SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/10070 E. 2025/19777 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/10070

Karar No

2025/19777

Karar Tarihi

2 Aralık 2025

4. Ceza Dairesi 2025/10070 E. , 2025/19777 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/161 E., 2025/217 K.
SUÇ : Hakaret
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 62/1, 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri uyarınca 1.120,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2025 tarihli ve 2025/161 esas, 2025/217 sayılı kararınn Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2025 gün ve 2025/118153 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, Mahkemesince sanığın üzerine atılı hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6. maddesinde “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Sanık hakkında inceleme konusu hakaret suçunun yanı sıra tehdit suçundan da kamu davası açıldığı, inceleme dışı tehdit suçundan yapılan yargılama neticesinde sanığın mahkumiyetine ve "Sanığın tarihi itibariyle engel sabıkasının bulunmaması, dosya kapsamında tespit edilen bir zararın bulunmaması, sanığın dosyaya yansıyan kişilik özellikleri göz önüne alındığında tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaate varıldığından ve sanığın yazılı olarak karşı çıkmamış olması dikkate alınarak..." şeklindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine karşın, aynı dosya kapsamındaki incelemeye konu hakaret suçu bakımından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının olup oluşmadığı değerlendirilmeksizin doğrudan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için ise öncelikle,
- Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
- Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
- Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının olmaması,
- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/02/2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, “sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, sanığın kabulü, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmalıdır.”
Kanun yararına bozma konusu yapılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için, 5271 sayılı Kanun'un 231.maddesinde sayılan objektif ve subjektif koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Objektif koşulların değerlendirilmesindeki hatalar kanun yararına bozma konusu olabilecekken, subjektif koşula yönelik hukuka uygun gerekçeler takdire ilişkin olduğundan, kanun yararına bozma konusu yapılamayacaktır. Bununla birlikte, sanık veya müdafiinin bu kurumun lehlerine uygulanmasına yönelik talepleri bulunması ve objektif koşulların oluşmasına karşın, koşullu bir düşme nedeni olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun yasal bağlamda tartışılmaması da, yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık kabul edilerek, kanun yararına bozma konusu yapılabilecektir.
İnceleme konusu somut olayda, suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hakaret suçundan ise bu hususun değerlendirilmediği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında, dosya kapsamına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif şartlarının bulunması ve tehdit suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi karşısında, subjektif koşulun da gerçekleştiği mahkemenin takdirinin de bu yönde olduğu anlaşılmakla; hakaret suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının değerlendirilmemesi hukuka aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Hakaret suçundan sanık hakkında, Yerel Mahkeme kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Karardaki hukuka aykırılığın, aynı Kanun maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, Yargıtay tarafından giderilmesi gerektiğinden, Yerel Mahkemece yapılan uygulama da gözetilerek, hakaret suçunun hüküm kısmına “Sanık hakkında hükmolunan cezanın türü ve süresi, sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkûm edilmemesi ve sanığın kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varılmış olması, 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde belirtilen zarar kavramının ölçülebilir, belirlenebilir maddi zarara ilişkin olduğu, manevi zararı kapsamadığı, sanığın işlemiş olduğu suç nedeniyle katılanın bir zararının meydana gelmediği de dikkate alınarak, 5728 sayılı Kanun ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince takdiren HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
Sanığın 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesi gereğince 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına,
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesi gereğince denetim süresinde herhangi bir yükümlülük belirlenmesine takdiren yer olmadığına,
Sanığa 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde, mahkeme hükmünün açıklanacağı hususunun ihtarına (ihtarat yapılamadı)
5271 sayılı Kanun’un 231/13. maddesi uyarınca ancak bir soruşturma ve kovuşturma ile bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenilmesi halinde ve bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilmek amacıyla bunlara mahsus bir sisteme kaydedilmesi amacıyla ilamın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” ibarelerinin eklenmesine, hükümdeki diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.12.2025 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim