Yargıtay yargitay 2025/3213 E. 2025/6041 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/3213
2025/6041
10 Aralık 2025
3. Hukuk Dairesi 2025/3213 E. , 2025/6041 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/97 E., 2024/170 K.
Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 24.04.2025 tarihli Mahkeme kararının onanmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketle imzaladığı 25.09.2007 tarihli avukatlık sözleşmesinin 2. maddesine göre, davalının taraf olduğu ..., ............ Hes İnşaatı ve Ankara Hipodrom işlerine ilişkin dava dosyalarında davalıya etkin hukuki yardımda bulunmayı ve ayrıca sürekli hukuki danışmanlık hizmeti vermeyi üstlendiğini, genel hukuki danışmanlık hizmetlerine karşılık olarak aylık net 2.000,00 TL bundan başka sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen dava dosyalarından dolayı da, kazanılan değer üzerinden sözleşmede kademeli olarak gösterilen oranlarda ayrıca ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında aylık ücretin yıllık artışı hususunda bir mutabakata varılamadığını, davalı şirketin bir süre sonra aylık danışmanlık ücretlerini ödemediğini, buna rağmen müvekkilinin vekalet görevine devam ettiğini ancak davalı tarafından haksız bir şekilde başarısızlıkla suçlandığını, müvekkilinin hak ettiği ücretler de ödenmediğinden 23.11.2009 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshederek, vekaletten istifa ettiğini, haklı istifa nedeniyle aylık ve kademeli olarak ödenmesi gereken ücret ve ayrıca karşı taraf vekalet ücretlerinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00 TL ücret alacağının 23.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili; davacının başarısızlıkla itham edilmediğini, davacıya ücretlerinin ödenmediğinin doğru olmadığını, istifanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.12.2012 tarihli kararıyla, davacının istifasının haklı olduğu, davalıdan talep edebilecek toplam alacağın KDV dahil 9.426.443,59 TL olduğunun tespit edildiği, taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne, 150.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 29.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; süresi içinde, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Yargıtay(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 10.12.2013 tarihli ilamıyla; davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmediği belirtilerek, davacı avukatın, gerek "davalı şirket tarafından başarısızlıkla suçlandığı" gerekse "ücretlerinin ödenmediği" hususlarındaki istifa nedenleri haklı olmadığından, davacının haksız olarak vekaletten istifa ettiğinin kabulünün gerektiği, haksız olarak istifa eden avukatın, istifa tarihi itibariyle hak etmiş olduğu aylık ücret ve kesinleşmiş olan işler dışında, derdest olup henüz sonuçlanmayan işler nedeniyle ücret talep edemeyeceği, Mahkemece, istifanın haklı olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle,
karar bozulmuştur.
2.Bozmaya uyan Mahkemenin 07.07.2015 tarihli kararıyla; davacı taraf haklı nedenle vekillikten istifa ettiğinden temsil ettiği tüm davalar yönünden vekalet ücreti alacağını isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 150.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 29.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; süresi içinde, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
3.Dairenin 18.10.2016 tarihli ilamıyla; Mahkemece, bozma ilamına uyulması ile birlikte davalı yararına usuli müktesep hak oluştuğu dikkate alınarak bozma ilamına uygun bir şekilde hüküm kurulması gerekirken; müktesep hak ihlal edilerek bozma ilamı dışına çıkılarak yeniden delil toplanılarak yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
4.Bozmaya uyan Mahkemenin 17.05.2022 tarihli kararıyla; haksız olarak istifa eden avukatın, istifa tarihi itibariyle hak etmiş olduğu aylık ücret ve kesinleşmiş olan işler dışında, henüz derdest olup sonuçlanmayan işler nedeniyle ücret talep edemeceği, hükme esas alınan 22.02.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda, ... Dosyasının ve Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2008/507 E. nolu dosyasının, istifa tarihi itibariyle kesinleşen işlerden olduğu, bu işler ve ücretler bakımından davacının vekalet ücretine hak kazandığı gerekçesiyle, davacı tarafın talebiyle bağlı kalınarak davanın kabulüne ile 150.000,00 TL vekalet ücreti alacağının temerrüdün gerçekleştiği 29.10.2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; süresi içinde, taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
5.Dairenin 21.02.2023 tarihli ilamıyla; davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildiği belirtilerek, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, haksız istifa halinde avukatın sadece kesinleşmiş işler nedeniyle ücrete hak kazanabileceği, davacı avukatın takip ettiği ... dosyasında, tahkim süresinin uzatılması talebinin reddedildiğinin anlaşıldığı, bu haliyle tahkim dosyasının bitip kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, taraflar arasında geçerli bir avukatlık ücret sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin 2. maddesinde sayılan ve etkin hukuki yardım hizmeti verilen bu davalarda ücretin hangi koşullarda ve ne şekilde ödeneceğinin açıkça yazılı olduğu, davacının söz konusu davalarda ancak "şirket menfaatine kazanılan değer" üzerinden ücret talep etme hakkına sahip olduğu, ödeme tarihi itibariyle, takip edilen davalar yönünden şirket menfaatine kazanılan bir değer bulunmadığı, haksız istifa tarihi itibariyle kesinleşen bir işin bulunmaması ve de taraflar arasındaki sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafından davacı avukata yapılan ödemeler de dikkate alındığında davacı avukatın davalı müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağının kalmadığının dosya içeriği ile anlaşılmakla Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar davalı yararına bozulmuş, davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuş, Dairece verilen 16.01.2024 tarihli ilamla; davacı vekilinin karar düzetme talebinin reddine karar verilmiştir.
