Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2023/7032
2025/20907
17 Aralık 2025
4. Ceza Dairesi 2023/7032 E. , 2025/20907 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/940 E., 2022/1136 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde;
Mağdur vekilinin temyiz talebi yönünden, mağdurun vekili aracılığıyla şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz istemi yönünden, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suçun unsurlarının oluşmadığına, eylemin ağır eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına, siyasilerin ağır eleştiriye daha fazla katlanması gerektiğine, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ve kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanığın Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Cumhurbaşkanlığına hakaret suçunda, Cumhurbaşkanlığının fonksiyonları değil, Cumhurbaşkanının şeref varlığı korunmaktadır. Genel hakaret ve sövme suçlarında olduğu gibi Cumhurbaşkanına hakaret ve sövme suçunun oluşması için de onun sosyal değeri konusunda kendisinin veya toplumun sahip olduğu düşünce ve duyguları sarsıcı fiil veya sıfatlar isnat veya izafe edilmelidir. Ne tür hareketlerin şeref ve itibarı ihlal edici olduğu, toplumda hâkim olan ortalama düşünüşe ve anlayışa göre belirlenmelidir. Bunu tayinde ölçü bireyin özel duyarlılığı değildir, bu itibarla basit bir saygısızlık hakaret ve sövme olarak nitelendirilemez. (... S.Hakaret ve Sövme Suçları, s.80 vd.)
Düşünce özgürlüğü ve dolayısıyla eleştiri, demokratik toplumlarda vazgeçilmez bir haktır. Toplumun ilerlemesi ve yararı için zorunludur. İfade özgürlüğü sadece lehte olduğu kabul edilen veya zararsız veya ilgilenilmeye değmez görülen haber ve düşünceler için değil, devletin veya nüfusun bir bölümünün aleyhinde olan, onları rahatsız eden haber ve düşünceler için de uygulanır. Bu, demokratik toplum düzeninin ve çoğulculuğun gereğidir. Eleştiri de kaynağını bu özgürlükten alır. Eleştirinin doğasından kaynaklanan sertlik suç oluşturmaz. Eleştiri övgü olmadığına göre sert, kırıcı ve incitici olması da doğaldır. Siyasetçilerin, kamuoyunca tanınan kişilerin ve kamusal yetki kullanan görevlilerin gördükleri işlev nedeniyle eleştiriye daha fazla katlanmak durumunda oldukları ve bunlara yönelik eleştirinin sınırlarının çok daha geniş olması gerekmektedir.
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun görevinin niteliği de dikkate alındığında eleştiriye daha fazla katlanmak zorunda olması ve kendisine yönelik eleştirilerin sınırlarının çok daha geniş tutulması gerektiğinden, suça konu edilen paylaşımın muhatabının onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
l
V. KARAR
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Mağdurun, vekaletnamesinde yetkisi bulunan vekili aracılığıyla hükümden sonra verdiği 28.03.2023 tarihli dilekçesi ile sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.12.2025 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.