Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/8980
2025/21156
24 Aralık 2025
4. Ceza Dairesi 2023/8980 E. , 2025/21156 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/685 E. 2022/864 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; istinaf taleplerinin gerekçesiz olarak reddedilmesi, yargılama sürecinin usulüne uygun yapılmaması, yüz yüzelik ilkesinin ihlal edilmesi, 5271 sayılı Kanun’un 177. maddesine uygun davranılmaması, tanık beyanlarındaki çelişkilerin dikkate alınmaması, dosyanın yeterli hukuki incelemeye tabi tutulmaması, ifade veren personelin tamamıyla husumetli olması, yargılamanın adil yapılmaması sonucu haksız hüküm kurulması nedenleriyle kararın bozularak beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın duruşmada hazır bulunabilmesi, yükümlülük yönü olmakla birlikte öncelikle kendisi açısından bir hak olup, bu hak adil yargılanma hakkının temel unsurlarından birini oluşturmaktadır. Tarafı olduğumuz ve onaylamakla iç hukuk mevzuatına dahil ettiğimiz Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6 ınci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde, sanığın en azından kendi kendini savunma hakkı bulunduğu belirtilmekle, mahkeme huzurunda doğrudan savunmasını yapabilmesi için duruşmada hazır bulunma hakkının varlığı da zımnen kabul edilmiştir.
Kendisi yönünden hak olarak düzenlendiği kabul edilen bir hususta sanığın, bu hakkı ne şekilde kullanacağı konusunda hiçbir insiyatifinin olmadığının kabulü halinde hakkın varlığından da söz edilemeyecektir.
Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12... tarihli Colozza ve Rubinat/İtalya ile 25... tarihli .../Türkiye kararlarında, sözleşmeyle garanti altına alınan bir hakkın kullanılmasından vazgeçilmesinin, bunun açıkça söylenmesiyle mümkün olabileceği belirtilmiş olup, buna göre sanığın duruşmada hazır bulunma hakkından feragat etmesi de ancak bu hususu açıkça söylemesiyle mümkün olacaktır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.04.2018 tarihli ve 2014/851 Esas, 2018/144 Karar, 05.07.2022 tarihli ve 2022/6-238 Esas, 2022/535 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere;
Farklı yargı çevresinde yer alan Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan sanığın, asıl Mahkemesince yapılan 09.04.2019, 08.07.2020 ve hükmün açıklandığı 10.09.2020 tarihli oturumlarda duruşmada hazır bulunarak savunma yapmak istediğinin 09.04.2019 tarihli celsede "Sanığın, Kandıra'da mahkememiz huzurunda duruşmaya katılma talebinin ayrı yargı çevresinde bulunan cezaevinde kalması nedeniyle SEGBİS ile savunmasının alınmasının yargılamaya hakim olan yüzyüzelik ilkesini ihlal etmeyeceğinden reddine" gerekçesi ile reddine karar verilmesi ile; savunmasını mahkeme huzurunda yapmak istediğini beyan eden sanığın, mahkemede hazır edilerek yüz yüzelik ilkesi doğrultusunda dinlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın SEGBİS yoluyla dinlenmesini gerektiren zorlayıcı gerekçenin ne olduğu açıklanmadan bizzat hazır edilmesi yerine SEGBİS ile dinlenerek, duruşmanın yüz yüzeliği ve sözlülüğü ilkeleriyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verildiği, böylece Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Kandıra 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.