6.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
Dairenin 24.04.2025 tarihli ilamıyla; temyizen incelenen Mahkeme kararının, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin taraflarca ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı gerekçesiyle onanmasına karar verilmiş, davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME
A.Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; hak arama hürriyeti, adil yargılanma hakkı ve mülkiyet haklarının yok sayıldığını, süregelen yargılamada Yargıtay incelemelerinde hukuka uygun incelemenin yapılmadığını, tabii hakim, kanun önünde eşitlik, etkili başvuru, hakimlerin tarafsızlığı ve ihsası rey ilkelerinin somut dosyada gerçekleşmediğini, önceki bozma ilamlarını yok sayan ve davanın külliyen reddini ifade eden kararların hukukiliğinin tartışmalı olduğunu, zira gerek Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin gerekse Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin önceki verdiği kararları, hatta azil-istifanın haklı yahut haksız olması halinde vekalet ücretleri hususunda oluşan kökleşmiş emsal kararları yok sayılarak eldeki davada davacının istifasının haklı olup olmadığına yahut hangi işlerin kesinleşen işler olduğuna bakılmadan davanın tümüyle reddine dair verilen hukuka aykırı kararın onanmasının hatalı olduğunu, davacı yönünden kazanılmış hak olan “davacı avukatın istifa tarihi itibariyle hak etmiş olduğu aylık ücret ve kesinleşmiş olan işlere ilişkin ücret alacağının ne kadar olduğu” nun belirlenmesine ilişkin hakkının ihlal edildiğini, davanın sadece Ermenek dava dosyasına indirgenerek ve talep sonucu tek dava talebi gibi bağlanıp ret kararı verilmesi ve bu kararın onanmasının önceki bozma ilamlarına ve davanın mahiyetine aykırı olduğunu, kamu düzenini ilgilendiren açık hukuka aykırılık bulunduğunu, verilen kararın tahkim hukukuna da aykırı olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlık “vekâlet ücreti alacağı” istemine ilişkin olup, Yüksek Mahkemece kazanılmış hak kapsamında “davacı avukatın istifa tarihi itibariyle hak etmiş olduğu aylık ücret ve kesinleşmiş olan işlere ilişkin ücret alacağının ne kadar olduğu” nun belirlenmesi ve buna göre davanın sonuçlandırılması gerektiğini, yine istifa tarihi itibariyle ''davalı lehine kazandırılan bir rakam olup olmadığı'' yönünden biz bozma kararının da önceki aşamalarda bulunmadığından dolayı istifa tarihi itibariyle aylık maaş alacakları dışında karar düzeltme yoluna başvuran müvekkilinin takip ettiği işlerden “hangi işlerin kesinleştiği” hususunun tespiti önemli olduğundan buna dair araştırma yapılmamasının da hatalı olduğunu, vekalet ücretine konu ... dosyası kesinleşen işlerden olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 407-444. maddeleri onama kararında dahi irdelenmediğinden ve Tahkim Hukukunda Tahkimin ayrı bir yargılama faaliyeti olduğu da gözetilmeden, AAÜT'de de tahkim dosyalarının dava dosyasından bağımsız Avukatlık Kanununun 171. maddesi gereğince ayrı ücrete tabi olduğu da dikkate alınmadan karar verildiğini ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen avukatlık ücret sözleşmesi kapsamında haklı istifa iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle uyulan bozma ilamında belirtilen esas ve usullerde araştırma ve inceleme yapılarak karar verildiğinin ve önceki kararlar ve bozma ilamları ile karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine imkan bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE,
Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.