SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/4362 E. 2025/5812 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/4362

Karar No

2025/5812

Karar Tarihi

2 Aralık 2025

3. Hukuk Dairesi 2025/4362 E. , 2025/5812 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/235 E., 2021/116 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; dar gelirli ailelere konut edindirmesi kapsamında davalı ... ile aralarında sözleşme düzenlendiğini, arsa tahsisi yapıldığını, satış bedelinin taksitler halinde ödendiğini, tahsis kararının iptal edildiğini, imar planı değişikliği ile ifanın imkansız hale geldiğini ileri sürerek, arsanın rayiç değerinin tespitini ve şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsilini istemiş; davacı vekili 26.05.2017 havale tarihli dilekçesiyle; dava talebini 77.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
2. Bozmadan sonra açılan ve birleşen davada davacı vekili; asıl davadaki beyanlarını tekrar ederek, bakiye 25.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının kötü niyetli olduğunu, geçersiz sözleşme nedeniyle rayiç bedelin talep edilemeyeceğini savunarak, davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli kararıyla; 20.08.2016 tarihinde kabul edilen 6745 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 775 sayılı Gecekondu Kanunu'na eklenen geçici 10. madde gereği davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.07.2018 tarihli kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 22.04.2019 tarihli ilamıyla; hükme esas alınan, 20.08.2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanunun 12. maddesiyle 775 sayılı Gecekondu Kanunu'na eklenen geçici 10. maddeyle, 05.04.2019 tarihli ve 30736 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli ve 2016/181E. ve 2018/111 K. sayılı kararı ile iptal edildiği, yargılama sırasında yürürlüğe girip yine yargılama sırasında iptal edilen kanun hükmüne dayanılarak karar verilmesinin hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun düşmeyeceği, hâl böyle olunca, tarafların iddia ve savunmaları, özellikle davadan önce bir ödeme olgusu olup olmadığı, var ise bunun borcu sona erdirip erdirmediği hususu üzerinde durularak, gerekirse konusunun uzmanı bilirkişiden rapor da alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Belediyenin, arsa vasfındaki taşınmazını, konutu olmayan ihtiyaç sahibi kimselere 775 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde tahsis etmek amacıyla 17.03.2003 tarihli ve 10 95... sayılı, 27.01.2004 tarihli ve 106 sayılı, 12.03.2004 tarihli ve 335 sayılı Encümen kararlarını aldığı, bu nedenle davalı Belediyeye başvuran davacıya 220 m² yüzölçümlü arsanın tahsis edilerek sözleşme imzalandığı, akabinde davacının satış bedelini taksitler halinde davalı Belediyeye satış bedeli olarak belirlenen 3.300,00 TL’yi ödediği, davalı ... meclisinin aldığı kararla arsanın tahsis işlemlerinin iptaline karar verdiği, bu şekilde kendi kusurlu eylemi ile ifayı imkansız hale getirdiği, davacıya 29.07.2010 tarihli başvurusu üzerine 4.876,08 TL ödeme yaptığı, davacı için ifanın imkansız olduğu tarihin ise 29.07.2010 tarihi olduğu, davacının bu tarihteki rayiç bedeli talep edebileceği gerekçesiyle; asıl davanın kabulü ile 77,000,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, alacağın 10,000,00 TL'sinin dava tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, birleşen davanın kabulü ile 25.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, arsanın m² fiyatının 250,00 TL üzerinden hesaplanması gerektiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının müvekkili Kuruma başvurarak parasını almış bulunduğunu, belirsiz alacak davasının şartlarının oluşmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan arsa tahsis sözleşmesi ve sonrasında Belediye Meclisinin arsa tahsislerinin iptaline ilişkin kararı ile ifanın imkansız hale gelmesinden kaynaklı rayiç değerin tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık; taraflar arasında yapılan arsa tahsis sözleşmesi ve bilahare Belediye Meclisinin arsa tahsislerinin iptaline yol açan kararı ile ifanın imkansız hale gelmesinden kaynaklı rayiç değerin tahsili isteğine ilişkin olup, tahsisi yapılan arsa satış bedelinin davacı tarafından taksitler halinde davalı Belediyeye ödendiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Dosya kapsamı ile davadan önce davalı ... tarafından davacıya ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, öncelikle belirtilen bu olgu kapsamında borcun sona erip ermediği hususunun açıklığa kavuşturulması ve varılacak sonuç çerçevesinde tarafların diğer iddia ve savunmalarına göre karar verilmesi gerekeceği açıktır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 131. Maddesinde de işaret edildiği üzere; asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ermiş olur, keza aynı Kanunun 132. maddesinde; "Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir." düzenlemesi olup, benzer düzenlemelere 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda da yer verilmiştir.
Eldeki bu davada davacı; Şahinbey Belediye Başkanlığına hitaben 07.09.2010 tarihli dilekçesi ile Belediyeye yapmış olduğu ödeme tutarının, 20.10.2008 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen değer artış oranına göre hesaplanmasını ve belirlenen tutarın tarafına ödenmesini talep etmiş, buna göre de kendisine davalı ... tarafından ödeme yapılmış olup, davacının yapılan ödemeyi olduğu gibi kabul ettiği, ödeme esnasında ise herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediği anlaşılmaktadır. Bu haliyle davacının talebine uygun yapılan ödemenin 6098 sayılı Kanunun 131. maddesinde işaret edilen ve borcu sona erdiren hallerden biri olduğu sonucuna varılmaktadır. Davacı, ödemenin irade fesadı ve baskı ile kabul edildiğine ilişkin iddiasını da ispatlayabilmiş değildir.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozulmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim