Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/5412
2025/6290
22 Aralık 2025
3. Hukuk Dairesi 2025/5412 E. , 2025/6290 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/107 E., 2022/164 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/387 E., 2021/385 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı tarafça müvekkili şirkete 17.01.2020 tanzim tarihli ödeme emrinin gönderildiğini, bu ödeme emri ile müvekkili şirketten talep edilen kamu alacağının alacaklısının davalı ... Dairesi, borçlusunun ise ... Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, ödeme emri ile ... Turz. San ve Tic. Ltd. Şti.nin davalıya olan borcunu müvekkili şirketten talep ettiğini, borçlu şirketin müvekkili şirketin öteden beri ticaretinin olduğu bir şirket olduğunu, bu şirketinin 2019 yılı zarfında ekonomik krizden etkilendiğini ve ödemelerini yapamaz duruma geldiğini, müvekkilinin ekte yer alan ticari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere dava dışı şirkete bir borcu bulunmadığı gibi 1.494.582,36 TL alacağının mevcut olduğunu, müvekkili şirketin haciz bildirimi ve ödeme emrine konu dava dışı kamu borçlusu şirkete bir borcunun bulunmadığını, bu hususun ticari defter ve kayıtların incelenmesinde ortaya çıkacağını, haciz ihbarnamesine ilişkin yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle geç haberdar olduğunu belirterek, haciz ihbarnamesinde borçlu görünen dava dışı şirkete borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; Bs-Ba formlarında yapılan araştırma sonucu, davacı şirketin dava dışı kamu borçlusundan 338.982,00 TL mal/hizmet satışı yaptığının tespit edilmesi üzerine vergi dairelerince davacı hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun (6183 sayılı Kanun) 79. maddesi kapsamında şirkete yapacağı ödemeleri nedeniyle müteselsil sorumluluğa gidildiğini, 11.01.2019 tarihli alacak haczi yazısının tanzim edildiğini ve bu yazının 17.01.2019 tarihinde iş yerinde çalışana posta yolu ile tebliğ edildiğini, her ne kadar davacı vekili dilekçesinde bu bildirimi kimin tebliğ aldığının bilinmediğini idda etmiş ise de, bahsi geçen yazının 17.01.2019 tarihinde iş yeri çalışanına tebliğ edildiğini, ancak davacı şirket tarafından usulüne uygun tebliğ edilen haciz bildirisine karşı dairelerine herhangi bir cevap verilmediğini ve itiraz edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli kararıyla; davacının dava dışı şirkete herhangi bir borcunun olmadığının sabit olduğu, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın; süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli kararıyla; davacının haciz ihbarnamesini davalı İdare tarafından gönderilen ve 17.01.2020 tarihinde tebliğ edilen ödeme emri ile öğrendiği anlaşılmakla, 17.01.2020 tarihinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davanın esas yönden incelenmesi gerektiği, davacının ticari defterleri üzerinde inceleme de yaptırılmak suretiyle davacı şirketin haciz ihbarnamesini öğrendiği 17.01.2020 tarihi itibarıyla dava dışı vergi borçlusunun vergi borcunun ne kadar olduğu, davacı şirkete ne kadar vergi borcu için haciz bildiriminin tebliğ edildiği, dava dışı borçlu şirketin davalı şirketten alacaklı olup olmadığı, eğer alacaklıysa alacağının ödenip ödenmediği ve hangi tarih itibariyle ödeme işleminin gerçekleştirildiği konularında şirket ticari defterleri de getirtilip işin niteliği gereği mali müşavir bilirkişiden rapor alınması gerektiği, kabule göre de davacı taraf yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdirinin doğru görülmediği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin 20.05.2021 tarihli kararıyla; dosyaya sunulan haciz bildirisinin tebliğine ilişkin belgenin tetkikinden, haciz bildirisinin tebliğ edildiği çalışanın isminin ne olduğunun anlaşılamadığı gibi tebliğ almaya yetkisinin bulunduğu ibaresinin de belgede bulunmadığı, davacı şirketin haciz ihbarnamesini öğrendiği 17.01.2020 tarihi itibarıyla dava dışı vergi borçlusunun vergi borcunun ne kadar olduğu, davacı şirkete ne kadar vergi borcu için haciz bildiriminin tebliğ edildiği, dava