına 30.04.2005 tarihine kadar 3095 sayılı Kanun 2/3 ve 4489 sayılı Kanun 2/2 maddeleri gereğince hesaplanan faiz tutarının 309.029,83 TL olduğunu, davalıların bu bedellerden sorumlu olduğunu, bu alacaklar dışında usulsüz işlemlerle zimmete geçirilen tutarların iade edildiğini, bunun kullanma zimmet oluşturduğunu ve bu tutarlara ilişkin olarak usulsüz işlem tarihi ile iade tarihi arasında 3095 sayılı Kanun 2/3 ve 4489 sayılı Kanun 2/2 maddeleri gereğince hesaplanan faiz tutarının 14.573,89 TL olduğunu, davalıların ayrıca 12.450,48 TL kullanım zimmetinden kaynaklanan faiz alacağından sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 178.089,05 TL anapara, 30.04.2005 tarihine kadar anaparaya işlemiş 309.029,83 TL faiz ve faizin 15.451,49 TL %5 BSMV'si, kullanım zimmetinden kaynaklanan 27.024,37 TL faiz ve bu faizin 1.351,22 TL %5 BSMV'si olmak üzere toplam 530.945,96 TL alacağın, 178.089,05 TL anaparaya 01.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun 2/3 ve 4489 sayılı Kanun 2/2 maddeleri gereğince hesaplanan faiz ve bu faizin BSMV'si ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ihtiyati hacze itiraz ettiğini, müvekkilinin bankada kıdemli şef olarak görev yaptığını, yaptığı iş ile alakalı olarak bir zarar doğmadığını, hatta sanık olan kişileri yetkililere ileterek zararın doğuşuna engel olduğunu, ihtiyati haczin faiz eklenmek suretiyle verildiğini, müvekkilinin adresinin ..../İstanbul olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, bilirkişi raporlarının tek başına hükme esas alınamayacağını, dava açma hakkının zamanaşımına uğradığını, illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; kendisine atfedilecek kusurunun olmadığını, müfettiş raporlarının isabetli bulunmadığını, şahsının görevi ve yetkisiyle ilgili illiyet bağı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Başbuğ cevap dilekçesinde; uzatılmış cevap süresi içerisinde şahsına atfedilen sözde ihmal ve zarar iddiasını kabul etmediğini, görevini en iyi şekilde yapıp emekli olduğunu, bütün sorumluluğun müdürde bulunduğunu, şubede görev yapan yaklaşık 20 kadar personelin fişlerini tek tek kontrol etmesinin mümkün olmadığını, yasal dayanaktan yoksun şekilde işlemiş faiz istenildiğini, 1999-2002 yıllarına ait olaylarla ilgili 2003'te soruşturma yapılıp 2005'te dava açıldığını, zararın büyümesine yol açıldığını, aksi taktirde davacının sebepsiz zenginleşeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...'un yargılama sırasında ibraz ettiği tarihsiz dilekçesinde; 2001 yılında ... ... Bankasında göreve başladığını, ...'un kendisine gişe yetkisi vermeden kasa açtırdıklarını, "parayı yatırmazsan müfettişe söyleyeceğim" dediğini, ne yapıp edip iki taşerondan parayı bulup geri yatırdığını ve bu hususu da müfettişe söylediğini, ancak buna rağmen yine aynı işlemi yaptıklarını, bunu müfettişin de bildiğini, müfettiş incelemesi sonucunda kendisinin suçsuz olduğunun ortaya çıktığını, bilirkişinin kendisinin sorumlu olduğunu bildirdiği miktarlardan ...'un sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... esasa cevap süresinden sonra verdiği dilekçesinde; bankada kıdemli şef olarak görev yapmakta olduğunu, diğer memurların gün içinde kestikleri fişlerdeki imzayı tamamlama zorunluluğu bulunduğunu, bunu da toplu olarak mesai bitimine yakın yapmak zorunda kaldığını, bu nedenle sorumlu tutulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... duruşmada alınan beyanında; kendisinin 10.797,09 TL borcu gözüktüğünü ve bu borcu ödediği halde tarafına zimmet çıkarıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... mirasçıları beyan dilekçelerinde; kendilerinin muris ...'in mirasını ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/1579 Esas sayılı kararıyla reddettiklerini belirterek davanın husumet nedeniyle reddini istemişlerdir.
