Yargıtay yargitay 2025/4573 E. 2025/5908 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/4573
2025/5908
4 Aralık 2025
3. Hukuk Dairesi 2025/4573 E. , 2025/5908 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/233 E., 2025/302 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile 1980 yılında terlik ve ayakkabı imalatı yapmak üzere kurdukları adi ortaklıkta kâr ve zararın eşit paylaşılacağının kararlaştırıldığını, 2004 yılı Ekim ayı sonunda ortaklıklarını sona erdirdiklerini, davalının işyerinde bulunan makine ve demirbaşları kullanıp imalata devam etmesi karşılığında müvekkiline işyerindeki ½ hissesine karşılık aylık 200,00 TL, demirbaşlardaki ½ hissesine karşılık aylık 50,00 TL ödemesi hususunda anlaştıklarını, işyerinde ortaklık devam ederken biriktirdikleri ve kasada muhafaza edilen ziynet eşyaları ile dövizlerin davalı tarafından alındığını, bunlarla ilgili davalının kendisine ödeme yapmadığını, ortaklık sona erdiğinde stoklarında bulunan mallardan sadece 1.370,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye 4.005,00 TL stoktaki mallardan alacaklı olduğunu ileri sürerek; 2004 kasım ayından itibaren tarafına ödenmesi gereken ecrimisil bedeli olan 3.000,00 TL ile 82 cumhuriyet altını, 5'li üç tane reşat altını, 5'li bir tane cumhuriyet altını, 1 adet 2.5'luk hamit altınının karar tarihindeki tutarı üzerinden müvekkilinin payına düşen miktarı, 50 Kuveyt Dinarı ve 7.581 USD'nin müvekkilinin payına düşen yarısı ile stoktaki mallardan payına düşen 4.005,00 TL'nin Ekim 2004 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davacı vekilinin 17.05.2010 havale tarihli ıslah dilekçesi ile ecrimisil yönünden dava değerini 5.077,50 TL'ye, 28.01.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile de ecrimisil ve tasfiye alacağının dava değerini 243.081,79 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı; davacı ile yaklaşık 45 sene ortak olarak terlik ve ayakkabı imalatında çalıştıklarını, işyerinde bulunan mallar ve makinelerle ilgili aralarında herhangi bir anlaşmanın mevcut olmadığını, davacının %50 ortak olduğunu, ortaklık hissesini davacıdan satın almaya hazır olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.12.2010 tarihli kararıyla; davacının ecrimisil talebinin kabulüne, diğer taleplerinin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 07.12.2011 tarihli ilamla; taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkinin tasfiyesinden sonra davalının davacıya borçlu olup olmadığının belirlenerek sonucuna uygun karar verilmesi gerektiğinden bahisle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozmaya uyan Mahkemenin 30.10.2014 tarihli kararıyla; davacının haksız kullanım tazminatı talebinde haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ecrimisil olarak 125,00 TL'nin 31.12.2004 tarihinden itibaren, 1.860,00 TL'nin 31.12.2005 tarihinden itibaren, 2.130,00 TL'nin 31.12.2006 tarihinden itibaren ve 962,50 TL'nin 13.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacak taleplerinin ise reddine karar verilmiş; karara karşı,süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Dairece verilen 24.01.2019 tarihli ilamla; ortaklığın sona ermesinin yasal sonucu olan tasfiyenin Mahkemece bozma ilamında açıklanan yöntem izlenerek bizzat yaptırılması, davalının dava konusu taleplere ilişkin ikrarlarının dikkate alınması, ortaklığın borçları yönünde ispat hakkı tanınmasının ardından oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarihi ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davadaki tasfiye alacağına ilişkin olarak, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu ve sona erdirilerek feshedildiği hususunda herhangi bir ihtilaf olmayıp tasfiye alacak miktarı yönünde uyuşmazlık bulunduğu, davacı vekilinin 16.01.2023 tarihli dilekçesi ve 25.04.2024 tarihli celsedeki beyanı kapsamında, tasfiye konusu demirbaş eşyalara ilişkin malvarlığının taraflarca nakde çevrilerek tasfiye edilmesi suretiyle uyuşmazlığın sona erdirildiği, bunun haricindeki ortaklık aktif malvarlığı içerisinde (ziynet eşyası ve döviz cinsinde) nakit paranın yer aldığı, davalı idareci ortağın iş bu aktif malvarlığından ortaklığın pasifini oluşturduğu tespit edilen (şirket zararı ile kıdem tazminatı) toplam bedelinin ödenmiş olduğu, kalan kısmın taraflara eşit olarak pay edilmesi gerekmekte ise de; taraflar arasındaki ortaklığın pasif mal varlığı içerisindeki kıdem alacağının miktarına ilişkin uyuşmazlık ortaya çıktığı, 25.09.2024 tarihli bilirkişi raporu ile 3.820,08 TL kıdem tazminatı hesabı yapıldığı ancak adi ortaklık ilişkisi süreci içerisinde işçi ...'in çalıştırıldığı, resmi kayıtlardaki sigortalılık başlangıç tarihinin 1999 yılı olarak tespit edildiği, davacının beyanında ise; 01.06.1991 - 30.11.1993 = 2 yıl 5 ay, 30 gün ve 01.09.1995 - 30.10.2004 = 9 yıl, 1 ay, 29 gün (bilirkişi raporunda sehven 6 yıl, 1 ay, 30 gün olarak maddi hata yapıldığı) olacak şekilde toplam 11 yıl, 7 ay, 29 gün kıdeminin bulunduğu kabul edildiği, bu veriler doğrultusunda yapılan hesaplamada ise; 11 yıl * 444,15 TL = 4.885,65 TL, 7 ay * 444,15 TL = 259,08 TL, 29 gün * 444,15 TL = 35,28 TL olmak üzere toplam 5.180,01 TL işçi kıdem tazminatı bedelinin ortaklığın pasif kısmında yer aldığı ve 10.05.2014 tarihli bilirkişi raporu ile de 5.207,25 TL işletme zarar olduğu tespitiyle birlikte, adi ortaklığın toplam 10.387,26 TL pasif olarak tespit edildiği, davalı idareci ortağın ise işletmeye ait borçların ödenmesi sebebiyle aktifinde yer alan ziynet eşyalarının nakde çevrildiği beyanı edilmekle; "taşınır tesliminde, borçlunun yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değer dikkate alınır. Bu itibarla, Mahkemece; öncelikle hükmedilen altınların özellikleri belirtilmek suretiyle aynen iadesine, bunun mümkün olmaması halinde adi ortaklığın fesih tarihi itibariyle değerinin tahsiline karar verilmesi gerekirken, ödeme tarihindeki değere ilişkin hüküm tesisi isabetli olmadığına" ilişkin Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2016/14110 Esas, 2018/3564 Karar sayılı içtihadı nazara alındığında, davalı beyanıyla kabul edilen (82 adet Cumhuriyet altını, 3 tane 5'li Reşat, 1 tane 2,5 Hamit, 7.581,00 Dolar, 50,00 Kuveyt Dinarı) adi ortaklığın sona erdiği 31.10.2004 tarihi itibariyle hesap edilmesi gerektiği; 82 adet cumhuriyet altın * 138,8971 TL = 11.389,56 TL, 3 adet 5'li Reşat * 140,2218 = 2.103,32 TL, 1 adet 2,5 hamit = 350,55 TL, 7.581 USD * 1.481211 = 11.229,06 TL, 50 Kuveyt Dinarı * 5.0264 = 251,32 TL toplam 25.327,18 TL ortaklığın aktif değeri tespit olunmakla; tasfiye sonucu ( 25.323,81 TL - 10.387,26 TL= 14.939,92 TL) alacağın taraflar arasında paylaşılması gerektiğinden, 7.469,96 TL yönünden davacının hakkı bulunduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile davacının adi ortaklığın feshinden kaynaklanan alacak talebi yönünden 7.466,59 TL'nin 31.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, haksız işgal tazminatı talebini yönünden 01.11.2004-31.12.2004 tarihleri arası için 125,00 TL ecrimisilin 31.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 01.01.2005 - 31.12.2005 tarihleri arası için 1.860,00 TL ecrimisilin 31.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 01.01.2006-31.12.2006 tarihleri arası için 2.130,00 TL ecrimisilin 31.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 01.01.2007-13.06.2007 tarihleri arası için 962,50 TL ecrimisilin 13.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; asıl davada verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; asıl davaya ilişkin olarak kararın temyiz edildiğini, aynen iade ilkesinin ihlalinin müvekkilin haklarının gasp edilmesine sebebiyet verdiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2016/14110 E. sayılı dosyasında belirtildiği üzere, adi ortaklığa ait malların öncelikle aynen iade edilmesi, aynen iade mümkün değilse değerinin belirlenmesi ve paylaştırılması gerektiğini, altın ve dövizlerin aynen iadesi mümkün olduğu halde adi ortaklığın sona erme tarihindeki değeri esas alındığını, davalının 18.02.2014 tarihli duruşmada sunduğu dilekçede altın ve dövizleri bozdurduğunu, oğlu ...'e bunların karşılığında 69.000,00 TL tazminat ödediğini beyan ettiğini, Mahkemece bu ikrarın görmezden gelindiğini, bilirkişi raporlarında adi ortaklığın pasifine davalının kendi iradesiyle ve hukuken geçersiz şekilde yaptığı 69.000,00 TL'lik kıdem tazminatı ödemesinin dahil edildiğini, oysa kıdem tazminatının asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği ve bu tutarın 3.820,08 TL olması gerektiğinin tespit edildiğini, bilirkişi ek raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, Mahkemece aynen iade ilkesi yok sayılarak tasfiyeyi 2004 yılı değerleri üzerinden yaparak, davalının altınları ve dövizleri satması ile gerçekleşen fiili durumun nazara alınmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada, adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan alacak ve haksız işgal sebebiyle ecrimisil alacak istemine ilişkindir.
Davacı tarafça bildirilen temyiz sebepleri doğrultusunda yapılan incelemede; Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.