Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/5024
2025/6125
15 Aralık 2025
3. Hukuk Dairesi 2025/5024 E. , 2025/6125 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/237 E., 2025/319 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl ve birleşen davada davalı-karşı davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı-karşı davalı vekili; vekaletname ile davalı avukatı vekil tayin ettiğini, davalının görevini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle 20.01.2010 tarihli azilname ile davalıyı vekillikten azlettiğini, maddi zarara uğrattığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalının ihmali sonucu uğradığı 33.145,00 TL'lik maddi zararın 28.03.2001 takip tarihinden itibaren yıllık %85 oranında faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı-karşı davalı vekili; Mahkemece alınan bilirkişi raporunda 80.206,82 TL faiz alacağının tespit edildiğini belirterek bu alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
3. Karşı davada davacı vekili; alacağı vekalet ücreti nedeniyle fazlaya ilişkin dava, talep ve manevi tazminat talepleri saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl, birleşen ve karşı davada davalılar vekilleri, davanın reddini dilemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05.07.2011 tarihli kararıyla; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş, karar süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 23.09.2013 tarihli ilamı ile; olayda ceza zamanaşımı süresi dolmamış olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/81 Esasına kayıtlı dosyası ile Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/566 Esasına kayıtlı dosyasının birleştirilmesine karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemenin 25.03.2021 tarihli kararı ile, asıl ve birleşen davanın kabulüne, 33.145,00 TL zarar 80.206,82 TL faiz olmak üzere toplam 113.352,82 TL alacağın 33.145,00 TL'sine 23.02.2010 dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı, süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı-karşı davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairece verilen 22.02.2022 tarihli ilamla; faize faiz işletilmek ve takip tarihi dışında bir tarih esas alınarak hesaplama yapılmak suretiyle karar verilmesi hatalı olduğundan kararın bozulmasına, davalı-karşı davada davacı vekilinin sair temyiz gerekçelerinin reddine karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemenin 19.12.2023 tarihli kararıyla; davacı-karşı davalının çeke bağlı 24.000,00 TL tutarında alacağını tahsil etmek üzere vekil tayin edildikten sonra, Ankara 24. İcra Müdürlüğünde icra takibi başlatan ve takibin dayanağı olan çekin karşılıksız çıkması sebebiyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi vererek borçlu hakkında Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/771 E. sayılı dosyasında karşılıksız çek suçundan dava açılmasını ve borçlunun bu suçtan mahkum edilmesini sağlayan davalı avukatının, müvekkilinin alacağının tahsili konusunda gerekli dikkati ve özeni göstermediği, borçlusu maaş alan bir kişi olan icra dosyasında 10.05.2002 tarihinde talepte bulunduktan sonra 20.08.2007 tarihine kadar borcun tahsiline yönelik olarak bir işlem yapmayarak alacağını kısmen/tamamen tahsil edemeyen müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğu, keza borçlu vekili tarafından daha sonra icra mahkemesine yapılan şikayet üzerine mahkemece icranın geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle zamanaşımına uğrayan çekin tahsilinin imkansız hale gelmesinden dolayı bu mağduriyetin ortadan kalkmasının mümkün olmadığı, davalının böylelikle üzerine atılı ihmal suretiyle görevi kötüye kullanmak suçunu işlediğinin Ağır Ceza Mahkemesi gerekçeleriyle sabit olduğu, karşı davanın ise; davalı - karşı davacı avukatın icra takibini takipsiz bıraktığı ve ceza dosyasındaki şikayetinden vazgeçtiği sırada davacı-karşı davalının talimatı doğrultusunda davrandığını ispatlayamadığı, davacı-karşı davalının alacağını tahsil imkanı kalmadığı ve karşı davacı avukatın görevini Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesine uygun olarak yerine getirmediği, karşı davalının azilde haklı olduğu, karşı davacının avukatlık ücreti talep etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, asıl ve birleşen davanın kabulüne 33.145,00 TL zarar ve taleple bağlı kalınarak 80.206,82 TL faiz olmak üzere toplam 113.352,82 TL alacağın 33.145,00 TL'sine 23.02.2010 dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı- karşı davada davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairece verilen 14.01.2025 tarihli ilamla; temyize konu kararda, Mahkemece; bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmediği, bozmaya uygun karar verilmediği, hükmüne uyulan bozma ilamıyla, hesaplamanın