dışı borçlu şirketin davalı şirketten alacaklı olup olmadığı, eğer alacaklıysa alacağının ödenip ödenmediği ve hangi tarih itibariyle ödeme işleminin gerçekleştirildiği konularında şirket ticari defterleri incelenmek kaydıyla alınan bilirkişi raporunda; 07.01.2020 tarihi itibariyle dava dışı vergi borçlusunun 200.617,97 TL vergi borcunun olduğu, haciz bildiriminin 17.01.2019 tarihinde muhtarlık aracılığı ile tebliğ edildiği, tespitin yapıldığı 22.03.2021 tarihi itibariyle dava dışı vergi borçlusunun davacı şirkete 412.582,35 TL borcunun olduğu, dava dışı vergi borçlusunun davacı şirketten alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın; davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 02.09.2021 tarihli kararıyla; Mahkemenin bilirkişiden davacı şirketin haciz ihbarnamesini öğrendiği 17.01.2020 tarihi itibariyle dava dışı vergi borçlusunun davacı şirketten alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne olduğu hususunda ek rapor aldırılıp sonucuna göre karar vermesi gerektiği, kabule göre de Mahkemece gerekçeli kararın gerekçe kısmında, dava dışı vergi borçlusunun davacı şirketten alacaklı olmadığının kabul edilmesine göre, davacı şirketin dava dışı vergi borçlusunun borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmediği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ile hazırlanan ve usulüne uygun bulunarak benimsenen 16.09.2021 bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kabulüne, davacının davalı tarafça düzenlenen 17.01.2020 tarihli haciz bildirimi nedeniyle dava dışı vergi borçlusuna borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; tebliğin usule uygun olarak yapıldığını, dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, davanın açılmasına kendilerinin sebebiyet vermediklerini, dolayısı ile harç ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacaklarını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6183 sayılı Kanunun 79. maddesine göre menfi tespit istemine ilişkindir.
6183 sayılı Kanunun 79. maddesinin uygulanabilmesi için, 3. kişinin asıl amme borçlusuna borcu olduğunun ve borç miktarının somut olarak tespit edilmiş olması ve 3. kişinin elinde olan borçluya ait malın 79. maddenin ilk fıkrasında sayılan mallardan olması gerekir. Eş söyleyişle, amme borçlusunun 3. şahıslardaki alacakları üzerine haciz konulabilmesi için amme borçlusunun 3. şahıs nezdinde alacağı bulunduğunu bildirmiş olması veya idarece borçlu şirketin bu şahıslardan alacağı olduğunun tespit edilmesi ve tespit edilen tutar kadar haciz konulması gerekmektedir.
Haciz bildirisini alan 3. şahıs, haciz bildiriminin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde ilgili vergi dairesine itirazda bulunmadığı takdirde, 79. maddesinin 3. fıkrasında açıklandığı üzere mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında haciz ve takip işlemleri uygulanır. Bundan sonra, 3. kişi hakkında ödeme emri düzenlenerek takip işlemlerine başlanır.
Haciz bildirisine karşı süresi içerisinde itiraz etmediğinden zimmetinde sayılan borç için veya elinde bulunduğu sayılan mal için 3. kişi haciz bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir yıl içerisinde genel Mahkemelerde menfi tespit davası açabilir.
Söz konusu madde kapsamında açılan menfi tespit davalarında, dava dışı kamu borçlusunun üçüncü şahıslardaki alacaklarının haczi halinde, üçüncü şahıs konumundaki davacının haciz bildiriminin tebliği tarih itibariyle borcunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Yukarıdaki hükümler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafa gönderilen haciz bildirimine ilişkin tebligatın usule uygun olmadığı, tebliğ alan şahsın anlaşılamadığı, davacının 17.01.2020 tarihinde ödeme emri tebliği ile haciz bildirimini öğrenip menfi tespit davası açtığı, davacının dava dışı amme borçlusuna borcu olmayıp alacaklı olduğu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı tarafça yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin aleyhine hüküm verilen davalıdan tahsiline karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.