Davalı ... mirasçıları vekili kendi adına asaleten, diğer mirasçılar adına vekaleten verdiği dilekçesinde; murisleri ...'un mirasını reddettiklerini belirterek davanın husumet nedeniyle reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile; ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/1 25... /193 Karar sayılı dosyası ile verilen karar nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, 26.866,00 TL'nin 01.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'dan, 62.646,00 TL'nin 01.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'tan müştereken ve müteselsilen, 5.523,00 TL'nin 01.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... ile mirasçılar dahili davalılar aleyhine açılan davanın reddine, davalılar ..., ..., ... ve ...aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... tereke temsilcisi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin işlemiş faiz talebinin hüküm altına alınmamış olması, her iki taraf vekilinin bir kısım dahili davalılar hakkında hüküm kurulmaması, bir kısmı hakkında da pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi yerine davanın reddine karar verilmesine yönelik istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 3 55... /1. fıkra (b-2) bendi gereğince kabulüne, İlk Derece Mahkemesi olan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/98 Esas - 2021/127 Karar sayılı 04.03.2021 tarihli kararının kaldırılmasına, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davalılar ... terekesi, ... ve ... bakımından davanın kısmen kabul - kısmen reddine, 95.035,85 TL'den (62.055,22 + 591,00 TL=) 62.646,22 TL'nin ... terekesi ve ...'tan müteselsilen, 5.523,00 TL'nin ... terekesi, ..., ve ...'dan müteselsilen, bakiye 26.866,63 TL'nin sadece ... terekesinden ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/125 E-2010/193 K. sayılı 14.06.2010 tarihli kararıyla birlikte tahsilde tekerrrür olmamak kaydıyla tahsili ile davacıya verilmesine; bilirkişiler tarafından zimmete geçirilen 95.035,85 TL üzerinden toplam 159.800,57 TL olarak hesaplanan işlemiş faizden 102.355,93 TL'nin ... terekesi ve ...'tan müteselsilen, 9.035,78 TL'nin ... terekesi, ... ve ...'dan müteselsilen, bakiye kalan 48.408,86 TL'nin sadece ... terekesinden tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan 95.035,85 TL'ye 01.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin davalılardan iç ilişkide sorumlu oldukları tutarlar gözetilerek asıl alacağın tahsilinde gösterilen şekilde davalı ... terekesi, ... ve ...'dan dış ilişkide birbirleri yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, adı geçen davalılardan; zimmet istemi bakımından (156.666,97-95.035.85 =) 61.631,12 TL ve işlemiş faiz bakımından (276.819,47-159.800,57=) 117.018.60 TL fazlaya ilişkin istemlerin reddine, işlemiş faiz bakımından istenen 15.451,49 TL BSMV ile kullanım zimmeti bakımından istenen toplam 27.024.37 TL ve 1.351,22 TL BSMV'ye ilişkin istemlerin tümden reddine, yargılama sırasında vefat eden davalı ... ve ... mirasçıları dahili davalılar hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle ayrı ayrı reddine, davacı vekilinin ... terekesinin tasfiyesi için Sulh Hukuk Mahkemesine başvurmakta serbest bırakılmasına, davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın tümden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporunun hukuk hakimini bağlamadığını, mahkeme tarafından ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporu dışında hükme esas teşkil edebilecek nitelikte yeterli araştırma ve incelemeye yer verilen bir rapor alınması gerekirken aksi yönde eksik ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince faiz alacağının yasal faiz üzerinden hüküm altına alındığını, dava dilekçesindeki talep gereğince faiz hesaplaması yapılması gerektiğini, bilirkişi raporlarının faize ilişkin olarak da yeterli olmadığını, müvekkili banka yönünden 3095 sayılı Kanun 2/3 ve 4489 sayılı Kanun 2/2 maddeleri gereğince faiz hesaplanması gerektiğini, BSMV'nin hüküm altına alınmamasının hatalı olduğunu, doğrudan veya kullanım zimmeti suçu bulunmadığı iddia olunan davalılar ..., ..., ... ve ...ile davalı ... ile mirasçıları dahili davalılar aleyhine açılan davanın reddine ilişkin verilen kararın hatalı olduğunu, usulsüz işlemlerdeki ihmallerin ceza hukuku yönünden suç oluşturmaması veya şahsın vefat etmesinin zararın oluşmadığı anlamına gelmeyeceğini, ortada bir zarar mevcut olup kusur incelemesi yapılarak işbu zararın davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, ... yönünden terekeye temsilci atanması için süre verilmesi gerekirken süre verilmeyerek hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin fazla hesaplandığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... tereke temsilcisi vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik araştırmaya dayalı olduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm altına alınan faiz hesaplamasının nasıl yapıldığının gerekçelendirilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıların zimmet eylemleri nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalı ... tereke temsilcisi vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalılardan ...'un soyismi Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkralarında "..." olarak yanlış yazılmış ise de bu husus mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş ve bu nedenle bozma sebebi yapılmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili, davalı ... tereke temsilcisi vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davacı ve davalılar ... tereke temsilcisi, ... ve ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim