SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/9292

Karar No

2026/1317

Karar Tarihi

13 Ocak 2026

4. Ceza Dairesi 2025/9292 E. , 2026/1317 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2023/10964 Değişik iş
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hakaret ve basit yaralama suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.11.2023 tarihli ve 2023/227755 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 02.01.2024 tarihli ve 2023/10964 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 gün ve 2025/110628 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, 23.08.2023 tarihinde Marmaray isimli toplu ulaşım hattı ... istasyonunda özel güvenlik görevlisi olduğu bildirilen müşteki ... ile ... yolları bünyesinde çalışan şüpheli ... arasında turnikelerden geçiş sırasında yaşanan tartışma neticesinde karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ettikleri ve karşılıklı olarak birbirlerini yaraladıkları, ancak soruşturma aşamasında her ikisinin de yine karşılıklı olarak şikâyetten vazgeçmiş olmaları nedeniyle şüpheli ...'nun müşteki ...'a yönelik kasten yaralama ve hakaret eylemleri nedeniyle 14.11.2023 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmış ise de; müşteki ...'un şüpheli ... tarafından darp edildiği ve hakarete uğradığı sırada özel güvenlik görevlisi olduğunu iddia ettiği, bu görevini ifa ederken ve bu görevi nedeniyle eylemlere maruz kaldığı, özel güvenlik görevlisi olarak çalışabilmek için 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlamış olmanın ve 11. maddesi uyarınca da Valilikten çalışma izni almanın zorunlu olduğu, aynı Kanun'un 23. maddesine göre özel güvenlik görevlisi olduğunu ileri süren müşteki ...'un kendisine karşı işlenen suçlar nedeniyle kamu görevlisi sayılabilmesi için yukarıda açıklanan koşulları taşıması gerektiği, dolayısıyla hakaret suçu yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-a. maddesinin, kasten yaralama suçu yönünden ise 5237 sayılı Kanun'un 86/3-c. maddesinin şüpheli ... hakkında uygulanması gerektiği, bu suçların hiçbirinin şikâyete bağlı olmadığı, bu nedenle şikâyetten vazgeçme nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğu, müştekinin özel güvenlik görevlisi olma koşullarını taşıyıp taşımadığı araştırılarak sonucuna göre şüpheli ...'nun eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a. maddesinde düzenlenen kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve aynı Kanun'un 86/3-c. maddesine uyan kasten yaralama suçlarını oluşturup oluşturmadığı değerlendirilerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumlarının tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", aynı maddenin 2. fıkrasında "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'', 5271 sayılı Kanun'un 170/2. maddesinde; "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler", aynı Kanun'un 172/1. maddesinde ise; "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde;
“(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır.
Soruşturma evresinin asıl yetkilisi olan Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez ceza yargılamasının temel amacı olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için soruşturmaya başlayacaktır.
Bir fiilin işlendiği haberinin alınması üzerine, suçu takibe yetkili makamlar tarafından derhal hazırlık soruşturmasına başlanmasını ifade eden ilkeye "araştırma mecburiyeti ilkesi"; hazırlık soruşturmasının neticesinde fiilin takibini gerektirecek hususlarda fiilin ve failin belli olması, yeterli emareler teşkil edecek vakıaların bulunması, başka bir ifade ile, şüphelerin ciddi olduğunun tespit edilmesi ve dava şartlarının gerçekleşmiş olması durumunda, yetkili makam tarafından kamu davasının açılmasını ifade eden ilkeye ise "kamu davasını açma mecburiyeti ilkesi" denilmektedir.
Diğer taraftan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 13 üncü maddesi uyarınca da, temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen kimselere etkili bir başvuru yapma hakkı tanınması zorunlu olup, anılan hükmün uygulanmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında, (Örn: Vilko E. - Finlandiya kararı 2007; ... - Almanya kararı 2006) etkili başvuru yolunun hem teoride, hem pratikte erişilebilir, yeterli ve etkili olması gerektiği belirtilmektedir.
Şüpheliye isnat edilen hakaret ve kasten yaralama suçlarına ilişkin;
5237 sayılı Kanun'un 131/1. maddesinde, “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır." ve aynı Kanun'un 86/3 maddesinde "...c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, ....işlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın verilecek ceza,..." şeklinde düzenlemeler yer almaktadır.
5188 sayılı Kanun'un 23/2. maddesinde "Özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri dolayısıyla suç işleyenler kamu görevlisine karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır." hükmü bulunmaktadır.
Açıklamalar ışığında inceleme konusu somut olayda; 23.08.2023 tarihinde Marmaray isimli toplu ulaşım hattı istasyonunda özel güvenlik görevlisi olarak çalışan şikayetçi ... ile ... yolları bünyesinde araç bakım elemanı olarak çalışan şüpheli ... arasında turnikelerden geçiş sırasında yaşanan tartışma neticesinde; ...'un şikâyetten vazgeçmiş olması nedeniyle şüpheli ...'nun şikayetçiye yönelik kasten yaralama ve hakaret eylemleri nedeniyle 14.11.2023 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ve bu karara karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın 02.01.2024 tarihinde reddedildiği anlaşılmış ise de;
Şikayetçi ...'un şüpheli ... tarafından darp edildiği ve hakarete uğradığını iddia ettiği sırada özel güvenlik görevlisi olduğu, görevi sırasında ve görevi nedeniyle eylemlere maruz kaldığı, özel güvenlik görevlisi olarak çalışabilmek için 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlamış olmak ve 11. maddesi uyarınca da Valilikten çalışma izni almak zorunlu olup, aynı Kanun'un 23. maddesine göre özel güvenlik görevlisi olan mağdurun kendisine karşı işlenen suçlar nedeniyle kamu görevlisi sayılabilmesi için yukarıda açıklanan koşulları taşıması gerektiği, şikayetçinin suç tarihinde bu koşulları taşıması halinde hakaret suçu yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-a. maddesinin, kasten yaralama suçu yönünden ise 5237 sayılı Kanun'un 86/3-c. maddesinin şüpheli hakkında uygulanacağı ve atılı suçların takibi şikayete bağlı olmadığından şikayet yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilemeyeceği, bu nedenle şikayetçinin özel güvenlik görevlisi olma koşullarını taşıyıp taşımadığı araştırılarak sonucuna göre şüphelinin eylemlerinin değerlendirilmesi gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddedilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 02.01.2024 tarihli ve 2023/10964 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesine göre, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.01.2026 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim