Yargıtay yargitay 2025/4520 E. 2025/5759 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/4520
2025/5759
1 Aralık 2025
3. Hukuk Dairesi 2025/4520 E. , 2025/5759 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/582 E., 2024/304 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; Kurum mensuplarının haberi olmadan, sağlık karnelerine sahte reçeteler tanzim edildiğini, bu reçeteleri doktorlara imzalattırmak suretiyle resmiyet kazandırdığını, düzenlenen sahte reçetelerle Kurumu zarara uğrattığı için davalının sözleşmesinin 2001 Mali yılı Bütçe Uygulama Talimatına ek Protokolünün “Sözleşmenin Feshini Gerektiren Hususlar” başlıklı III. Bölümü 1. maddesinin (k) fıkrası gereğince 7 yıl süre ile feshedildiğini, sandıktan haksız olarak tahsil edilen 54.922,742.278 TL sahte reçete bedelinden, davalı eczanenin ödenebilir nitelikte reçete bedeli olan 16.450,187.000 TL'nin mahsubu ile bakiye 38.472,555.278 TL ile reçetelerin ödeme tarihinden dava tarihine kadar 49.271,635.000 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 87.744,190.278 TL'nin ve asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek faizin davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; sahte olan reçete olmadığını, mevcut reçetelerin tümünde belirtilen ilaçların hastalara verilmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.06.2011 tarihli kararıyla; bilirkişi raporunun hükme elveriş olduğunu, haksız eylemle ilgili davacının iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı Kurumun asıl alacak tutarı 38.472,55 TL'nin sözleşmenin feshedildiği 03.05.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine, davacının faize ilişkin fazla talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin (Kapatılan) 25.11.2003 tarihli kararıyla; Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/118 E., 2009/105 K. sayılı dosyasında eldeki bu davaya konu reçetelerin sahte olmadığı ilaçların konulan teşhislere ve tedavinin gerektirdiği miktarda olması nedeniyle bir kısım sanıkların beraat ettiği, bu tespitin hukuk hakimini bağlayacağı, davaya konu reçetelerin ceza mahkemesindeki reçetede irtibatlı olup olmadığı ve sahte olmadıkları ceza davasıyla kesinleşen reçete bedellerinin istenemeyeceği gerekçesiyle, bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi sebebiyle hüküm bozulmuştur.
2. Mahkemenin 16.07.2020 tarihli kararıyla; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda Yozgat Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/165 E. sayılı dosyası içeriği ve verilen beraat/ mahkumiyet kararları değerlendirilerek davaya konu edilen reçeteler yönünden ceza davasında beraat eden sanıklar tarafından düzenlenen reçetelerin ayıklanmasından sonra davalı tarafından sahte olarak düzenlenen reçeteler için Kurumdan haksız olarak 11.666,12 TL tahsil edildiği, dava dilekçesi, yargılama aşamasında sunulan bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere, davacı Kurum tarafından, davalının hakedişlerinden dava açılmadan önce 16.450,18 TL kesinti yapıldığı, davalının haksız tahsil ettiği reçete bedelinden, kendisinden kesinti yapılanın mahsubundan sonra, davacının sahte reçetelere istinaden başka alacağı kalmadığından, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 01.04.2021 tarihli kararıyla; Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, asıl alacak miktarı belirlenmiş, ancak bu alacağa dava tarihine kadar işleyecek faiz miktarı hesaplanmadığı, bu miktar üzerinden karar verildiği, işlemiş faize dair bir hesaplama yapılmadan asıl alacak üzerinden karar verilmesi suretiyle davacının tüm talepleri hakkında hüküm kurulmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı tarafın asıl alacağına, dava tarihine kadar işlemiş faiz istemine ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
4. Mahkemenin 14.03.2023 tarihli kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda yaptırılan bilirkişi incelemesi ve alınan rapordan; davalının, davacı Kuruma faturalandırdığı sahte reçetelerin toplam tutarının 30.298,62 TL olduğu, davalının hak edişlerinden dava açılmadan önce 16.450,18 TL kesinti yapıldığı, bu kesintilerin mahsubundan sonra davacının bakiye asıl alacağının 13.848,44 TL, davanın açıldığı tarihe kadar işlemiş faizinin de 23.603,76 TL olduğu, davacı, hem asıl alacağını hem de işlemiş faizini dava yoluyla talep ettiğinden açılan davanın kısmen kabulü ile 13.848,44 TL asıl alacak, 23.603,76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.452,20 TL'nin; 13.848,44 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
5. Dairenin 01.06.2023 tarihli ilamıyla; bozma kararı kapsamı dışında kalan asıl alacak miktarnın kesinleştiğini, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak oluşturduğu belirlenerek, Mahkemece asıl alacak miktarı 11.666,12 TL kabul edilerek bu alacak üzerinden dava tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanıp, mahsup işlemi de yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; bozma nedenine göre sadece faiz yönünden değil de, asıl alacak miktarını değiştirecek şekilde yeniden inceleme yapılması ve bu alacak üzerinden faiz talebinin değerlendirilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, hüküm bozulmuştur.
6. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl alacak 11.666,12 TL kabul edilerek bu alacak üzerinden dava tarihine kadar işlemiş faizi hesaplattırılarak davalının yaptığı ödeme mahsup edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 6.624,79 TL faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebebi
Davacı vekili; hükme esas alınan raporun karar vermeye elverişli olmadığını, Kurum zararını gösterir tüm belgelerin dosyaya sunulduğunu, bilirkişi tarafından bu belgelerin ayrıntılı incelenmediğini, eksik inceleme ile hatalı bir rapor oluşturulduğunu, Kurum zararının eksik hesaplandığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı tarafından Kuruma fatura edilen bir kısım reçetelerin sahte düzenlendiğinden bahisle bu faturalara dayalı olarak davalı tarafa ödenen bedellerin tahsiline ilişkin alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.