faize faiz işletilmeden yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen toplam 33.145,00 TL alacaktan, 7.285,00 TL işlemiş faizi de içine alır şekilde, faize faiz işletilerek karar verildiğinin anlaşıldığı, o halde Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulmasının hatalı olduğu, kabule göre de, bozma ilamında Mahkemece hükmedilen faiz türüne ilişkin bozma gerekçesi yapılmamasına rağmen, önceki kararda uygulanan yasal faiz yönünden usuli kazanılmış hak doğurduğu nazara alınmadan, avans faizine hükmedilerek karar verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre, davalı-karşı davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediğine karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı - karşı davalının çeke bağlı 24.000,00 TL tutarında alacağını tahsil etmek üzere vekil tayin edildikten sonra, Ankara 24. İcra Müdürlüğünde icra takibi başlatan ve takibin dayanağı olan çekin karşılıksız çıkması sebebiyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi vererek borçlu hakkında Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/771 Esas sayılı dosyasında karşılıksız çek suçundan dava açılmasını ve borçlunun bu suçtan mahkum edilmesini sağlayan davalı avukatının, müvekkilinin alacağının tahsili konusunda gerekli dikkati ve özeni göstermediği, borçlusu maaş alan bir kişi olan icra dosyasında 10/05/2002 tarihinde talepte bulunduktan sonra 20.08.2007 tarihine kadar borcun tahsiline yönelik olarak bir işlem yapmayarak alacağını kısmen/tamamen tahsil edemeyen müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğu, keza borçlu vekili tarafından daha sonra icra mahkemesine yapılan şikayet üzerine mahkemece icranın geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle zamanaşımına uğrayan çekin tahsilinin imkansız hale gelmesinden dolayı bu mağduriyetin ortadan kalkmasının mümkün olmadığı, davalının böylelikle üzerine atılı ihmal suretiyle görevi kötüye kullanmak suçunu işlediğinin ağır ceza mahkemesi gerekçeleriyle sabit olduğu, karşı davanın ise; davalı - karşı davacı avukatın icra takibini takipsiz bıraktığı ve ceza dosyasındaki şikayetinden vazgeçtiği sırada davacı-karşı davalının talimatı doğrultusunda davrandığını ispatlayamadığı, davacı-karşı davalının alacağını tahsil imkanı kalmadığı ve karşı davacı avukatın görevini Avukatlık Yasası'nın 34. maddesine uygun olarak yerine getirmediği, karşı davalının azilde haklı olduğu, karşı davacının avukatlık ücreti talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne 25.320,00 TL asıl alacak, 80.206,82 TL ( 28.03.2001 takip tarihinden itibaren hesaplanan ) faiz olmak üzere toplam 105.526,82 TL alacağın, 25.320,00 TL asıl alacağa 23.02.2010 asıl dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı-karşı davada davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı-karşı davada davacı ... vekili; müvekkilinin kusuru olmadığını, vekilinin talimatları doğrultusunda işlem yaptığını, icra dosyasına konu alacağın tahsilinin mümkün olup olmadığının araştırılmadığını, kararda maddi olayın, dosyadaki bilgi ve belgelerin dikkate alınmadığını, temyiz itirazlarının tartışılmadığını, maddi tazminat davasında zarar tespit edilmeden, zarar ile eylem arasında nedensellik kanıtlanmadan tazminat hesabı yerine dosya hesabı yapıldığını, davacının zararını somut verilerle ortaya koyamamasına rağmen somut verilere dayalı olarak hesap yapılmadan davacının üçüncü kişiden olan alacağının tüm faizleri ile birlikte davalı tarafından ödenmesine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada davalı avukatın özensiz davranması nedeniyle alacağına kavuşmadığını ileri sürerek uğradığı zararın tahsili istemine, karşı davada ise vekalet ücret alacağının tahsili istemine ilişkindir.
1.Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uymakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz eden asıl ve birleşen davada davalı/karşı davacı ... vekilinin asıl ve karşı dava yönünden tüm, birleşen dava yönünden sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Birleşen davada davacı, asıl davada alınan bilirkişi raporunda 33.145,00 TL asıl alacağın işlemiş faizi olarak hesaplanan 80.206,82 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada asıl davada asıl alacağın 25.320,00 TL olduğu tespit edilmişse de; birleşen davada 25.320,00 TL asıl alacağın işlemiş faizi olarak hesaplanan 64.323,90 TL yerine 80.206,82 TL'ye hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Asıl ve birleşen davada davalı/karşı davacı ... vekilinin asıl ve karşı dava yönünden tüm, birleşen dava yönünden sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan birleşen davaya ilişkin Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince birleşen davada davalı ... yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.