SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/12918

Karar No

2025/21199

Karar Tarihi

25 Aralık 2025

4. Ceza Dairesi 2023/12918 E. , 2025/21199 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/141 E., 2021/252 K.
SUÇLAR : Hakaret, cinsel taciz
SUÇ TARİHLERİ : 12.07.2020, 13.07.2020
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Değişen suç vasfı nedeniyle cinsel taciz ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 105/1, 125/1, 125/4, 43, 62/1 (iki kez) ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. (iki kez) maddeleri gereğince 3 ay 22 gün hapis ve 4 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/04/2021 tarihli ve 2021/141 esas, 2021/252 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 gün ve 2023/61641 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanık hakkında müştekilere yönelik sarf ettiği sözler nedeniyle alenen hakaret ve tehdit suçlarından yapılan yargılama sonunda alenen hakaret ve cinsel taciz suçlarından mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de;
Hakaret suçu yönünden;
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/1. maddesinde yer alan, “(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir”
5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesinde yer alan, "Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.", aynı Kanun'un 125/3-a maddesinde yer alan "Hakaret suçunun; ... kamu görevlisine karşı görevinden dolayı... işlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz." ve 125/4. maddesinde yer alan "Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır." şeklindeki düzenlemeler ile,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 24/05/2022 tarihli ve 2022/3626 esas, 2022/13004 karar sayılı ilamında yer alan"İnceleme konusu dosyada; sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında basit yargılama usulü ve aleniyet hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyet kararı verildiği, TCK 125/4 maddesinde düzenlenen artırım maddesi gereğince cezanın üst sınırının 2 yılı aştığı gözetildiğinde alenen işlenen hakaret suçunun basit yargılama usulü kapsamında olmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur." şeklindeki açıklamalar birlikte nazara alındığında,
Somut olayda, hakaret suçunun alenen işlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde düzenlenen artırım nedeniyle cezanın üst sınırının 2 yılı aştığı, alenen işlenen hakaret suçunun basit yargılama usulü kapsamında olmadığı ve bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi uyarınca bu suç yönünden basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2. 5271 sayılı Kanun'un "Basit yargılama Usulü" başlıklı 251/3. maddesinde yer alan, "Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme gereğince öngörülen ve takdiri olmayan indirim oranının sonuç ceza belirlendikten sonra uygulanması gerektiğinin anlaşılması karşısında,
Sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/1 ve 125/4. maddeleri gereğince temel ceza olarak 3 ay 15 gün hapis cezası tayin edildikten sonra, anılan Kanun'un 43. maddesi uyarınca 1/2 oranında yapılacak artırım sırasında 5 ay 7 gün yerine, 7 ay hapis cezasına, bu hatayı takiben, anılan Kanun’un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 4 ay 10 gün hapis cezası verilip, belirlenen sonuç cezadan 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi gereğince indirim yapılarak 3 ay 7 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, düzenleme ve sıralamaya aykırı olarak ilk önce basit yargılama usulü sonrasında takdiri indirim uygulanarak 4 ay 10 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde,
Cinsel taciz suçu yönünden;
Sanık hakkında cinsel taciz suçundan 105/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca sonuç ceza belirlendikten sonra, 5271 sayılı Kanunun 251/3. maddesi gereğince dörtte bir oranı üzerinden yapılan indirim sonucuna göre cezasının hesap edilmesi gerekirken, cezanın uygulamasında usul hatası yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş ise de, her iki durumda da sanık hakkında tayin edilen sonuç cezanın süre olarak aynı olması nedeniyle cinsel taciz suçu yönünden kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında eyleminin tehdit suçuna vücut verdiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümlesi maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı halde, değişen suç vasfı dikkate alınıp 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verildikten sonra eylemine uyan cinsel taciz suçundan dolayı mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı CMK'nın "basit yargılama usulü" başlıklı 251. maddesinde;
"(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.
(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.
(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223. maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
(4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
(6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.
(7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz.
(8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 61 nci maddesinin beşinci fıkrasında "...Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.." şeklindeki düzenleme ile sonuç cezanın nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında; "Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenlemede öngörülen ve takdiri olmayan indirim oranının sonuç ceza belirlendikten sonra uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.
5271 sayılı CMK’nın “Suçun niteliğinin değişmesi” başlıklı 226. maddesinde;
“1-Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.
2-Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır.
3-Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir.
4-Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2012 gün ve 13/125-236 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın ceza yargılamasındaki en önemli haklarından biri yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gereken savunma hakkıdır. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan bu hakkın, herhangi bir nedenle sınırlandırılması olanaklı değildir. Nitekim 5271 sayılı Kanun'un 289/1-h maddesine göre de savunma hakkının kısıtlanması mutlak bozma nedenlerindendir.
Maddenin açık düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere, iddianamede gösterilen eylemin hukuki niteliğinin değişmesi ya da cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hallerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması halinde, anılan maddenin birinci fıkrası uyarınca sanık veya müdafisine ek savunma hakkı verilmesi gerekmektedir.
İncelenen dosyada;
1. 5271 sayılı CMK'nin 251/1. maddesinin "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." biçimindeki düzenlemesi göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanmış olması karşısında, suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, sanık hakkında CMK'nın 251. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2. Sanık hakkında atılı hakaret ve cinsel taciz suçlarından mahkumiyetine karar verilirken TCK 125/1-4,43,62 ve TCK'nın 105/1,62. maddeleri gereğince belirlenecek sonuç cezadan CMK’nın 251/3 maddesi gözetilerek basit yargılama usulü hükümleri nedeniyle 1/4 oranında indirim yapılması gerekirken CMK'nın 251/3 ve TCK'nın 61. maddesindeki düzenlemelere aykırı olarak hükümler kurulması ve hesap hatası yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
3. Sanık hakkında TCK'nın 106/1-1. cümlesi ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı halde, ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 105/1, 62. maddeleri uyarınca hüküm kurularak, CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.04.2021 tarihli 2021/141 esas, 2021/252 karar sayılı kararının hakaret suçu yönünden; sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının, basit yargılama usulü uygulanmadığında verilecek hapis cezasıyla aynı olacağından aleyhe sonuç doğurmamak üzere, cinsel taciz suçu yönünden ise; sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2025 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim