Yargıtay yargitay 2025/956 E. 2025/5797 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/956
2025/5797
2 Aralık 2025
3. Hukuk Dairesi 2025/956 E. , 2025/5797 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1180 E., 2024/1994 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/284 E., 2024/234 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, miktar itibariyle duruşma talebinin reddi ile temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı avukat arasında 01.12.2006 tarihli Yasal Takip Projesi Hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 9.1. maddesinde; icra dosya tahsilatlarının, tahsilatın yapıldığı gün veya en geç takip eden işgününde müvekkili şirketin yasal takip sisteminde belirtilen tahsil edilen nakit bedelin banka hesabına yatıracağı ve mutlak surette mesai bitimine kadar sisteme işleyeceği hükmünün yer aldığını, davalı avukatın, müvekkili şirket adına tahsil etmiş olduğu ve sisteme işlediği bedelleri müvekkili şirket sistemine yatırmadığını, davalıya pek çok kere yazılı ve sözlü uyarıda bulunulmuş olmasına rağmen, tahsilatları bugüne dek müvekkili şirket hesaplarına aktarmayarak şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davalı avukat tarafından yapılan ve ............hesaplarına aktarılması gereken tahsilatların toplamının 17.12.2014 tarihi itibari ile 217.164,87 TL olduğunu, belirtilen miktarın, müvekkili şirket sistemine davalı tarafından veya bizzat müvekkil şirket tarafından tespit edilerek girişi yapılan ancak müvekkil şirket hesaplarına aktarılmayan/havale edilmeyen, davalının kendi uhdesinde kalan tahsilatlar olduğunu, sistemden tespit edilen ödemeler yanında, sisteme yansıtılmayan, abone şikayetleri veya haricen henüz tespit edilemeyen müvekkili şirket adına davalının yaptığı tahsilatların da mevcut olduğunu, davanın birçok tahsilatı sisteme girmediğini, İcra Müdürlüklerine yatırılan tutarlar ile sisteme girişi yapılan tahsilatların karşılaştırılmasında 785 adet dosyada icraya yatırılan tutarlar ile sisteme girilen tahsilatlar arasında toplam 278.477,00 TL fark olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafından vergi usulsüzlüğünün de yapıldığını, müvekkili şirketin, davacının söz konusu eylemlerinden dolayı zarara uğramış olduğunu, Erzurum 2. İcra Müdürlüğünün 2009/2780 esas sayılı dosyasında da davalı tarafından dosya borcu tamamen tahsil edilmesine karşın müvekkil şirketten faiz indirimi talep edilip, faizin indirilmesi sağlanarak müvekkil şirketin dolandırıldığını, dosyaya, 3.094,00 TL yatmış olmasına ve davalı tarafından 3.015,00 TL olarak çekilmesine karşın, indirim onayı alınarak sisteme sadece 1.595,00 TL girildiğini ve 1.499,00 TL'nin davalının uhdesine geçirilmiş olduğunu, davalının gönderdiğini bellirttiği, masrafı müvekkili şirket tarafından davalıya ödenen icra dosyası tebligatlarının borçlulara gönderilmediğini, tahmini olarak buradaki şirket zararının 56.000,00 TL civarında olduğunu, davalının, avukatlık mesleğinin gerektirdiği ilke ve kurallara açıkça aykırı hareket ettiğini, müvekkili şirketin davalı hakkında savcılığa şikayette de bulunmuş olduğunu, şikayetler sonucunda bakanlık tarafından soruşturma izni verildiğini, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/228 E. dosyası ile açılan kamu davasının devam ettiğini ileri sürerek; müvekkilinin zararlarının tespiti ve fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 551.641.87 TL'nin yasal faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davacı şirketin kendisine avukatlık asgari ücret tarifesinde öngörülen ve ödenmesi gereken toplam 8 milyon civarında ödemeyi yapmamak için fesih ve dava yoluna gittiğini, dosya sayısının çok fazla olduğunu, dosya bilgilerinin de şirkette bulunduğunu, davacı şirketin ciddi iddialar ileri sürdüğünü, bu nedenle yasal süresi içerisinde bütün bu iddialara cevap verilmesinin zor olduğunu belirterek HMK'nın ilgili hükümleri gereğince delillerini ve ayrıntılı cevaplarını sunmak üzere tarafına ek süre verilmesini talep ettiğini savunarak davanın reddini istemiş, Mahkemece cevap süresinin 2 hafta uzatılmasına karar verilmiş ise de davalı masraf vermediğinden ara karar tebliğe çıkartılamamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve eki protokoller gereğince kendisine tanınan fesih hakkını kullandığı, davalı tarafın başlangıçtan beri bu fesih hakkını bilerek sözleşme ve protokolleri imzaladığı, davalının avukat olduğu göz önünde tutulduğunda TBK'nın 30 ve devamı maddelerinde belirtilen irade bozukluğu sebeplerinin hukuken uygulanması olanağının bulunmadığı, ortada bir azil değil, sözleşmenin feshi işleminin bulunduğu, taraflar arasında kurulan vekalet ilişkisine dayalı olarak davalı avukat tarafından davacının iddia ettiği para miktarlarının ödenmemesinden dolayı uyuşmazlık oluştuğu, davalı avukatın davacı ile akdettiği 01.12.2006 tarihli sözleşme uyarınca davacıya hukuki yardımda bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı tarafça istenildiği zaman sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilebileceğinin kararlaştırıldığı, hükme esas alınan 18.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda; ...'un vekili sıfatıyla davalıya Erzurum İcra Dairelerinden muhtelif tarihlerde 785 adet dosya için toplamda yapılmış net 278.477,71 TL ödeme yapıldığı ve davalının ...'a iade etmesi gereken miktarın (dava tarihi itibarıyla) 278.477,71 TL olduğunun belirtildiği, ... uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan 09.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda ... sistemi incelenerek 36 adet listenin büyük çoğunluğunda, o liste için “Havale Edilmesi Gereken” tutarın davalı tarafından ...'a hiç gönderilmediğine (havale edilmediğine) dair ... kullanıcılarının liste üzerine zamanında (listenin onay süreci esnasında) girdiği açıklamalar mevcut olduğunun tespit edildiği, davalının davacıya 36 adet liste için ödemesi gereken tutarın 220.467,42 TL olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosyalarda yapılan tebligat masrafları yönünden kesin kayıtlar sunulamadığı, bu miktarların bilirkişi raporunda da tespit edilemediği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 498.945,13 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı asil; 2001 yılından itibaren vekil sıfatı ile çalışmaya başladığını, yaklaşık 70 bin takip dosyası açtığını, davacının Avukatlık Kanunu ve VUK gereğince ödemesi gereken avukatlık ücretlerini ödemediğini, bu hususun Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulunca da tespit edildiğini, icra dosyalarında masrafların kendisi tarafından yapıldığını, davacı ile arasındaki uyuşmazlık sebebiyle bir kısım tahsilatların tarafından alacaklara mahsup edildiğini, davacıdan diğer alacaklarımı talep etmesi sebebiyle sözleşmesinin feshedildiğini, davacı şirketin alacağı olması bir tarafa çok yüksek tutarda borcunun bulunduğunu, bilirkişi incelemelerinin eksik olduğunu, bilirkişi raporlarında harç, masraflar ile vekalet ücretininin hesaplamadığını ve bunların tarafına ödenip ödenmediğinin araştırmadığını, bilirkişi raporlarında ibranameden bahsedildiğini, tarafından verilmiş hiçbir ibranamenin söz konusu olmadığını, bilirkişilerin dosyaların tamamını değil sadece davacı tarafın belirttiği dosyaları inceleme konusu yaptığını, takip masraflarının kendisine ödenmediğini, Avukatlık Kanunu'nun 166. maddesi hükümlerinden doğan hakkını kullanarak avukatlık ücretleri ve masrafların çok küçük bir kısmını karşılayan miktarı elinde tutmasında kanuna aykırılık bulunmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.