Yargıtay yargitay 2025/4726 E. 2025/5856 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/4726
2025/5856
3 Aralık 2025
3. Hukuk Dairesi 2025/4726 E. , 2025/5856 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1175 E., 2024/1291 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/345 E., 2023/239 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili 2005 doğumlu ...'nin 07.05.2012 tarihinde .............'daki evinin önünde oynadığı sırada düştüğünü ve sağ kolu ile dirseğinden yaralandığını, ............. Hastanesi acil servisinde çekilen film neticesinde hastanın dirseğinde iki kırık olduğunun ve ameliyat edilmesi gerektiğinin bildirildiğini, kolunun yarım alçıya alındığını, bunun üzerine anne ve babanın ...'yi ............... Ortopedi Bölümünde çalışan davalı doktora götürdüklerini, küçüğün yapılan muayenesinde ve çekilen röntgen filimleri sonucunda davalı doktorun...................Hastanesinde görevli nöbetçi doktor tarafından gerçekleştirilen yarım alçı işleminin çıkarılmasına gerek olmadığını, hastaya başka bir operasyonun ve tedavinin uygulanmasına gerek bulunmadığını, 6 hafta boyunca düzenli olarak kontrollere gelinmesi gerektiğini söylediğini, 15.06.2012 tarihinde yapılan kontrolde davalı doktorun küçüğün kolunda bulunan yarım alçıyı çıkardığını, röntgen sonrasında kolda herhangi bir problem olmadığını, kırık olan kısmın iyileşerek kaynadığını ve tedavinin sona erdiğini bildirdiğini, davacıların küçüğün kolunda ve dirsek bölgesinde şişlik olduğunu gözlemlemeleri üzerine küçüğü tekrar davalı hastanede çalışan davalı doktora götürdüklerini, davalı doktorun yeniden film çekilmesini istediğini, film neticesinde küçüğün dirsek bölgesinde de bir kırık olduğunun farkedildiğini, davalı doktorun hatalı teşhisi nedeni ile küçüğün tedavi edilemediğini ve kolunun kırık vaziyette kaldığını, davalı doktor ve hastanenin ihmali nedeniyle ...'nin bitmeyen ve halen devam eden uzun tedavi sürecinin bulunduğunu, ayrıca kolunda bir türlü bitmeyen acı ve ızdırap hissettiğini, diğer yandan davacı küçüğün bundan sonra büyük ihtimalle bir ömür boyu yaşayacağı hem maddi hem manevi sıkıntılarının ortaya çıkacağını belirterek, davacı ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 75.000,00 TL manevi tazminatın, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında 28.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 528.605,49 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
1-Davalı doktor vekili; davacı ebeveynlerin çocuğun alçısının açılmasına, etraflıca muayene edilmesine ve film çekilmesine izin vermediklerini, buna göre müvekkili doktora izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığını, ayrıca istenilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Davalı Hastane vekili; hastanenin ve doktorun olayda kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
3-Feri müdahil ... vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin vekalet sözleşmesi olduğunu, davanın açıldığı tarih itibari ile zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalı doktorun özenle ve tıp standartlarına uygun olarak gerekli tüm işlemleri gerçekleştirdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı doktor tarafından hastanın koluna daha önce konulmuş olan alçıyı çıkarıp oluşan kırık yönünden değerlendirme yapmaması ve 14.05.2012 tarihli muayenesinde alçının çıkarılmasını istediği fakat ailesi tarafında kabul görmediği hususunda yazılı bir onam alınmaması tıbbi eksiklik olarak değerlendirilerek davalı doktorun kusurlu bulunduğu gerekçesiyle ................. Üniversitesi Adli Tıp Uzmanları raporu ile mevcut durumu itibariyle çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %9 (dokuz) olduğu kanaati ile maluliyet oranına göre aktüerya bilirkişisi tarafından yapılan hesaplama neticesi davacı ...'nin meslekte kazanma gücü kaybından dolayı maddi tazminat alacağının 528.605,49 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin ıslah talebine göre maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile ... için 7.000,00 TL, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08.05.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiş, karara karşı, taraf vekilleri istinafa başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davacılar vekili; müvekkil küçük ...'nin sağ kolunda maluliyet oluştuğunun açık olduğunu, gerçekleşen olay nedeniyle davacıların üzüntü yaşadığını, davacı küçüğün kolundaki görüntü bozukluğu nedeniyle müvekkillerinin tarif edilemez bir ızdırap içinde bulunduklarının belirterek, manevi tazminat yönünden hükmedilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
2- Davalı doktor vekili; ceza dosyasında müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini, davacı küçüğün muayenesi yapılırken sadece sağ koluna bakılarak grafilerinin çekildiğini, sol koluna hiç bakılmadığını, yine nörologlar tarafından kas gücü muayenesinin yapılarak davacının kas gücünün normal seviyede olup olmadığının, hareketlerinde bir kısıtlılık bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, raporun sonuç kısmında Yönetmeliğe göre iş gücü kaybı oranının "omuz ve kol arızalarında yalancı eklemler" maddesine sokulduğunu ve hesaplamanın bu doğrultuda gerçekleştirildiğini, bilimsel mütalaada ifade edildiği üzere davacının durumunun "yalancı eklemler" maddesine sokulamayacağını, kaldı ki kabul anlamına gelmemek kaydıyla yalancı eklemler maddesine bakıldığında %33'lük bir oranın yazılı olmasına karşın sağlık kurulu raporunda bu oranın %37 olarak yer aldığını, diğer yandan manevi tazminata hükmedilmesinin de hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
3-Davalı Hastane vekili; raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, davalı Hasaneye atfedilen kusurun hangi veriler esas alınarak belirlendiğinin açıklanmadığını, davacı küçüğe uyguladığı tedavi sırasında tüm edimleri eksiksiz yerine getirdiğini, müvekkile atfedilen eylemler ile ortaya çıkan zarar arasında illiyet bağının ispatlanamadığını, Adli Tıp raporuna göre uygulanan tedavi sebebiyle herhangi bir zararın oluşmadığını, soyut açıklamalar ile gerekçesiz olarak hüküm tesis edildiğini, bu kapsamda adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı özel sağlık kuruluşu ile davalı doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle ceza dosyasına sunulan Adli Tıp Kurumu Raporu ile davalı doktor tarafından hastanın koluna daha önce konulmuş olan alçıyı çıkarıp oluşan kırık yönünden değerlendirme yapmamasının tıbbi eksiklik olarak nitelendirildiği, 08.05.2012 tarihli epikriz notunda alçının çıkarılmasının davacılar tarafından kabul edilmediğine veya çıkarılmaması durumunda meydana gelecek komplikasyonlara dair bilgi verildiğine dair kaydın bulunmadığı, bu tür kırıklarda tedavi gecikmesine bağlı oluşabilecek "cubitus valgus deformitesi, eklem hareket kısıtlılığı, sinir lezyonu" gelişebileceği, nitekim 23.12.2022 tarihli Adli Tıp Uzmanlarının Raporu ile davacının %9 oranında maluliyeti olduğu, manevi tazminat miktarının yerinde olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.